T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 20/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNAN : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : İ…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 20/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNAN : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 21/11/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Maliki dava dışı ... olan ... isimli yatın, müvekkili şirket nezdinde 12.08.2021 - 12.08.2022 vadeli Yat Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, sigortalı yatın, sezonluk bakımları için ... Tersanesinde iken payanda üzerinde, karada bulunduğu esnada, devrilmek suretiyle hasarlandığını, söz konusu hasarın 06.06.2022 tarihinde meydana geldiğini, sigortalı yatta meydana gelen hasarın tazmini için müvekkili şirketçe, ...'a 31.10.2022 tarihinde 64.840,93 EURO hasar tazminatı ödemesinin yapıldığını, ödemede bulunan müvekkili sigorta şirketinin davalı sigortalıya karşı rücu hakkının doğduğunu, tazminatın halefiyet hükmü uyarınca, davalıdan rücuen tahsili amacıyla Marmaris 1. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun borca itirazı üzerine takibin durduğunu, borçluların borca itiraz üzerine arabuluculuk sürecinin gerçekleştirildiğini ve anlaşamama tutanağının tutulduğunu, bu nedenlerle kusur ve tazminat tutarına dair fazlaya ilişkin tüm talep hakları saklı kalmak kaydıyla, borçluların Marmaris 1. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itiraz iptal edilerek takibin devamına, icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının yat sigorta poliçesi kapsamında ...'a ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla Marmaris 1. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini, ancak yapılan icra takibine itiraz edilmesi sebebiyle iş bu itirazın iptali davasını açtığını, sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminatın sebebi olan kazanın müvekkili şirket davranışı sebebi ile gerçekleştiğini iddia etmiş olsa da bu durumu kabul etmenin mümkün olmadığını, kazadan sonra Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosya ile delil tespiti yapılmış olup bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, akabinde aynı delil tespiti üzerinden yeni bir bilirkişi raporu alınmadığından taraflarınca 25.10.2022 tarihinde Deniz Ticaret Odası Marmaris şubesine başvurulduğunu ve DTO'nun bağımsız bilirkişilerince hazırlanan 03.11.2022 tarihli bilirkişi raporu alındığını, alınan rapora göre direkleme ve karaya alma sisteminde bir hata olmadığını, tekne sahibi ile görüşüldüğü ancak boya uygulamasını yapan kişilerin iletişim numaraları ya da firma bilgilerinin elde edilemediğinin rapor edildiğini, itirazlarının haklı olduğunu, ... Sigorta A.Ş.'ne davanın ihbar edilmesini, haksız ve kötü niyetli olarak, hukuka ve usule aykırı olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacı sigorta şirketinin davasını yönelttiği davalılar her ne kadar tacir sıfatına sahip olsa dahi davacının sigortalısı ...'ın tacir olmadığı gelen kayıtlar uyarınca anlaşılmış olup yine teknenin ticari nitelikleri bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığa ilişkin TTK 4. Maddesi uyarınca her iki tarafın ticari işlerinden kaynaklanan nispi ticari davadan da bahsedilemeyeceği, bu durumda sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı işbu davanın yukarıda açıklandığı üzere mutlak yada nispi ticari davalardan sayılamayacağı gerekçesi ile; "1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 3-6100 sayılı HMK:nun 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin NÖBETÇİ MARMARİS ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE," dair karar verilmiştir. İşbu karara karşı davalılar vekilince istinaf kanun yolu başvurusu yapılmış olup ilk derece mahkemesi 04/08/2025 tarihli değerlendirme kararıyla, davalılar vekiline istinaf başvuru harç ve masraflarının yatırması bakımından muhtıra niteliğinde ihtarlı tebligat çıkarıldığı, tebligatın 21/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği ancak verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde yatırması gereken harç ve masrafların yatırmadığı gerekçesi ile "6100 Sayılı HMK.nun 344.maddesi gereğince istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: İşbu davada 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun halefiyet başlıklı 1472. Maddesi gereği halefiyet ilkesi uygulanacağını, bu ilke gereği genel hükümlere göre görevli olan mahkemede, haksız fiil hükümlerine göre dava açmak gerektiğini, T.T.K.nun 17. maddesi ile 1463. maddenin yaptığı atıf nedeniyle Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen kriterlere göre davalının tacir sayılıp sayılamayacağının belirlenmesi için, TTK'nın 6102 Sayılı Yasanın 11.maddesine göre, kararnamede belirtilen sınırı aşıp aşmadığının vergi kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile araştırılması gerektiğini, yerel mahkemenin bu hususa ilişkin herhangi bir araştırma yapmadığını, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı 28/05/2025 tarihli kararının istinafen incelenerek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalılar vekili istinafın reddi kararının istinafı başvuru dilekçesinde özetle: Adli Tatilde Görülecek Dava ve İşler HMK 103. Maddede düzenlendiğini, ilk derece mahkemesinin ilgili işlemi adli tatilde görülecek işlerden olmadığını, ayrıca işbu dava itirazın iptaline ilişkin olup, itirazın iptaline ilişkin hükümler yine adli tatilde görülecek işlerden olmadığını, Adli Tatilin Sürelere Etkisini düzenleyen HMK 104. Maddesi ''Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.'' hükmüne amir olduğunu, hal böyleyken ilk derece mahkemesince gönderilen gider avansına ilişkin yapılan 21/07/2025 tarihli tebligat sonucunda verilen kesin sürenin adli tatilin bittiği günden bir hafta sonrasına uzaması gerekirken mahkemece bu husus gözetilmeden istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... karar sayılı dosyası üzerinden verilen 04/08/2025 tarihli kararının istinafen incelenerek kararın kaldırılmasını, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; özel yat sigorta poliçesi gereğince, davacı sigorta şirketinin sigortalısı ...'a ait özel teknede oluşan hasar bedelini ödemesi sonrası ödediği bu hasar bedelini, hasarın oluşmasında sorumlu tutulan davalılardan tahsili amaçlı başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda mahkemenin görevsizliği nedeni ile davanın usulden reddi ile görevli mahkemenin Marmaris asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karar verildiği, karara karşı davalılar ... ... A.Ş ile ... Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, mahkemece istinaf başvuru ve peşin harçlarının yatırılmadığı gerekçesi ile eksikliğin ikmali için davalı şirketler vekiline çıkarılan muhtıranın 21/07/2025 tarihinde vekile tebliği edildiği, yerel mahkemece verilen kesin sürede eksik harçlar ikmal edilmediğinden davalı şirketler vekilinin istinaf başvurusunun HMK 344. Maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına 04/08/2025 tarihli karar ile karar verildiği, bu karara karşı davalı şirketler vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 344. maddesine göre; istinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması halinde, 346. maddesinin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; Adli tatil süresi başlıklı 102. maddesi, "Adli tatil, her yıl yirmi Temmuzda başlar, otuz bir Ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir Eylül'de başlar." , Adli tatilin sürelere etkisi başlıklı 104. maddesi, "Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır." düzenlemelerini içermektedir. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dava dosyası incelendiğinde; eldeki davanın adli tatilde görülecek davalardan olmadığı sabittir. Davalı tarafa eksik istinaf harçların ikmali için muhtıranın 21/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği; muhtıra ile verilen sürenin son gününün adli tatil içerisine denk geldiği, bu nedenle HMK'nın 104.maddesi uyarınca sürenin adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzadığı, dolayısıyla bu husus gözetilmeksizin verilen 04/08/2025 tarihli ek kararın isabetsiz olduğu, nitekim adli tatil içerisinde istinaf harçlarının yatırıldığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin kararın isabetsiz olduğu anlaşılmakla işin esasının incelenmesine geçilmiştir. TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder."hükmüne yer verilmiştir. Davacı sigorta şirketi bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarih, 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 19/10/2020 Tarih 2020/1024 E- 2020/5802 K sayılı ilamı) Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında, davacı sigorta şirketinin sigortalısının tacir olmadığı gibi davaya konu teknenin ticari niteliğinin de bulunmadığı, neticeten davanın mutlak ya da nispi ticari dava olmadığı anlaşılmakla, Mahkemece iş bu uyuşmazlığa ilişkin davada görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna karar verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamakta olup, davalılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2025 tarihli, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.20/11/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.