5. Ceza Dairesi 2010/1091 E. , 2011/924 K. "" Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ... ile ırza geçme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan beraetlerine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.10.2008 gün ve 2007/238 Esas, 2008/424 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile…
**5. Ceza Dairesi 2010/1091 E. , 2011/924 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ... ile ırza geçme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan beraetlerine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.10.2008 gün ve 2007/238 Esas, 2008/424 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: ... adli emanetinin 2007/14 sırasında kayıtlı ancak dava dosyası içinde mevcut olmayan CD.nin temyiz incelemesinde dosyada mevcut sair delillerin takdirine esas olmak üzere gönderilmesinin gerektiği, diğer yandan sanık ...’ nin eski eşi ...’nin boşanma davasında ırza geçme olayından bahsetmesi sonucu olayın ailesi ve çevresi tarafından duyulması üzerine mağdurenin olayı savcılığa aksettirmek durumunda kaldığının iddia edilmesi ve ilgili boşanma davasının karar ve zabıtlarında buna ilişkin bir ibareye rastlanmadığının anlaşılması karşısında, sanık ...’nin eski eşi ...'nin tanık sıfatıyla mahkemeye çağrılıp, tanıktan sanıklar ... ve ...’ın mağdurenin ırzına geçip geçmediği hususunda boşanma davasında bilgi verip vermediği, bunun dışında da doğrudan veya dolaylı olarak bu konuda bilgi sahibi olup olmadığı, köyde bu türden bir söylentinin bulunup bulunmadığı, eşinden boşanmasına sebebiyet veren şiddetli geçimsizliğinin oluşumuna bu türden bir bilgi veya söylentinin etkisinin olup olmadığı, mağdureye yapılan kamera kaydına ilişkin bir duyumunun olup olmadığı sorulmak suretiyle ve yine tanık ... tarafından mağdurece yazılıp kendisine tevdi olunduğu ifade edilen mektupta ve CD. çözümleme tutanağında isimleri geçen ..., ... ve ... isimli kişilerin köyde yaşayıp yaşamadıkları ve haklarında Cumhuriyet Savcılığınca bir tahkikat yürütülüp yürütülmediği araştırılarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, noksan tahkikatla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.