10. Hukuk Dairesi 2023/13349 E. , 2024/431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/515 E., 2023/1129 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/26 E., 2022/557 K. Taraflar arasındaki, iş kazası tespiti ve sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf ed
**10. Hukuk Dairesi 2023/13349 E. , 2024/431 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/515 E., 2023/1129 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/26 E., 2022/557 K. Taraflar arasındaki, iş kazası tespiti ve sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Telekom Müdürlüğü personel servisi arşivinde çalışırken 2010 yılı Nisan ayı sonlarında Telekom Müdürlüğü yeni hizmet binasına taşındığını, bu sırada davacının Telekom Başmüdürlüğünün görevlendirmesi ile pazarlama servisi arşivinde çalışmaya başladığını, Haziran ayında ise pazarlama servisinin arşivi ve dosyalarının yeni hizmet binasına taşındığını ve taşınma işinin de işyerindeki işçiler ile yapıldığını, davacının 18.06.2010 tarihinde pazarlama servis müdürünün talimatı ile işyerinde beraber çalıştığı işçilerle birlikte pazarlama servisinin çuvallara ve kolilere doldurulan işyerinin yeni hizmet binasına taşınma işini yaptığını, davacının yükleme yaptıkları sırada taşıdığı koliyi kamyona yüklemek için kaldırdığı anda sağ koluna, omuz ve boyun bölgesine aniden bir ağrı saplandığını, o sırada acı içerisinde kolum koptu diye bağırdığını ve koliyi elinden düşürdüğünü, davacının bu olay sonrasında birçok tedavi ve ameliyat geçirdiğini, yapılan tüm tedavi ve ameliyatlara rağmen davacının iyileşmediğini ve sağ kolunda, omuzunda ve boyun bölgesinde daimi sakatlık-maluliyet meydana geldiğini, bu durumu gerek işverene ve gerekse de SGK İl Müdürlüğüne bildirdiğini, davalı şirketin bu bildirime kayıtsız kaldığını, bu nedenlerle davacının 18.06.2010 tarihinde maruz kaldığı zararlandırıcı olayın 5510 Sayılı Yasanın 13/1-a kapsamında iş kazası olduğunun tespitine, davacının iş kazası sebebiyle geçici ve daimi maluliyet-iş göremezlik durumunun ve oranının tespitine, davacıya SGK tarafından iş kazası kolundan geçici iş göremezlik ödemesi yapılması ve iş kazası kolundan iş kazası sebebiyle maluliyet maaşı bağlanması gerektiğinin tespitine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirkette geçirdiği iş kazasına dayalı olarak malul kaldığı, sakatlandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının her ne kadar 18.06.2010 tarihinde müvekkil şirketin hizmet binasının taşındığını ileri sürmüş ise de şirketin taşıma işleminin 09.10.11-Nisan 2010 tarihleri olduğunu, bu nedenle davacının bu tarihte iş kazası geçirdiği yönündeki iddialarının gerçek dışı olduğunu, taşı ve taşınma işlerini hizmetli kadrosunda bulunan çalışanlarca yürütüldüğünü, davacının müşteri ilişkileri uzmanlığında masa arşivi memuru olarak işe başlatıldığını ve büro içinde sadece basit dosyaya evrak takma, çıkarma işlerinde görevli kıldığından iddia olunan taşıma işinde çalışmadığını, davacının taşıma işlemine bağlı olarak sakatlık geçirdiği bundan dolayı da malul kaldığını yazılı olarak müvekkil şirkete bildirdiğini, bu bildirim sonrasında şirket tarafından bu konuda yetkili ve görevli olan sağlık personeli uzmanı tarafından gerekli tahkikat başlatıldığını, davacının taşıma işinde görevlendirilen hizmetli personel içerisinde yar almadığının tespit edildiğini ve taşıma tarihlerinden sonraya rastlayan bir tedavi belgesinin bulunmadığı dikkate alınarak davacının iş kazası iddiasının yerinde görülmediğini buna dayalı olarak da talebinin reddolunduğunu gerçekte olmayan bir iş kazasının da SGK İl Müdürlüğü'ne bildirilmediğini, bu nedenlerle davalı müvekkil şirketin davacı tarafça sunulan raporlara ve bu bildirime kayıtsız kaldığı yöndeki iddialarının da yerinde olmadığını, davacının ilk işe alındığında %50 oranında sakat olduğunu, ileri sürülen maraz halinin esasen davacı da başından beri mevcut olduğunu, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama masraflarının davacı üzerine tahmilini talep etmiştir. 2.Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığı işyerinde masa memuru olarak görevli olduğunu ve görevlendirildiği pozisyonda ağırlık taşımasının söz konusu olmadığı ve taşınma işlemi için 12 adet yardımcı personelin görevlendirildiği, davacının taşınma işlemi ile ilgili herhangi bir görevlendirme yapılmadığı hususlan nazara alındığında söz konusu olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesine göre iş kazası olmadığını, davacının 12.07.2010 tarihli Hastalık Sigortası Kolundan ödenen geçici işgöremezlik raporuna dayanarak iş kazası olduğu yönünde dilekçe ile başvuruda bulunması sonucu Kurum tarafından 22.03.2011 tarihli sosyal güvenlik kontrol memurluğunun rapor düzenlediğini ve bu rapor uyarınca iş kazası olmadığı kanaatine varıldığını, dolayısıyla davacı 18.06.2016 günü iş kazası geçirdiğini, kolunun koparcasına ağrıdığını ancak doktora gitmek için üç gün beklediğini, taşınma işleminin 09-19-11.04.2010 tarihlerinde gerçekleştiği halde iş kazasının 18.06.2010 tarihinde meydana geldiğini beyan etmesi yine hastaneye 12.07.2010 tarihinde başvurduğu, bu doğrultuda herhangi bir görevlendirme almadığı var olan ağrıları sebebi ile daha öncesinde tedavi görmesi ve sağ omzundaki lif yırtığı nedeni ile 3 ay boyunca çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu nazara alındığında davacının tüm iddialarının çelişkili ve mesnetsiz olduğunu tüm bu nedenlerle haksız davanın reddinine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taşınma işlemlerinde çalışması nedeni ile sağ omzunda meydana gelen yaralanma arasında illiyetin olmaması nedeni ile meydana gelen olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceği, davacının 18.06.2010 tarihinden sonra 12.07.2010 tarihli muayene evraklarında davacının şikayetinin sağ omuz ağrısına ilişkin olduğu ve 15.07.2010 tarihli ameliyat raporunda da sağ omzuna ilişkin olarak ameliyatın gerçekleştirildiği hususlarının dosyaya kazandırılan tedavi evrakları ile sabit olduğu değerlendirilmekle davacının 18.06.2010 tarihinde taşınma işlemleri sırasında gerçekleşen kol ve omuz ağrısının 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi gereğince iş kazası olarak değerlendirilemeyeceği ve davacının meydana gelen olay nedeni ile maluliyetinin de mevcut olmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf talebinde; davacının Telekom Müdürlüğü personel servisi arşivinde çalışırken 2010 yılı Nisan ayı sonlarında Telekom Müdürlüğü yeni hizmet binasına taşındığını, bu sırada davacının Telekom Başmüdürlüğünün görevlendirmesi ile pazarlama servisi arşivinde çalışmaya başladığını, Haziran ayında ise pazarlama servisinin arşivi ve dosyalarının yeni hizmet binasına taşındığını ve taşınma işinin de işyerindeki işçiler ile yapıldığını, davacının 18.06.2010 tarihinde pazarlama servis müdürünün talimatı ile işyerinde beraber çalıştığı işçilerle birlikte pazarlama servisinin çuvallara ve kolilere doldurulan işyerinin yeni hizmet binasına taşınma işini yaptığını, davacının yükleme yaptıkları sırada taşıdığı koliyi kamyona yüklemek için kaldırdığı anda sağ koluna, omuz ve boyun bölgesine aniden bir ağrı saplandığını, o sırada acı içerisinde kolum koptu diye bağırdığını ve koliyi elinden düşürdüğünü, davacının bu olay sonrasında birçok tedavi ve ameliyat geçirdiğini, yapılan tüm tedavi ve ameliyatlara rağmen davacının iyileşmediğini ve sağ kolunda, omuzunda ve boyun bölgesinde daimi sakatlık-maluliyet meydana geldiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan alınan raporda davacının iddia konusu 18/06/2010 tarihli iş kazası öncesinde de omuz lezyonu teşhisiyle tedavi gördüğünün anlaşıldığı ve tespit edilen omuz lezyonunun kendisinde mevcut hastalığının inzimamı olarak değerlendirildiği, omzundaki arazın iddia konusu 18.06.2010 tarihli iş kazası arasında illiyet bağının kurulamadığı, bu nedenle maluliyet tayinine mahal olmadığının mütalaa olunduğu dikkate alındığında davacının 18.06.2010 tarihinde taşınma işlemleri sırasında gerçekleşen kol ve omuz ağrısının 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi gereğince iş kazası olarak değerlendirilemeyeceği iş kazası olgusunun ispatlanmadığı ve davacının maluliyetinin de mevcut olmadığı anlaşıldığından mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden aykırılık bulunmadığı göz önünde bulundurularak davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle temyiz kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası tespiti ve iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.