Başvuru, gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, adli kontrol tedbirine dayalı tazminat talebinin değerlendirilmemesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, adli kontrol tedbirine dayalı tazminat talebinin değerlendirilmemesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 14/7/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Fetullahçı Terör Örgütü /Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturmaları kapsamında terör örgütüne üye olma suçlamasıyla 30/3/2017 tarihinde gözaltına alınmıştır. 1/4/2017 tarihinde Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı 3/4/2017 tarihinden itibaren gözaltı süresinin yedi gün uzatılmasına karar vermiştir. Kararda; yüklenen suçun gerektirdiği ceza miktarına göre kaçma ve delilleri yok etme, değiştirme ihtimalinin bulunması, aleyhlerinde yeteri kadar delil ve emare bulunması gerekçe gösterilmiştir.5/4/2017 tarihinde başvurucunun kollukta ifadesi alınmıştır. Başvurucuya FETÖ/PDY'yle olan irtibatı, Bank Asyadaki hesap hareketleri (29/12/2005 tarihinde açılan hesapta ve 2013 Aralık ayı itibarıyla 768,2 TL ve 2014 Ocak ayında da 332 TL'lik bakiyenin olduğu, 2016 Temmuz ayı itibarıyla da hesapta 309 TL bulunduğu belirtilmiştir.), kızının FETÖ/PDY'ye ait okulda 2014-2016 yılları arasında öğrenim kaydının bulunması, kanun hükmünde kararname ile kapatılan Antalya Mühendis ve Mimarlar Derneğindeki Yönetim Kurulu üyeliği (21/10/2010-1/1/2011) ile ilgili sorular sorulmuştur. Başvurucu, FETÖ'ye ait yurtlara 3-4 kez gittiğini, FETÖ/PDY'ye ait evlere gitmediğini, bundan başka da bir irtibatının olmadığını, 2013 yılının sonlarında FETÖ ile olan bağını tamamen kestiğini,2013 Nisan ve Mayıs aylarında evinin satışından elde ettiği 000 lirayı faizsiz olduğu için Bank Asya hesabına yatırdığını, 5-6 ay sonra arsa almak amacıyla parasını 2014 Ocak ayında çektiğini, kalan meblağların kredi kartı ödemeleri ve diğer ödemelerine ilişkin olduğunu, talimatla hareket etmediğini, söz konusu Derneğin FETÖ ile ilgisi olduğunu bilmediğini, o dönemde bu Derneğe siyasetçilerin de geldiğini, devletin destek verdiği bir Dernek olduğunu, üç ay Yönetim Kurulu üyeliği yaptığını, 2011 yılından sonra da Derneğin bir aktivitesine katılmadığını, 29/1/2016 tarihinde de üyelikten ayrıldığını belirtmiştir. Başvurucu, kızının 2013 yılından önce FETÖ ile iltisaklı bu okulu burslu kazandığını, lise üçüncü sınıf öğrencisi olan kızının üniversite sınavı yaklaştığı için okuldan ayrılmak istemediğini, kendisinin de bu konuda ısrarcı olmadığını, Zaman gazetesine deneme sınavı verdiği için 2010 yılında abone olduğunu, daha sonra üyeliğini bitirdiğini beyan etmiştir. Antalya Sulh Ceza Hâkimliği 6/4/2017 tarihinde başvurucunun yurt dışına çıkamama, haftanın bir günü imza atma şeklinde adli kontrol altına alınmasına karar vermiştir. Hâkimlik gerekçesinde terör örgütüne üye olma suçunun işlendiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesini gösterir olguların bulunduğunu, dosyadaki mevut delil durumuna göre adli kontrol hükümlerinin yeterli geleceğini belirtmiştir. Başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmıştır. İddianamede; başvurucunun meslekten ihraç edilmiş olması, darbe sürecinden sonra 23/7/2016tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) ile kapatılan ve FETÖ'ye müzahir Antalya Mühendis ve Mimarlar Derneğinde 7/2/2005 ile 29/1/2016 tarihleri arasında üyelik kaydının bulunması, ayrıca 21/10/2010 ile 1/1/2011 tarihleri arasında bu Derneğin Yönetim Kurulunda asil üye olması, FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğundan bahisle kapatılan Yeşilay Cemiyeti Antalya Şubesinde üye olması, Bank Asyadaki hesap hareketleri, 2010 yılında Zaman gazetesine abone olması, kızının FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle kapatılan okulda okuması suçlama konusu yapılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda başvurucunun beraatine karar verilmiştir. Beraat kararı istinaf edilmeden kesinleşmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Her ne kadar sanık hakkında, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü'nde Şube Müdürü olarak görev yapmaktayken KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, KHK ile kapatılan Antalya Mühendis ve Mimarlar Derneği'ne üyeliğinin bulunduğu, örgütle bağlantılı olduğundan bahisle kapatıldığı belirtilen Yeşilay Cemiyeti Antalya Şubesi üyesi olduğu, örgüte müzahir yayın abonesi olduğu, çocuklarının örgüte müzahir kurumlarda eğitim gördüğü ve örgütsel çağrı ve talimatlarla uyumlu Bank Asya hesap hareketinin bulunduğundan bahisle atılı suçtan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; Bank Asya hesap hareketlerine ilişkin bilirkişi raporunda, örgütsel çağrı ve talimatlar öncesinde hesapta 000,00 TL civarında bakiye bulunduğu, 20/2/2014 tarihine kadar fazla bir fark göstermeyen hesap bakiyesinin bu tarihte hesaptan 000,00 TL çekilmek suretiyle çok fazla azaltıldığı ve 862,00 TL'ye düştüğü, sonrasında da dikkat çekici para giriş ve çıkışı olmadığı, hesabın bankaya TMSF tarafından el konulmasından sonra da kullanılmaya devam ettiğinin belirtildiği, bu nedenle örgütsel çağrı ve talimatlarla uyumlu bir hesap hareketinden söz edilemeyeceği, benzer birçok dosyada rastlanılanın aksine yoğun olarak bakiye arttırımı yapılan tarihlerde sanığın neredeyse bakiyesini sıfırladığı, dijital inceleme raporunda yer alan maklube adlı yemeği yiyen bir erkek grubuna ait fotoğraf tespitleri ile diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli nitelikte bir delil teşkil etmeyeceği ancak örgütle sempati düzeyinde irtibat ve iltisaki göstereceği kanaatine varılmakla, sanığın örgütle organik bağ kurup bir hiyerarşi içerisinde emir ve talimat aldığına, verilen emir ve talimatları yerine getirmeye hazır olduğuna, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine... [karar verildi]." Beraat kararının kesinleşmesi üzerine başvurucu tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu, işlememiş olduğu bir suç nedeniyle sekiz gün süreyle gözaltında kaldığını, gözaltına alınması nedeniyle eşi ve çocuklarının zor durumda kaldığını, ailesinin ve kendisinin psikolojik yönden etkilendiğini belirtmiş; 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminatın ödenmesi talebiyle dava açmıştır. Antalya Ağır Ceza Mahkemesi başvurucuya 327,60 TL maddi, 600 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca verilen 19/07/2019 tarihli müzekkere cevabında davacının 1/7/2017 yılından itibaren emekli olduğunun, gözaltında kaldığı dönemde herhangi bir gelirinin bulunmadığı, bu durumda davacı yönünden tutuklulukta kaldığı 2017 yılına ait maddi kaybı ile ilgili itibar edilebilecek bir belge ibraz edilmemesi nedeniyle tutuklulukta kaldığı 2017 yılına ait aylık net asgari ücret rakamlarına göre maddi tazminat hesabı yapılmıştır. Burada sanığın 2017 yılında gözaltında kaldığı dönem içerisinde net asgari ücret miktarının 404,06 TL, bunun net günlük ederinin 46,80 TL olduğu anlaşılmakla; 30/3/2017-06/04/2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı 7 günlük süre için 46,80 TL'nin 7 gün ile çarpılması sonucu elde edilen 327,60 TL maddi tazminata davacının hak kazandığı vicdani kanısına ulaşılmıştır.Öte yandan davacının haksız olarak 7 gün süre ile gözaltında kaldığı anlaşıldığından sosyal ve ekonomik durumu, gözaltında ve tutuklulukta kalmasına neden olan olayın oluş tarzı, suçun niteliği, bu durumun meydana getirdiği üzüntü ve alınacak manevi tazminatın zenginleşme sonucu doğurmayacak miktarda hak ve nesafet kurallarına uygun olması gerektiği hususu da gözetilerek takdiren 600 TL manevi tazminatın verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir." Başvurucu; tazminat miktarının düşük olduğunu, gözaltı sürecinin etkilerinin dikkate alınmadığını, uzun gözaltı süresi sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi 2/6/2020 tarihinde manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirtmiş, tazminat miktarını 000 TL'ye çıkarmak suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu 14/7/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. A.A. [GK], B. No: 2017/34502, 21/10/2021, §§ 22-