Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3217 E. , 2024/8029 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3217 Karar No : 2024/8029 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İl…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3217 E. , 2024/8029 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3217 Karar No : 2024/8029 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde İR... ruhsat numaralı sahada (o tarihte ruhsat sahibi olan ...'e verilen ... tarih ve ... sayılı ÇED Kapsam Dışı kararına istinaden) yapılmakta olan "4800 m3/yıl kapasiteli Blok Mermer, Parça Mermer ve Dekoratif Amaçlı Taşların Çıkarılması" projesiyle ilgili olarak "ÇED Kapsam Dışı kararının davacı yanında müdahil adına da geçerli olduğuna ilişkin ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen... tarih ve E... sayılı karar ile bu kararın iptal edilmesi isteğiyle yapılan... tarihli başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı ... Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla iki çevre mühendisi, ziraat mühendisi, maden mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif vebilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; madencilik faaliyetinin yürütüleceği proje alanının ve çevresinin meyve bahçeleri ve zeytinliklerle kaplı olduğu, davaya konu alanın 3 km çevresinde zeytinliklerin bulunması sebebiyle 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava konusu projenin söz konusu lokasyonda gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, "II-B Grup Maden (Mermer) Ocağı” faaliyetinin, doğal çevre üzerinde uzun vadede olumsuz çevresel etkiler ortaya çıkaracağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve kamu yararına uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, 2005 tarihli ÇED Kapsam Dışı kararının, 2003 tarihli ÇED Yönetmeliğine uygun olarak verildiği, ruhsatın davalı yanında müdahil tarafından devralınması nedeniyle 2016 tarihli işlemle daha önceki ÇED Kapsam Dışı kararının davalı yanında müdahil için de geçerli olduğuna karar verildiği, üretim bilgilerine göre de kapasitesine uygun faaliyette bulunulduğu, dolayısıyla ÇED Yönetmeliğine aykırı bir durumun olmadığı, bununla birlikte, ÇED kararı nihai bir izin veya onay niteliğinde olmadığından diğer mevzuatların uygulanmasına engel teşkil etmediği, söz konusu faaliyete ilişkin işyeri açma ve çalışma ruhsatının ... Belediye Başkanlığına bağlanan Bağarası Belediye Başkanlığı tarafından verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin somut verilere dayanmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2- Davalı yanında müdahil tarafından, Mahkemece eksik incelemeyle karar verildiği, nitekim ilk ruhsatın ne zaman verildiği, proje alanının ne zaman mera vasfına alındığı, ... Mahallesinin ne zaman kentsel sit alanı ilan edildiği ve proje alanının sit alanı içinde olup olmadığı yönlerinden araştırma yapılmadığı, kaldı ki davacı tarafından ileri sürülen iddiaların ÇED sürecinde değerlendirilmesi gereken hususlar olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Mahkeme kararının aşağıda yer verilen gerekçeyle bozularak, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, proje sahibi olan...'nin davanın sonucuyla ilgili olduğu anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili düzenlemeleri uyarınca davalı yanında davaya müdahale istemi kabul edilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde İR... ruhsat numaralı sahada yapılması planlanan "4800 m3/yıl kapasiteli Blok Mermer, Parça Mermer ve Dekoratif Amaçlı Taşların Çıkarılması" projesiyle ilgili olarak (o tarihte ruhsat sahibi olan ...'e) ... tarih ve ... sayılı ÇED Kapsam Dışı kararı verilmiştir. Davalı yanında müdahil tarafından, ruhsat sahasının devralınması nedeniyle üretim kapasitesinde herhangi bir artış olmadığı belirtilerek, söz konusu ÇED Kapsam Dışı kararının kendi adına da geçerli olması isteğiyle davalı idareye başvurulmuş, davalı idarece yapılan incelemede üretim miktarında bir artış olmaması nedeniyle daha önce verilen... tarih ve ... sayılı ÇED Kapsam Dışı kararının davalı yanında müdahil adına da geçerli olduğuna ilişkin (dava konusu) ... tarih ve E... sayılı işlem tesis edilmiştir. Davacı tarafından, davalı idareye yapılan 09/03/2023 tarihli başvuru ile faaliyet alanının ... sit alanında, orman ve mera alanında kaldığı, tarım arazileri ile zeytinlik alanlarla çevrili olduğu, dolayısıyla faaliyetin devamı halinde alanın özelliklerini ve tarımsal niteliklerini kaybedeceği, ekosisteme zarar vereceği belirtilerek "ÇED Kapsam Dışı" kararının iptali istenilmiştir. Davalı idarenin (dava konusu)...tarih ve ... sayılı işlemi ile; yapılan incelemede üretim bilgilerinden, maden sahasında faaliyetlerin devam ettiği, "Madencilik Faaliyetleri İle İlgili ÇED Süreçlerinde ve Görüş Taleplerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar"ın 8. maddesine göre kapasite artışının olmaması ve üretim veya faaliyete başlanılmış olması şartıyla daha önce verilen görüşün (kararın) geçerli olduğu düzenlendiğinden, bu aşamada ÇED Yönetmeliği açısından yapılabilecek bir işlem olmadığına karar verilmiştir. Bunun üzerine, daha önce verilen ÇED Kapsam Dışı kararının davalı yanında müdahil adına da geçerli olduğuna ilişkin ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen ...tarih ve E... sayılı karar ile bu kararın iptal edilmesi isteğiyle yapılan 09/03/2023 tarihli başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu belirtildikten sonra, "İvedi Yargılama Usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan; "2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar" hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı, ikinci fıkrasında ise, dava açma süresinin otuz gün olduğu ve 2577 sayılı Kanunun 11. maddesinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği"nin 4. maddesinde; " ... g) Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını, ... h) Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı, ... ifade eder." olarak tanımlanmış, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına, 15. maddesinde; (1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2’deki listede yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi Ek-2’deki listede belirtilen projeler, için proje tanıtım dosyası hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; bir projenin ÇED Yönetmeliğine tabi olup olmadığı kapasitesi itibarıyla ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 ve Ek-2 listelerinde yer alan o projeler için öngörülmüş eşik değerler aralığında olmasına bağlı olduğu, dolayısıyla herhangi bir projenin ÇED Yönetmeliğinin eki listelerde yer almaması durumunda veya listede yer alan bir proje olsa dahi yapılmak istenilen projenin kapasitesinin o proje için öngörülen eşik değer aralığında olmaması durumunda projenin ÇED (Yönetmeliği) Kapsamı Dışında değerlendirileceği, bu nedenle ÇED Yönetmeliğine tabi projeler için verilen ÇED kararlarında olduğu gibi, ÇED Yönetmeliğine tabi olmayan projeler için verilen kararların da (bu anlamda ÇED Kapsam Dışı kararının da) çevresel etki değerlendirmesi sonucu verilen ve ivedi yargılama usulüne tabi olan kararlardan olduğu sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, yargısal sürecin süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan çevresel etki değerlendirme sürecine ilişkin uyuşmazlıkların ivedi yargılama usûlüne tâbi olduğu, ivedi yargılama usûlüne tâbi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin 30 gün olduğu ve 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca dava açılmadan önce idarî işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan istenilmesinin dava açma süresini durdurmayacağı yukarıda yer verilen yasa hükmü gereğidir. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; uyuşmazlığın esasına girilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, projenin çevre üzerinde olumsuz etkilerinin bulunduğu ve daha önce verilen ÇED Kapsam Dışı kararının davalı yanında müdahil adına da geçerli olduğuna ilişkin (dava konusu) ...tarih ve E... sayılı işlemden sonra proje alanının da içinde bulunduğu ... mevkiinin kentsel sit alanı olarak belirlenmesi nedeniyle projenin bu alanda yapılamayacağı iddialarıyla ÇED Kapsam Dışı kararının iptal edilmesi isteği ile davalı idareye yapılan başvurunun, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında bir başvuru olmadığı, 11. maddesi kapsamında bir başvuru olduğu sonucuna varılmış olup, yukarıda yer verilen açıklamalar dikkate alındığında, ... tarih ve E... sayılı işlemin ivedi yargılama usulüne tabi olduğu ve bu uyuşmazlıklarda 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinin uygulanamayacağı, başka bir ifadeyle, davalı idareye söz konusu kararın iptal edilmesi isteğiyle yapılan başvurunun dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır. Bu durumda, daha önce verilen ÇED Kapsam Dışı kararının davalı yanında müdahil adına da geçerli olduğuna ilişkin (dava konusu)... tarih ve E... sayılı işlemin ilan edilmesi gerektiğine yönelik mevzuatta açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle dava açma süresinin ilan askı süresine göre tespit edilmesi hukuken mümkün olmamakla birlikte, dava dosyasında yer alan işletme faaliyet raporlarından (bilirkişi raporunda da yer verilen tespitlere göre) 2016 ve sonrasında madencilik faaliyetinin yapıldığı anlaşıldığından, proje alanının bulunduğu ilçenin belediyesi olan davacının, hayatın olağan akışı gereği (dava konusu) daha önce verilen "ÇED Kapsam Dışı kararının davalı yanında müdahil adına da geçerli olduğuna" ilişkin karardan 2016 yılı itibarıyla haberdar olmamasının mümkün görülmediği, dolayısıyla dava açma süresi geçirildikten sonra 09/03/2023 tarihinde yapılan başvuruya verilen 22/03/2023 tarihli cevaba istinaden 09/05/2023 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, uyuşmazlığın esasının incelenerek dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz istemlerinin kabulüne, 2.Temyize konu ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca davanın SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 3. Aşağıda ayrıntısı gösterilen ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı idare tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine, 6. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının isteği halinde davalı yanında müdahile iadesine, 7. Davacının, davalı idarenin ve davalı yanında müdahilin artan posta avanslarının istekleri halinde iadesine, 8. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 9.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.