2. Ceza Dairesi 2023/21027 E. , 2024/3074 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/498 E., 2020/1016 K. SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61278 sa…
**2. Ceza Dairesi 2023/21027 E. , 2024/3074 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/498 E., 2020/1016 K. SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61278 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/12/2017 tarihli ve 2017/19084 esas, 2017/28185 karar sayılı ilâmında; "...uzlaştırmaya tabi olan bir suçla uzlaştırmaya tabi olmayan bir suçun yargılaması devam ederken, hakimin uzlaştırmaya tabi olacağını öngördüğü suçla ilgili olarak dosyayı soruşturma bürosuna göndermesi veya bu düşünceyle tefrik kararı vermesi durumunda uzlaştırma kapsamında olmayan suç açısından ihsası reyde bulunduğundan bahsedilemeyecektir.Yapılan yargılama neticesinde ise, sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan beraatine hükmolunup, mercii kararından ve kanun yararına bozma talebinden önce kesinleşmesi nedeniyle bu suçun işlendiğinden bahsedilemeyeceği için, sair tehdit suçu yönünden de uzlaştırmaya engel olan CMK'nın 253/3. maddesinin uygulanma olanağı kalmayacak ve bu suç yönünden CMK'nın 254. maddesi gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekecektir…" şeklinde yer alan açıklamalar kapsamında, hüküm kurulurken uzlaştırma hükümlerine tabi olmayan suçtan beraat kararı verilmesi halinde, uzlaştırma kapsamında bulunan suç yönünden dosyanın soruşturma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği; Dosya kapsamına göre, somut olayda, sanık hakkında nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarını işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın nitelikli hırsızlık suçundan beraatine, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetine, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçu bakımından verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, sanığın atılı konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçunu diğer inceleme dışı sanıklarla birlikte işlemediği ve suçun hangi zaman diliminde işlendiğinin tespit edilemediğinden bahisle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 27/09/2022 tarihli ve 2022/1445 esas, 2022/2160 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmesi karşısında, Mala zarar verme suçundan dolayı verilen cezanın kesin nitelikte olması nedeniyle 03/12/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında işlediği iddia olunan nitelikli hırsızlık suçundan beraat kararı verilmesi ve nitelikli konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçunun anılan istinaf kararı ile bozma sonucu basit hale dönüşmesi sebebiyle, mala zarar verme suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'Uzlaştırma' başlıklı 253/3. maddesinde yer alan ".... Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile de mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre aynı Kanun'un 254. maddesi uyarınca uzlaştırma işlemlerinin yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusunu oluşturan davada, sanık hakkında Gaziosmanpaşa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2018/498 Esas, 2020/1016 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan beraat kararının verildiği (kararın 09.07.2021 tarihinde kesinleştiği), konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve mala zarar verme suçundan ise, aynı Kanun'ın 151/1, 62. ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, mahkûmiyet hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye 6. Ceza Dairesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/1445 Esas, 2022/2160 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan verilen cezanın kesin olması nedeniyle istinaf başvurusunun reddine, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün özetle, "suçun gece vakti ve birden fazla kişi ile birlikte işlendiğine dair delil bulunmadığı..." gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bu nedenle konut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından aynı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanma ihtimalinin ortadan kalkması, hırsızlık suçundan da beraat kararı verilmesi karşısında, mala zarar verme suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinde yer alan "...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmayacağı, bu hâli ile mala zarar verme suçu yönünden yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile“ ibaresi madde metninden çıkarılmış olması sebebiyle aynı Kanun'un 253/2. fıkrası gereğince 5237 sayılı Kanun'un 151. maddesinin uygulandığı mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûllere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçede açıklanan nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Gaziosmanpaşa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2018/498 Esas, 2020/1016 Karar sayılı verilmekle kesin nitelikte olan kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.