8. Hukuk Dairesi 2023/4178 E. , 2025/1087 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1565 E., 2023/869 K. KARAR : Davalı ... vekili ve davalı ... yanında istinaf kanun yoluna başvuran feri müdahil vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b-3 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/18 E., 2020/12 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ile mera aidiyetinin tespiti dava
**8. Hukuk Dairesi 2023/4178 E. , 2025/1087 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1565 E., 2023/869 K. KARAR : Davalı ... vekili ve davalı ... yanında istinaf kanun yoluna başvuran feri müdahil vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b-3 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/18 E., 2020/12 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ile mera aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadastro tespitine itiraz talebine yönelik davanın Kabulüne, meranın aidiyetine yönelik talep yönünden mahkemenin Görevsizliğine karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) hükümlerine göre 1967 yılında yapılan tesis kadastrosu ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 5 ve Geçici 8 inci madde kapsamında yapılıp 29.07.2019 tarihinde ilan edilen kadastro çalışması bulunmakta olup, 1967 yılında yapılan kadastro çalışmasında davaya konu taşınmaz ve civarındaki yerler 766 Kanun'un 2 inci maddesi uygulaması sonucu orman ve orman toprağı olması sebebiyle tespit dışı bırakılmış, Ek 5 ve Geçici 8 inci madde kapsamında yapılan çalışmada ise dava konusu taşınmaz 386780,72 m² ve ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi dava dilekçesinde; Yeşilçat köyünde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde; Sivri Tepe mevkiinde kain 157 ada 2 nolu parselin ham toprak vasfı ile hazine adına tespitinin yapıldığını, dava konusu taşınmazın çok uzun süreden beri köylü tarafından mera olarak kullanıldığını ileri sürerek tespitin iptali ile taşınmazın Yeşilçat köyü merası olarak Yeşilçat Köy Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi 27.08.2019 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesinde davalı olarak sehven Tapu Müdürlüğünün gösterildiğini ileri sürerek davalının Hazine olarak değiştirilmesini talep etmiş, Hazine davaya dahil edilmiş ve taraf teşkili sağlanmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Feri Müdahale Talebinde Bulunan ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu edilen 157 ada 2 parsel üzerinde müvekkili şirketin 2011 yılında aldığı 80188 ve 80812 nolu kalker ocağı maden ruhsat belgeleri bulunduğunu, dava konusu yer hiçbir zaman mera vasfında olmadığından bu alanın Hazine adına ham toprak olarak kayıt ve tescil edilmiş olmasının fiili duruma göre haklı ve doğru bir karar olduğunu, ruhsat tarihleri itibariyle dava konusu yerin Devletin Hüküm ve tasarrufu altında bulunan tescil harici alan olduğunu, bilirkişi raporunda dava konusu yerin mera vasfının bulunduğu değerlendirilmiş ise de raporun denetime elverişli olmadığını, 157 ada 2 nolu parselin hali hazır durumu ve maden işletme ruhsatları da incelenerek rapor hazırlanması gerekirken sadece diğer komşu parseller ile sınırlarının incelenerek rapor düzenlendiğini, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını ileri sürerek davalı taraf yanında davaya feri müdahil olarak kabullerine karar verilmesini istemiş, mahkemece 19.06.2020 tarihli celsede talepte bulunanın davalı ... yanında feri müdahil sıfatıyla dava ve duruşmalara kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; keşif neticesinde harita mühendisi ve 3 kişilik ziraat mühendisi kurulu bilirkişinden rapor alındığı, ziraat bilirkişilerden alınan raporda; dava konusu 157 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kendiliğinden yetişen çok yıllık geven bitkisinin ve yabancı otların bulunduğu, bitki deseni, toprak yapısı, eğimi gibi hususlar açısından nizalı taşınmazın kuzeyinde bulunan 157 ada 1 ve batısında bulunan 156 ada 1 parsel ile bütünlük arz ettiği, bu hususun taşınmaz üzerinde bulunan maden sahasının kuruluşundan önceki 1983 ve 2004 tarihli hava fotoğrafları ile desteklendiği; nizalı taşınmaz ile komşu mera parselleri arasında doğal sınırın olmadığına dair kanaate varıldığının rapor edildiği, mahalli ve tespit bilirkişilerin de dava konusu yerin kadimden bu yana köylülerin hayvanlarını otlatmak amacıyla kullandıkları mera olduklarını beyan ettikleri, dava konusu taşınmazın kuzeyinde ve konum itibariyle aynı doğrultuda bulunan dava konusu taşınmazın devamında yer alan 157 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da mera olduğu, dava konusu taşınmazı bu taşınmazlardan ayıran herhangi belirgin bir unsur bulunmadığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın kuzey sınırındaki 157 ada 1 parsel sayılı kamu malı niteliğindeki meranın uzantısı olduğu ve mera vasfında olduğu, mera aidiyeti hususundaki talep değerlendirildiğinde; 3402 sayılı Kanunu'nun 25 inci madde hükmüne göre meralar üzerindeki yararlanma hakkının genel bir deyimle hangi tüzel kişiliğin merası olduğunun saptanmasının Kadastro Mahkemesinin görevi dışında olduğu gerekçesiyle; kadastro tespitine itiraz talebine yönelik davanın kabulü ile; Erzincan ili Merkez Yeşilçat köyü 157 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın mera niteliğinde olduğu belirlendiğinden 3402 sayılı Kanun'un 16/B hükmü uyarınca mera olarak sınırlandırılmasına ve mera niteliği İle özel siciline kayıt ve tesciline, davacı ... Kişiliğinin meranın aidiyetine yönelik talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 114/1-c maddesi gereği Kadastro Mahkemesinin Görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin Erzincan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili ile feri Müdahil vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı ... vekili ile feri müdahil vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazın dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın tarım dışı arazi vasfında olduğunu, orman kadastrosu çalışmaları sırasında ve 01.07.2019 tarihli Erzincan Kadastro Müdürlüğü Mera-Yaylak ve Kışlaklara ait Komisyon Kararında mera olarak belirlenmediğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde; davacının aktif husumet yetkisi bulunmadığını, Erzincan İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün 28.04.2015 tarihli yazılarında söz konusu alanların 80.188 ve 80.812 nolu ruhsat alanlarının 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında mera olarak değerlendirilen alanlardan olmadığının tespit edildiğini, ilgili Kurum ve Kuruluşların olumlu görüş belirtilmesi nedeni ile 07.07.2015 tarihli ve 3936 nolu çed olumlu belgesi düzenlendiğini, İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu parselin diğer parseller ile ayırıcı unsurları bulunmadığının belirtildiğini, raporun teknik verilerden uzak olduğunu, maden sahasındaki çalışmalar ile ilgili bilgi ve belgeler incelenmeden soyut bir şekilde düzenlendiğini ve denetime elverişli olmadığını, maden sahası olarak izin alınan alanın hali hazırda taşlık ve arazi niteliğinde olduğu hususunun 15.01.2020 tarihli harita mühendisi tarafından sunulan raporda da kabul edildiğini, hükme esas alınan Bilirkişi heyeti raporunda, 157 ada 2 nolu parselin hali hazır durumu ve maden işletme ruhsatları da incelenerek rapor hazırlanması gerekirken sadece diğer komşu parseller ile sınırlarını inceleyerek fiili durum ile bağdaşmayan mera vasfı nitelemesi yapılmasının kabul edilemeyeceğini, dosya içerisine sundukları bilgi ve belgeler incelenerek veya İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile Erzincan Valiliği Mera Komisyonundan bu parsele yönelik ilgili bilgi ve belgelerin celbi ile birlikte bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda keşif yapılarak rapor aldırılması talep edilmiş ise de talepleri ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden gerçeğe uygun olmayan Bilirkişi raporuna göre aleyhlerine karar verildiğini, bilirkişi raporu ile Erzincan Kadastro Müdürlüğünün tespiti arasında çelişki doğduğunu, çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin ilamının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. Dava, kadastro tespitine itiraz ile mera aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile Fer'i Müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden fer'i müdahilden alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.