11. Ceza Dairesi 2010/17410 E. , 2013/2545 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk 1- Sanığın Mamak'ta bulunan mağazasını ...'a içindeki mallar ile birlikte devrettiğini, suça konu bonoyu ... ile ortağı ...'in kendisine birlikte verdiklerini, bu bono yanında ayrıca 5.000 TL bedelli iki adette çek aldığını savunma…
**11. Ceza Dairesi 2010/17410 E. , 2013/2545 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk 1- Sanığın Mamak'ta bulunan mağazasını ...'a içindeki mallar ile birlikte devrettiğini, suça konu bonoyu ... ile ortağı ...'in kendisine birlikte verdiklerini, bu bono yanında ayrıca 5.000 TL bedelli iki adette çek aldığını savunması, sanık müdafiinin 15.01.2009 tarihli temyiz dilekçesi ekinde 30.11.2007 keşide tarihli keşidecisi ... olan 5.000 TL bedelli bir adet çek fotokopisini ibraz etmesi, katılanın aldığı mobilyalar karşılığı olarak 2.100 TL bedelli bir adet bonoyu Keyif Alışveriş merkezinin sahibi ...'e verdiğini ancak bono bedelini ödeyip senedini geri aldığını beyan edip senet aslını ibraz etmesi, ... ve ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 01/05/2008 gün ve 2007/30553 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı katılan tarafından itiraz edilmiş olması, suça konu bono arkasındaki ilk cironun ...'a ait olması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanığın devrettiğini iddia ettiği iş yerine ait ticari kayıtlar celp edilerek, ... ve ...'e devir işleminin yapılıp yapılmadığı, devir yapılmış ise bedelinin ne kadar olduğu tespit edilip, ... ve ... hakkındaki itiraz sonucu araştırılıp, kamu davası açılmış ise dosyasının getirtilip incelenmesi, imkanı varsa birleştirilmesi, aksi halde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı suretlerinin dosyaya intikalinin sağlanması, ... ve ... hakkında dava açılmadığının belirlenmesi halinde tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, imza ve yazı örneklerinin temini ile bono üzerindeki yazı ve düzenleyen imzası ile senet arkasındaki ilk ciro eden yazı ve imzasının kimin eli ürünü olduğunu tespit edilmesi, sanık müdafii tarafından imza incelemesi sonucu Ankara 13. İcra Ceza Mahkemesi'nce alındığı belirtilen bilirkişi raporunun getirtilip incelenmesi ve belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, suça konu bono aslı celp edilerek incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde aslının dosya içine konulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunu takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden ve aldatma kabiliyetinin ne şekilde oluştuğu da karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulması, 2- Türk Ticaret Kanunun 688/6 ve 689/4. maddeleri uyarınca bonoda tanzim yerinin yazılı bulunması zorunludur, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bono tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun anılan kararında belirtildiği üzere düzenleme (keşide) yerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek ve başka yerleşim yerlerini çağrıştırmayacak biçimde açık, net ve herkes tarafından anlaşılabilir şekilde gösterilmesi gerekir. Suça konu senedi düzenleyenin ismi yanında "Barışyolu cd. No:26 sk 3/12 İncirli/K.ören” biçiminde adres gösterilmiştir. Bu nedenle suça konu bono aslı duruşmada incelenip, borçlunun ismi yanında yazılı düzenleme yerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde ve açıkça belirtilip belirtilmediği tespit edilip, neticesine göre sanığın eyleminin “resmi belgede sahtecilik” veya “özel belgede sahtecilik” suçlarını oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi, 3-Suça konu sahteliği kabul edilen senedin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.