9. Ceza Dairesi 2021/5834 E. , 2023/5495 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/56 E., 2014/262 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Şikâyetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında…
**9. Ceza Dairesi 2021/5834 E. , 2023/5495 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/56 E., 2014/262 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Şikâyetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık ve müdafiinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/56 Esas, 2014/262 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 15 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.06.2018 tarihli Tebliğname ile şikâyetçi Bakanlık vekilinin katılmasına karar verilebileceği gözetilerek, onama görüşlü olarak Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Şikâyetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Alt sınırdan uygulama yapılmasına ve takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İsteği Sübuta, mahkûmiyet için yeterli delil olmadığına, eksik incelemeye, mağdure beyanının çelişkili olmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mağdurenin halasının eşi olan sanık tarafından, gerek mağdurenin evinde ve gerekse mağdurenin ailesinin koruma ve gözetim altında bıraktığı sanığın ikametinde pek çok kez mağdureye vajinal yoldan cinsel organını sokması şeklinde kabul edilen eyleminde, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, 2. Mağdurenin olay nedeniyle aldırılan raporunda mağdurenin anatomik olarak bakire olduğu belirtilmiş ise de, yine aynı raporda hymenin ereksiyon halindeki penisin duhulü ile yırtılmayacağı, ancak vajinal yolla bir doğumla yırtılabilecek özellikte olduğunun belirtildiği hususu gözetilerek, sanığın mağdure ile arasındaki konuşmayı içeren ses kaydı dinleme ve çözüm tutanağının içeriği ile sanığın ses kaydı ve içeriğini kabul etmesi, mağdurenin arkadaşları olan tanıkların mağdurenin yaşadığı istismarı kendilerine anlattığına ilişkin beyanları, İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun Raporunda mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi ve mağdurenin annesinin yargılama aşamasındaki beyanının içeriği ile mağdurenin aşamalarda değişen beyanlarının, mağdurenin ve annesinin yakın akrabaları olan sanığın suçtan kurtulmasını sağlamaya yönelik olduğu değerlendirilerek mağdurenin soruşturma aşamasındaki ilk beyanlarının gerçeği yansıttığı kanaatine varılarak, suç tarihindeki Kanun lehe görülerek, sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Şikâyetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Mağdurenin soruşturma evresindeki beyanlarından yargılama aşamasında döndüğü, dosyaya yansıyan ve sanığın da zımnen doğruladığı ses kaydı içeriğine göre sanığın eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştireceğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Şikâyetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikâyetçi Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE, B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/56 Esas, 2014/262 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.09.2023 tarihinde karar verildi.