Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya korse ve masa temin edilmemesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya korse ve masa temin edilmemesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 13/1/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Kişi ve konu yönünden hukuki irtibatları bulunması nedeniyle 2014/1124 ve 2015/6580 numaralı bireysel başvuru dosyalarının 2014/804 numaralı başvuruyla birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 24/6/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 3/7/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 13/7/2015 tarihinde ibraz etmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Bel Korsesi Talebi Hakkında Yargısal Süreç Hâlihazırda Ankara 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) hükümlü olarak bulunan başvurucu; bel ve boyun fıtığı hastası olduğunu, bu hususta sağlık raporlarının bulunduğunu, buna rağmen kendisine bel korsesi temin edilmesi yönündeki talebinin Ceza İnfaz Kurumu tarafından karşılanmadığını belirterek şikâyet yoluyla (kapatılan) Sincan İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) başvurmuştur. 14/11/2013 tarihli şikâyet dilekçesinde başvurucu; Ceza İnfaz Kurumu idaresinin sağlık raporu bulunması koşulunu aradığını, rapor almak için başvurduğu uzman hekimin ise "Korse kullanmak benim ilkelerime aykırı." diyerek kendisi hakkında "Korse kullanması gerekir." şeklinde rapor tanzim etmediğini ileri sürmüştür. İnfaz Hâkimliğinin 21/11/2013 tarihli ve E.2013/5755, K.2013/5785 sayılı kararıyla başvurucunun şikâyetinin reddine hükmedilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir. ".. Ankara 2 No.lu F Tipi Yüksel Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nun 20/11/2013 tarihli ve 2013/14381 sayılı yazısı ile "hükümlünün hastaneye sevk işlemleri yaptırılmış olup, 11/7/2013 tarih ve 2013/2504 sayılı Ankara Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesi FTR polikliniğinin ''Bel Ağrısına istinaden korse talebinde bulunan hastaya korsenin zararları anlatıldı'' ibareli raporu ve 05/11/2013 tarihli Ankara 2 No.lu F tipi Yüksek Güvenlikli kapalı Ceza İnfaz Kurumu Tabipliğinin görüşünün yazı ekinde sunulduğu" bildirilmiştir. Hükümlü dilekçesi, idarenin cevabı ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde; hükümlünün talebinin yaşadığı sağlık sorununun ne şekilde giderileceğine dair olduğu, sağlık sorunlarının çözümünde teşhis ve tedavi usulünün belirlenmesi görev ve yetkisinin hekimlere ait olduğu, tıbbi ve teknik bir bilgiyi gerektiren konuda Hakimliğimizin hekimin takdir hakkına müdahale edemeyeceği, tıbbi kararların sağlık yönünden denetleme imkan, görev ve yetkisinin Hakimliğimizde olmadığı, sorunun tıp ilminin verileri ile çözülebileceği anlaşılmakla aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere;.. şikayetinin reddine .. karar verildi." Söz konusu karara karşı yapılan itiraz (kapatılan) Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve 2013/3812 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. Ret kararının ilgili kısımları şöyledir: ".. İncelenen dosya kapsamına göre Sincan İnfaz Hakimliğinin 21/11/2013 tarih ve 2013/5755 Esas, 2013/5785 Karar sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla hükümlü .. itirazının reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. .. Sincan İnfaz Hakimliği'nin .. kararı usul ve yasaya uygun olduğundan hükümlü .. itirazının reddine .. kesin olarak karar verildi." Nihai karar 3/1/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.B. Masa Talebi Hakkında Yargısal Süreç Öte yandan başvurucu 14/11/2013 tarihli başka bir şikâyet dilekçesi ile İnfaz Hâkimliğine yeniden başvurmuştur. Başvurucu, hükümlü olarak bulunduğu üç kişilik koğuşta bir tane masa olduğunu, bel ve boyun rahatsızlığı nedeniyle okuma ve yazma faaliyetlerini uzanarak yapmasının sağlığını olumsuz etkilediğini, bu nedenle tek kişilik kullanıma uygun ikinci bir masaya ihtiyacı olmasına rağmen masa talebinin karşılanmadığını belirtmiştir. Ayrıca başvurucu, bel korsesi talebini de yinelemiştir. İnfaz Hâkimliğinin 2/12/2013 tarihli ve E.2013/5747, K.2013/5885 sayılı kararıyla başvurucunun şikâyet başvurusu reddedilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir. "Hükümlü dilekçesi ile "odalarında bulunan masanın bir tane olması ve kendisinin sağlık problemleri olduğu için ayrı bir masa talebinde bulunduğunu, ayrıca bel ve boyun fıtığı rahatsızlığı olduğu için korse talep ettiğini fakat idare tarafından verilmediğini" belirterek İdare uygulamasına karşı şikayet yoluna başvurmuştur. Ankara 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunun 20/11/2013 tarihli ve 2013/14383 sayılı yazısı ile "Hükümlünün rahatsızlığı ile ilgili olarak hastaneye sevk işlemleri yaptırılmış olup, 11/07/2013 tarih ve 2013/2504 sayılı Ankara Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesi FTR polikliniğinin ''Bel Ağrısına istinaden korse talebinde bulunan hastaya korsenin zararları anlatıldı'' ibareli raporuna istinaden hükümlünün herhangi bir talebi olmadığı anlaşılmış; ayrıca, hükümlünün odasına ikinci bir masa verilmesine ilişkin herhangi bir dilekçe ile müracaatının bulunmadığı anlaşılmış olup, Kurumumuz uygulaması ise Kurum idaresince her odada bir adet plastik masa verilmektedir. Sadece hükümlü/tutuklulardan üniversite öğrencisi olanlara ders çalışabilmeleri amacıyla ikinci bir masa verilmektedir." şeklinde bildirilmiştir. Hükümlünün korse talebi hakkında Hakimliğimizin 21/11/2013 tarihli ve 2013/5755 Esas, 2013/5785 Karar sayılı kararı ile inceleme ve değerlendirme yapıldığı için tekrar aynı konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Ayrıca hükümlü dilekçesi ve ceza infaz kurumundan gelen belgeler birlikte değerlendirildiğinde, hükümlü hakkında bir adet masa verilmesine yönelik olarak yapılan uygulamanın ceza infaz kurumu kurallarına uygun olduğu, mevzuata aykırı bir uygulamanın veya hukuka aykırılığın söz konusu olmadığı anlaşılmakla yerinde olmayan şikayetinreddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Hükümlünün korse talebi ile ilgili olarak yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 2- Hükümlünün masa talebi ile ilgili şikayetinin reddine karar verildi." Söz konusu karara karşı yapılan itiraz (kapatılan) Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2013 tarihli ve 2013/3788 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. Ret kararının ilgili kısımları şöyledir: ".. İncelenen dosya kapsamına göre Sincan İnfaz Hakimliğinin 2/12/2013 tarih ve 2013/5747 Esas, 2013/5885 karar sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla hükümlü .. itirazının reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. .. Sincan İnfaz Hakimliğinin .. kararı usul ve yasaya uygun olduğundan hükümlü .. itirazının reddine .. kesin olarak karar verildi." Nihai karar 9/1/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 13/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, Ankara Batı İnfaz Hâkimliğine 16/3/2015 tarihinde sunduğu dilekçe ile kendisine masa verilmesi yönündeki talebini yinelemiştir. İnfaz Hâkimliği 17/3/2015 tarihli kararıyla ikinci masanın stok oluşturacağı, üst üste konulması durumunda çatıya çıkılabileceği ve bu nedenle Kurum güvenliğinin tehlikeye düşebileceği gerekçeleriyle talebi reddetmiştir. Karara karşı yapılan itiraz, Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesinin 27/3/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. A. Ulusal Hukuk 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, maddesi şöyledir:"(1) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir." 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) maddesi şöyledir: "Hükümlüler, koğuş, oda ve eklentilerinde hekim raporuyla belgelendirilmek koşuluyla, sağlıkları için gerekli protez ve benzeri tıbbı araçları ve eşyaları bulundurabilir." Yönetmelik'in maddesi şöyledir: "Hükümlüler, oda sistemine geçmiş ceza infaz kurumlarının koğuş, oda ve eklentilerinde, bir adet kafes ile bir çift kanarya, bülbül veya muhabbet kuşu gibi küçük kafes kuşu bulundurabilir. Henüz oda sistemine geçmemiş diğer ceza infaz kurumlarında, kafes ve kuş sayısı idare tarafından belirlenir. Koğuş veya odada kuş bulundurulabilmesi için, birlikte kalan hükümlülerin rızalarının alınması zorunludur. Hükümlülerin kendilerini geliştirmeleri için gerekli görülen eğitim ve kültürel çalışmalarında kullanabilecekleri malzemeleri, koğuş, oda ve eklentiler dışında, idare tarafından uygun görülecek yerlerde ve denetim altında bulundurmasına ve kullanmasına kurum olanakları çerçevesinde izin verilebilir. Hükümlüler, kendilerine idare tarafından verilen nevresim takımı ve battaniye dışında, kantinden temin edilmek şartıyla bir adet nevresim takımı ve iklim koşulları değerlendirilerek idarenin uygun göreceği sayıda battaniye bulundurabilir. Kantinden temin edilmek koşuluyla, her odada bir adet, on kişiden fazla mevcudu olan koğuşlarda ise iki adet, kumar niteliğinde olmayan ve idarece belirlenen, satranç takımı gibi oyunlara ait malzemeler bulundurulabilir. Her oda veya koğuşta, idare tarafından yaptırılan panolara asılmak ve kurum kantininden temin edilmek koşuluyla birer adet Türk bayrağı, Atatürk resmî, gazete kupürü, haber, yazı fotoğraf ve takvim bulundurulabilir. Her hükümlünün kendisine ayrılan yattığı yer veya dolabında, aile fertlerinin fotoğraflarına ait albüm bulundurmasına izin verilir. Hükümlüler nişan ve evlilik yüzüğü, küpe, kolye, toka, tespih ve kol saati ile kantinden temin edilmek koşuluyla bir adet masa saati ve bir adet top bulundurabilir. Bayan hükümlüler, kantin aracılığı ile satın aldıkları makyaj malzemelerini koğuş veya odalarında bulundurabilir. Ceza infaz kurumu işyurdu yönetim kurulunca kantinde satışına karar verilen, bu Yönetmelikte sayılmayan ve kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyen eşyaların stok oluşturmayacak şekilde koğuş, oda ve eklentilerde bulundurulmasına izin verilebilir."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "İşkence yasağı" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Hiç kimseye işkence veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya ceza uygulanamaz." Sözleşme'nin "Özel ve aile hayatına saygı hakkı" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. (2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre hükümlü ve tutuklular, Sözleşme'nin ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B. No. 74025/01, 6/10/2005, § 69). AİHM, ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğin ve düzenin korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda mahkûmların sahip olduğu haklara sınırlama getirilebileceğine hükmetmiştir. Ancak bu durumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik herhangi bir sınırlama makul ve ölçülü olmalıdır (Silver ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72 ..., 3/3/1983, §§ 99-105).