8. Ceza Dairesi 2025/9166 E. , 2025/10053 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1019 E., 2024/1015 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir…
8. Ceza Dairesi 2025/9166 E. , 2025/10053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1019 E., 2024/1015 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2024 tarihli ve 2023/624 Esas, 2024/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-f, 109/5, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/1019 Esas, 2024/1015 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu suç yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/1, 109/3-f, 109/5, 43/1, 62... . maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Delil bulunmadığına, katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, aleyhe tanık beyanı bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, sanıkta akıl zayıflığının olduğuna, kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/2. maddesinin uygulanması, aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmaması ve teşdit yapılması gerektiğine, Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün bozulmasına karar verildikten sonra, İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası verilen kararın duruşma açılarak incelenmesi nedeniyle verilen hükmün usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 1. Katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücreti verilmesi talebi yönünden yapılan incelemede; T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ...Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan ...Bakanlığı vekilinin lehe vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede; Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 22.08.2021 tarihi ve öncesinde tespit edilemeyen tarihlerde birden fazla kez ..... Devlet Hastanesinin 10.12.2015 tarihli ve ... numaralı sağlık kurulu raporuyla "hafif düzeyde zeka geriliği bulunduğu, ruhsal bakımdan kendini savunamayacak durumda" olduğu saptanan katılan mağdure ...'ı cinsel amaçla yaşadıkları mahallede bulunan harabe yere götürmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Dosya içerisinde delil mahiyetinde bulunan tüm bilgi ve belgeler, tedavi ve muayene dökümleri, tanıkların beyanları, mağdur katılanın beyanları, olay yerinde elde edilen sigara izmaritinde sanığa ait DNA örneğinin elde edilmiş olması, sanığın eylemi cebren gerçekleştirdiği hususunda herhangi bir delil olmaması, sanığın soruşturma aşamasında Savcılıkta verdiği ikrar içerikli savunmaları ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 03.10.2024 tarihli ve 2024/1019 Esas, 2024/1015 Karar sayılı kararında, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, UYAP sisteminde yapılan kontrole göre sanığın cezaevinde olmadığı anlaşıldığından tahliye talebi ile ilgili karar verilmesine YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2025 tarihinde karar verildi.