Başvuru, resen tarh olunan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve özel usulsüzlük cezası nedeniyle yapılan tarhiyatın ve kesilen cezanın yasaya aykırı olduğunun tespiti ve terkini talebiyle açılan davada içtihadı birleştirme kararına aykırı karar verilerek içtihat birliğinin bozulması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; resen tarh olunan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve özel usulsüzlük cezası nedeniyle yapılan tarhiyatın ve kesilen cezanın yasaya aykırı olduğunun tespiti ve terkini talebiyle açılan davada içtihadı birleştirme kararına aykırı karar verilerek içtihat birliğinin bozulması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucunun vergi inceleme aşamasında ibraz edemediği defter ve belgelerini mahkeme safhasında ibraz edebileceğini belirterek açtığı iptal davasında İstanbul Vergi Mahkemesi, başvurucunun 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait defter ve belgelerini mücbir neden olmaksızın incelemeye ibraz etmediği sabit olduğundan 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun maddesine ve maddesinin fıkrasına göre ziyaa uğratılan verginin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının bir katından fazlaya ilişkin kısmında hukuka aykırılık görmemiş ve 27/9/2018 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Anılan karara karşı başvurucunun temyizi üzerine Danıştay Dördüncü Dairesi; 4/2/2020 tarihinde temyiz talebinin reddi ile kararın onanmasına, 8/12/2021 tarihinde de kanunda belirtilen hâllerden hiçbirine uymadığından karar düzeltme talebinin reddine karar vermiştir. Başvurucu, nihai hükmü 4/1/2022 tarihinde öğrendikten sonra 2/2/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.