4. Hukuk Dairesi 2023/6225 E. , 2023/10730 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/99 E – 2019/205 K HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafın
**4. Hukuk Dairesi 2023/6225 E. , 2023/10730 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/99 E – 2019/205 K HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından yapılan viyadük ve yol çalışması sırasında, dinamit patlatılması sırasında çıkan tozların ve çakıl üretme makinelerinin çıkardığı tozların, rüzgarın da etkisi ile davacıya ait zeytin ağaçlarının üzerinde biriktiğini, bu suretle ağaçların yeni filizler çıkarmasına, büyümesine, çiçek açmasına ve döllenmesine mani olarak ürün kaybının oluşmasına sebebiyet verildiğini belirterek mahkemenin 2012/33 D.İş sayılı tespit dosyasında belirlenen 26.616,35 TL zararın ve 1.007,80 TL tespit masrafının tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce yapılan tespit ve sonucunda verilen tespit raporunu kabul etmediklerini, dava konusu zarar ile şirketin çalışmaları arasında illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.01.2015 tarihli, 2013/98 Esas ve 2015/55 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu zeytin ağaçları ve bahçedeki ürünlerin verim kaybı ile oluştuğu iddia olunan zararın, D.S.İ. 26. Bölge Müdürlüğünce yükleniciye ihale olunan işin yapım çalışmaları sırasında ortaya çıkan tozlardan kaynaklandığı, ağaçların üzerinde biriken tozun ağaçların metabolizmasını etkilediği, zeytinlerin olgunlaşmadan döküldüğü ve bu şekilde zararın oluştuğu, bu hususun 2012/33 D.İş sayılı dosya kapsamında yapılan tespit ve bilirkişi raporu ile belirlendiği, zararın oluşmasında davalının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 26.616,35 TL gelir kaybının tespitin yapıldığı 24.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 24.01.2018 tarihli, 2016/3092 Esas ve 2018/361 Karar sayılı ilamı ile, ''...Dosyanın incelenmesinde; mahkemece yapılan 2012/33 D.İş sayılı tespitin davalının yokluğunda icra edildiği, tespit sonrası düzenlenen bilirkişi raporunun ise davalı tarafından kabul edilmediği, dava konusu taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları dosya kapsamına alınmadan ve davalı tarafından yargılama sırasında yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması istenildiği halde, bu talebin red edilerek tespitteki rapor esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, mahkemece dava konu taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları da dosya kapsamına alınarak mahallinde uzman bilirkişiler marifeti ile keşif yapılması, dava konusu zararın davalıya ait işletmenin çalışmalarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ile kaynaklanıyorsa zararın kapsamının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden, eksik inceleme ile verilen kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Ziraat Yüksek Mühendisi, Çevre Yüksek Mühendisi ve Ziraat Mühendisinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda, meydana geldiği iddia edilen dava konusu zarar 2009 yılında meydana geldiği için bu tarihten sonraki yapılacak keşif ve tespitlerin o yıla ait zararın belirlenmesine imkân vermeyeceği, dosya içerisinde mevcut bilirkişilerin hazırladıkları rapora göre konkasör (kırma eleme) tesisinin dava konusu taşınmazların çok yakınında bulunması, bu türdeki tesislerde yoğun olarak toz oluşabileceği, toz kaynağına çok yakın olan alanda zeytin ağaçlarından alınan ürün miktarında muhakkak azalma olacağı, iddialar dosya üzerinden incelendiği için ve bu tarihte yapılacak keşfin de eski durumu yansıtmayacağı dikkate alındığında oluşacak zararın boyutu hakkında bir oran verilebilmesinin mümkün olmadığının mütalaa edildiği, mahkemenin 2012/33 D.İş sayılı tespit dosyası incelendiğinde davacı ... vekili tarafından delil tespiti talep edildiği ve yapılan keşif neticesinde hazırlanan bilirkişi raporununun davalı şirkete tebliğ olunduğu ancak davalı şirket tarafından rapora itiraz edilmediği, delil tespiti isteyenin haklarını korumak için zorunluluk varsa veya acele hallerde mahkemece karşı tarafa tebligat yapılmadan delil tespiti yapılabileceği, ancak bu durumda mahkemece delil tespiti tutanağının ve bilirkişi raporlarının bir suretinin derhal karşı tarafa tebliğ edilmesi gerektiği ve 2012/33 D.İş sayılı tespit dosyasında belirtilen bu hususlara riayet edildiği görülmekle, her ne kadar delil tespiti kesin delil niteliği taşımıyor olsa da delil tespit tutanağı ve bilirkişi raporunun davalı yana tebliğ edilmiş olduğu ve itiraz edilmediği göz önünde bulundurularak delil tespitine konu raporun hükme esas alınmasının mahkemece hukuka ve vicdana uygun görüldüğü, 2012 yılındaki mevcut hal ve zararın bozma sonrası yargılamanın devam ettiği 2018-2019 yılına kadar varlığını devam ettiremeyeceği aşikar olup, daha önce oluşan zararın günümüzdeki hali ile tespitinin imkansızlığı, maddi ve hukuki ifa kabiliyetinin yoksunluğu göz önünde bulundurularak delil tespiti ve raporun 2012 yılında davalı tarafa tebliğ olması ve itirazın olmaması da dikkate alındığında ayrıca delil tespitine başvurunun tarafların hukuki ve fiili haklarını koruma amacı bulunduğu düşünülerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda bulunan delil tespitine ilişkin düzenlemelerin işlevselliğinin yitirilmemesi gerektiğinden davalı vekilinin tekrardan keşif ve tespit itirazlarının yerinde görülmediği, dava konusu taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları dosya arasına alınmakla tespit dosyasında bulunan bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere davacıya bu taşınmazların kiralandığı, söz konusu olan bu taşınmazlara ilişkin kâr ve zararın davacıya ait olduğu, davacının söz konusu taşınmazlara zilyet olduğu, dosya kapsamında yer alan deliller ışığında bir değerlendirme yapılarak davalı tarafın kusurlu davranışı sonucu zararın oluştuğu ve mevcut hali ile ilçe genelinde Artvin ve Yusufeli arasında kalan Deriner Barajı, Artvin Barajı ve yapımı devam eden Büyük Yusufeli barajı çalışmaları esnasında verilen zararlar ve yine mevcut yerde sadece davalı tarafın çalışmasının olduğu dikkate alınarak davalı tarafın tam kusurlu olduğu kanaati ile davanın kabulü ile Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/33 sayılı D.İş dosyasındaki 25.02.2013 havale tarihli ziraat bilirkişisinin raporu doğrultusunda 26.616,35 TL zararın tespit tarihi olan 24.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun şekilde yapılmayan tespite dayalı olarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin çalışması bitmeden tekrar tespit yapılarak ilgili alanlarda zarar ile yapılan çalışma arasındaki illiyet bağı, ne kadar alana zarar verilebileceği ve zarar verildiği iddia olunan toz bulutlarının hangi parsellere kadar ulaşabileceği gibi hususların dosya kapsamı ile aydınlatılamadığını, mahkemece usul ekonomisi ve maddi gerçekliğe ulaşmaya katkısı olmayacak şekilde usul ve esasa aykırı olarak dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da olay yeri ve zararın tespit edilemeyeceği hususunun açıkça belirtildiğini ve mahkemece gerekli hususlar konusunda gerçekliğe ulaşma amacından uzak eksik ve afaki, delilsiz gerekçeye dayandırılarak karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirket tarafından yapılan viyadük ve yol çalışmaları sırasında dinamit patlatılması ve çakıl üretme makinelerinin çıkardığı tozlar nedeniyle davacının zeytin bahçesinde meydana gelen ürün kaybı zararının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi (6098 sayılı TBK’nın 49 uncu maddesi). 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.