Başvuru, Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi uygulama imar planına göre taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin sınırlanmış olması nedeniyle mülkiyet hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi uygulama imar planına göre taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin sınırlanmış olması nedeniyle mülkiyet hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucular 1981 yılında satın aldıklarını belirttikleri başvuru konusu İstanbul ili Beykoz ilçesine bağlı Kanlıca Mahallesi'nde kâin 136 ada 12 parsel sayılı taşınmazın malikidir. Başvuru konusu taşınmaz 22/7/1983 tasdik tarihli ve 1/000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi uygulama imar planında Eğitim ve Boğaziçi Peyzajı nedeniyle yeşil olması gereken alanda kalmakta olup, taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı bulunmamaktadır. Başvurucular 4/1/2010 tarihinde açtıkları ilk davada, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun geçici maddesinin Anayasa'ya aykırılığını ileri sürerek Anayasa Mahkemesine götürülmesini ve İstanbul Boğaziçi Sahilşeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planı, Plan Lejantı ve Plan Hükümleri Değişikliğine ilişkin 16/7/2009 tasdik tarihli 2009/1 sayılı Plan Lejantı ve Plan Hükümlerinin 7 maddesinin iptalini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, 2960 sayılı Kanun'un geçici maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulması isteminin yerinde olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca 16/7/2009 tasdik tarihli 2009/1 sayılı Plan Lejantı ve Plan Hükümlerinin 7 maddesinin 2960 sayılı Kanun'un geçici maddesinin emredici kuralı doğrultusunda ve maddeye uygun bir şekilde düzenlendiği izah edilerek hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı açıklanmıştır. Başvurucuların temyiz ve karar düzeltme talepleri üzerine 7/12/2016 tarihinde kararın onanmasına, 25/11/2019 tarihinde ise karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. Başvurucular 28/1/2010 tarihinde açtıkları ikinci davada, taşınmazın imar durumu ve inşaat izni verilmesi isteminin reddine ilişkin 4/9/2009 tarihli işlemin iptali ile taşınmazı kullanamamaları ve fiilî olarak satışının imkânsız hâle gelmesi nedeniyle değer kaybı ile mahrum kalınan kârın tazminini talep etmiştir. Mahkemece 2960 sayılı Kanun'un geçici maddesine dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde 2960 sayılı Kanun'un geçici maddesine değinilerek Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgelerinde 22/7/1983 tarihli 1/000 ölçekli nâzım ve 1/000 ölçekli imar uygulama planları ile konut kullanımına ayrılmış ancak yapı yapılmamış olan yerlerde yeşil alan statüsü uygulanacağı vurgulanmıştır. Bu çerçevede başvuru konusu taşınmazın yeşil alanda kalması nedeniyle geçici de olsa üzerinde hiçbir inşaat yapılamayacağı belirtilerek inşaat ruhsatının verilmemesi işleminde hukuka ve mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı vurgulanmıştır. Başvurucuların temyiz ve karar düzeltme talepleri üzerine 13/4/2016 tarihinde kararın onanmasına, 25/11/2019 tarihinde ise karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. Başvurucular, nihai hükümleri 21/12/2019 tarihinde öğrendikten sonra 20/1/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.