3. Hukuk Dairesi 2024/1574 E. , 2025/1002 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/428 E., 2023/618 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekki…
**3. Hukuk Dairesi 2024/1574 E. , 2025/1002 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/428 E., 2023/618 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 08.11.2012 tarihli yazısı ile dava dışı üç hasta adına düzenlenen 20 adet reçete içeriğindeki ilaçların reçete sahibi veya yakınına kimlik tespiti ile teslimi gerekirken bu kurala uyulmadığı gerekçesiyle, müvekkili hakkında 2012 yılı Eczane Protokolü'nün (5.3.2.) maddesi gereği 49.704,75 TL, (5.3.5.) maddesi gereği 1.071,86 TL ve Sağlık Uygulama Tebliği'nin (SUT) (3.1.2.) maddesi gereği 332,03 TL olmak üzere toplam 51.108,64 TL cezai şart uygulandığının bildirildiğini, ancak müvekkilinin protokol ve mevzuat hükümlerine aykırı hareket etmediğini ileri sürerek; davalı Kurumun 08.11.2012 tarihli cezai işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının protokol ve mevzuat hükümlerine aykırı hareket ettiğini, Kurumca uygulanan işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.06.2022 tarihli kararıyla; dava konusu ilaçların kimlik tespiti yapılmadan verildiğinin tespit edilmesi ile davacı tarafça ilaçları alan kişinin kimlik kontrolünün yapılmadığının anlaşıldığı, ilacın hastalara teslim edilmediğinin hastaların talimat yoluyla alınan beyanları ile sabit olduğu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 67/3, 71/1 ve 103/2. maddeleri uyarınca sağlık hizmeti sunucularının kimlik kontrolü yapmaları gerektiğinden davalı Kurumun davacı hakkında cezai işlem uygulamasının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ