Ceza Genel Kurulu 2015/686 E. , 2016/281 K. "" Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Kasten yaralama suçundan sanık ...’un beraatine ilişkin, Antalya 1. Sulh Ceza Ceza Mahkemesince verilen 15.12.2009 gün ve 475-1765 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 22.05.2013 gün ve 22017-21213 sayı ile; “Katılanın aşamalardaki ifadeleri, tanıklar ... ve ...'un anlatımları, katılana ait doktor rapor…
**Ceza Genel Kurulu 2015/686 E. , 2016/281 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Kasten yaralama suçundan sanık ...’un beraatine ilişkin, Antalya 1. Sulh Ceza Ceza Mahkemesince verilen 15.12.2009 gün ve 475-1765 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 22.05.2013 gün ve 22017-21213 sayı ile; “Katılanın aşamalardaki ifadeleri, tanıklar ... ve ...'un anlatımları, katılana ait doktor raporu, olayın oluş şekli ve dosya kapsamına göre, sanığın sabit olan atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 27.06.2014 gün ve 590-757 sayı ile; “...Katılana ait doktor raporunda herhangi bir darp cebir izi, ekimoz, lezyona rastlanılmadığı, beyana dayalı sübjektif ağrı olduğu gerekçesiyle rapor düzenlendiği göz önüne alındığında sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir” gerekçesiyle önceki hükmünde direnmiştir. Bu hükmün de katılan vekili tarafından da temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C.Başsavcılığının 15.10.2014 gün ve 333085 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesi ve Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 31.03.2015 gün ve 37483-11373 sayılı kararı ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, aleyhe olan bozma kararına karşı sanığın beyanı alınmadan direnme hükmü verilip verilemeyeceği hususunun öncelikle ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. İncelenen dosya kapsamından; Aleyhe bozmadan sonra yapılan yargılamada duruşmaya katılan sanığın bir avukata danıştıktan sonra bozmaya karşı beyanda bulunacağını, gerekirse de avukat tutacağını söyleyip tarafına süre verilmesini talep ettiği, yerel mahkemece talebin uygun görülerek duruşmanın ileri bir tarihe ertelendiği, belirlenen duruşma gününden bir gün önce sanığın eşinin mahkemeye dilekçeyle müracaat ederek eşinin rahatsızlığı nedeniyle duruşmaya katılamayacağını belirtip gereğinin yapılmasını istediği ve eşinin duruşma gününü de kapsayacak şekilde iki gün istirahatinin uygun olduğuna ilişkin sağlık raporunu ibraz ettiği, yerel mahkemece duruşmada bu belgeler okunup sanığın sağlık mazereti değerlendirilmeden yokluğunda önceki hükümde direnilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.