8. Ceza Dairesi 2023/741 E. , 2024/7130 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/345 E., 2017/189 K. SUÇ : Muhafızın görevini kötüye kullanması İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2017 tarihli ve 2016/345 Esas, 2017/189…
**8. Ceza Dairesi 2023/741 E. , 2024/7130 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/345 E., 2017/189 K. SUÇ : Muhafızın görevini kötüye kullanması İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2017 tarihli ve 2016/345 Esas, 2017/189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında muhafızın görevini kötüye kullanması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 295 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve anılan kararın itiraz edilmeksizin 13.06.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.01.2023 tarihli ve 2022/23866 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/15065 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/15065 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; sanık hakkında katılana karşı üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, kendisi ile birlikte bahse konu suçu işlediği iddia olunan ve mahkûmiyetine karar verilen diğer sanık ... hakkındaki hükmün istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 14/11/2017 tarihli ve 2017/2324 esas, 2017/2767 sayılı kararı ile; "....Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, sanık ...’ın ilaç ihtiyacı olan şüpheli ile birlikte diğer şüphelileri nezarethanenin bulunduğu kısımdan çıkartarak, karakolun üst katına alması ve burada çay ve sigara içilmesine izin vermesi eyleminde, şüphelilere serbest ve özgür iradelerine göre hareket edebilecekleri bir ortam yaratılmadığı, kolluk gücünün etkin olduğu alanda bulundukları,yasal ifade ile şüphelilerin bulundukları yerden uzaklaşmadıkları anlaşılmış olmakla, bu itibarla atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünün kaldırılarak unsurları oluşmayan atılı suçtan sanığın beraatine.." şeklinde karar verilmiş olduğu; yine diğer sanık ... hakkında verilen kesin hükmün ise aynı gerekçe ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2020/135135 esas 2022/729 karar sayılı ilamı ile kanun yararına bozulduğu anlaşılmakla, aynı suçtan dolayı mahkumiyetine karar verilen sanık yönünden de beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. İnceleme konusu dava dosyasında, Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2017 tarihli kararıyla hükümlü hakkında muhafızın görevini kötüye kullanması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; ayrıca hükümlü ...'nun yanı sıra sonradan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 14.11.2017 tarihli kararıyla hakkında beraat kararı verilen inceleme dışı sanık ...'ın aynı nitelikteki eyleminden dolayı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve yine sonradan Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 17.01.2022 tarihli kararıyla hakkında beraat kararı verilen inceleme dışı sanık ...'ın aynı nitelikteki eyleminden dolayı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirlenmiştir. 3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 17.01.2022 tarihli ve 2020/13515 Esas, 2022/729 Karar sayılı kararıyla inceleme dışı sanık ... hakkında muhafızın görevini kötüye kullanması suçundan kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine ve sanık ... hakkında aynı sebeple kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceğine; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 14.11.2017 tarihli ve 2017/2324 Esas, 2017/2767 Karar sayılı kararında da "sanık ...’ın ilaç ihtiyacı olan şüpheli ile birlikte diğer şüphelileri nezarethanenin bulunduğu kısımdan çıkartarak, karakolun üst katına alması ve burada çay ve sigara içilmesine izin vermesi eyleminde, şüphelilere serbest ve özgür iradelerine göre hareket edebilecekleri bir ortam yaratılmadığı, kolluk gücünün etkin olduğu alanda bulundukları,yasal ifade ile şüphelilerin bulundukları yerden uzaklaşmadıkları anlaşılmış olmakla,bu itibarla atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin mahkümiyet hükmünün kaldırılarak unsurları oluşmayan atılı suçtan sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle inceleme dışı sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği, dolayısıyla aynı eylemi gerçekleştiren sanık ... hakkında da üzerine atılı muhafızın görevini kötüye kullanması suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2017 tarihli ve 2016/345 Esas, 2017/189 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca; "Suçun unsurları oluşmadığından sanık hakkında muhafızın görevini kötüye kullanılması suçundan hükmolunan CEZANIN KALDIRILMASINA" Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.