5. Hukuk Dairesi 2025/6915 E. , 2025/15181 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3579 Esas, 2025/673 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1485 Esas, 2023/817 Karar Taraflar arasındaki arsa paylarının düzeltilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahk…
5. Hukuk Dairesi 2025/6915 E. , 2025/15181 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3579 Esas, 2025/673 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1485 Esas, 2023/817 Karar Taraflar arasındaki arsa paylarının düzeltilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; arsa paylarının iptaline ve düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; söz konusu taşınmazın kamulaştırmaya tabi tutulduğunu, değer tespitinin yapıldığını, takdir olunan bedellerin depo edildiğini, Bursa 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/439 Esas sayılı dosyası ile bedel tespiti ve tescil davası açıldığını, davacının taşınmazları ile ilgili iddialarını bu dosyada ileri sürmesi gerektiğini, her bağımsız bölüm için değer tespiti yapılacağından davacının hukuku yararının bulunmadığını, davaya konu binanın 1966 yılında yapıldığını, o tarihte çarşı niteliği taşınmayan bölgede zemin katların daha değersiz olduğunu; ancak arsa paylarının eşit olarak belirlendiğini, bağımsız bölümde sonradan meydana gelen değer artışının arsa payını etkilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davaya dayanak olarak gösterdiği Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/379 Esas sayılı dosyasında alınan 3 farklı raporda kamulaştırmaya konu taşınmazların arsa payları ve değerlerinin detaylı incelemeler sonucu tespit edildiğini, aynı bina içerisinde bulunan taşınmazların konumu hususunda birbirlerinden farklı olacakları veya değerlerinin farklı olacağı varsayımının yanlış olduğunu, arsa paylarının taşınmazların alanları dikkate alınarak belirlendiğini, davacının iddia ve taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa paylarının kat maliklerine eşit olarak dağıtıldığı için ana taşınmazın tüm giderlerinin eşit olarak paylaştırıldığını, davacının yaklaşık 30 yıldır maliki olduğu ana taşınmazda yapılmış olan ortak giderleri diğer maliklerle eşit olarak katılması hususunun dava şartı olan iyi niyet olgusundan uzak olduğunu, arsa payının düzeltilmesi davasının açılabilmesi için ana taşınmazın kat irtifakı ya da kat mülkiyeti statüsünü koruması gerektiğini; ancak dava konusu ana taşınmazın yıkılmış durumda olduğunu, ana taşınmaz yıkılmış olduğundan davanın konusuz kaldığını, taşınmazın şerefiye değerinin tartışılmasının anlamsız olduğunu, davanın bir sonuçlanabilmesi için bilirkişi raporu alınması gerektiğini ancak yıkılmış bina üzerinde keşif yapılamayacağını beyan etmiştir. 4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taşınmazı satın alırken arsa paylı olduğunu bilerek satın aldığını, yıkım kararı verildikten sonra arsa paylarının düzeltilmesi talebinin iyi niyetli olmadığını, yargılama konusunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, arsa paylarının düzeltilmesi için taşınmazda kat mülkiyeti veya kat irtifakının kurulmuş olması gerektiğini, davaya konu taşınmazın yıkılmış durumda olduğunu, davanın konusunun olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 5.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; arsa payı düzeltilmesi davasının tespit davası olduğunu, ana yapının kat irtifakı veya kat mülkiyeti statüsünü koruduğu sürece açılabileceğini, davaya konu binanın tamamen boşaltılıp yıkıldıktan sonra davanın açıldığını, davacının hukuki yararının bulunmadığını, arsa paylarının düzenlenebilmesi için uzman bilirkişilerce bağımsız bölümler incelenerek arsa payları arasında orantısızlık olup olmadığının araştırılması gerektiğini ancak dava konusu taşınmazın yıkıldığını, davacının dava açmakta iyi niyetli olmadığını, davacının uzun yıllar boyunca ana taşınmazın bakım, tamir ve korunması için diğer maliklerden daha az ücret öderken arsa payına itiraz etmediğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... mahallesi 60 02... parsel sayılı taşınmazda bulunan 13... nolu bağımsız bölümlerin müvekkili şirket adına kayıtlı olduğunu, kamulaştırma davasında alınan bilirkişi raporunda taşınmaz bedeli belirlendiğini, bağımsız bölümlerin tamamında arsa payının eşit kabul edildiğini ve buna göre dağılım yapıldığını, müvekkil adına kayıtlı bağımsız bölümler ticari nitelikte olup binanın zemin katında bulunan dükkanlar olduğunu, konut olan diğer bağımsız bölümlerle aynı nitelikte olmadığını, arsa payının ve değerinin belirlenmesinde; taşınmazın bulunuğu konum, taşınmazın ve bağımsız bölümlerin niteliği aynı zamanda da bağımsız bölümlere ait arsa payının taşınmazda mevcut olan diğer arsa payları ile aynı nitelikte olmadığı hususlarının gözetilmesi gerektiğini, bu hususlara dikkat edilmeksizin belirlenen ve tespit edilen arsa paylarının iptali gerektiğini, delilleri arasında keşif de bulunduğunu fakat mahkemece, davanın görülme sürecinde keşif delilini belirtmesine karşın keşif yapılmadığını ve bu şekilde hüküm verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; dava konusu taşınmazda kat mülkiyetinin kurulmasına esas alınan belgelerin dosya arasına getirtildiği, davacı tarafça bağımsız bölümün kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulduğu tarihteki değerlerine etkili olabilecek unsurlara göre kat mülkiyetinin kurulduğu tarih itibarıyla bir hata yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa paylarının tespiti ile tapu siciline tescili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.