2. Ceza Dairesi 2012/13677 E. , 2013/29785 K. Tebliğname No : 4 - 2009/434 MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 15/07/2008 NUMARASI : 2006/517 (E) ve 2008/482 (K) SUÇ : Hakaret, Tehdit, Kasten yaralama, Konut dokunulmazlığını bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yasa'da hakaret suçunun alenen işlenmesi, suçu ağırlaştıran neden olarak öngörülmüştür. Aleniyet için aranan temel öl…
**2. Ceza Dairesi 2012/13677 E. , 2013/29785 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 4 - 2009/434 MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 15/07/2008 NUMARASI : 2006/517 (E) ve 2008/482 (K) SUÇ : Hakaret, Tehdit, Kasten yaralama, Konut dokunulmazlığını bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yasa'da hakaret suçunun alenen işlenmesi, suçu ağırlaştıran neden olarak öngörülmüştür. Aleniyet için aranan temel ölçüt, eylemin (hakaretin), belirsiz sayıdaki kişiler tarafından işitilebilecek, görülebilecek ve algılanabilecek bir ortamda ya da çok sayıdaki kişinin öğrenmesini sağlayacak bir araçla işlenirse aleniyet var sayılabilir. Aleniyetin varlığı için söylenenlerin fiilen duyulması gerekli olmayıp çok sayıda insanın hakareti öğrenmesinin olanaklı olması yeterlidir. Sanığın bir konutun penceresinden sokakta bulunan mağdura hakaret etmesi durumunda suç alenen işlenmiş sayılır. Somut olayda apartman içerisinde katılanın dairesinin önünde meydana gelen tartışma sırasında, sanığın katılana hakaret ettiği anlaşılmakla; bir apartmana yalnızca burada oturan kişiler girebileceği için apartmanın içerisinde meydana gelen hakaret eyleminin apartmanda oturanlar tarafından duyulabilir olması aleniyet unsurunun gerçekleşmesi için yeterli değildir. Hakaret eylemininin sokaktan geçen kişiler tarafından duyulup duyulamayacağı araştırılıp belirlenmelidir. Hakaretin apartmanın kaçıncı katında meydana geldiği, sokaktan geçenler tarafından duyulup duyulamayacığı araştırılıp tartışılmadan yazılı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması, 2- Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nun 231/6-a maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı yasanın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen hakaret, kasten yaralama, tehdit ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kaynaklanan maddi zararın bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının a ve c bentlerinde gösterilen nesnel (objektif) koşulların gerçekleştiği gözetilerek; sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “hakkındaki şikayetin devam etmesi” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.