Ceza Genel Kurulu 2014/635 E. , 2017/250 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 02.10.2013 Sayısı : 332-420 Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...'nın beraatine ilişkin, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.10.2013 gün ve 332-420 sayılı hükmün, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 27.03.2014 gün ve 465-4129 sayı ile; "Oluşa uyg…
**Ceza Genel Kurulu 2014/635 E. , 2017/250 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 02.10.2013 Sayısı : 332-420 Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...'nın beraatine ilişkin, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.10.2013 gün ve 332-420 sayılı hükmün, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 27.03.2014 gün ve 465-4129 sayı ile; "Oluşa uygun kabule göre, mağdure ile sanık ...'un yaklaşık bir hafta boyunca sanık ...'in ikâmetgahında kalmaları karşısında; sanık ...'in, sanık ...'un işlediği suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna katıldığı gözetilmeden mahkûmiyeti yerine, yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 02.07.2014 gün ve 377321 sayı ile; "İtirazlarımız sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin olarak eyleminin diğer sanık ...'un eylemine yardım eden mi yoksa müşterek fail olarak mı katıldığının tespitine ilişkindir. ... Sanık ...'in suç tarihinde 11 yaşındaki mağdure ...'i evinden alarak arkadaşı olan diğer sanık ...'nın evine götürdüğü, sanık ...'in ise savunmasında açıkça belirttiği gibi yaşının küçük olduğunu bildiği mağdurenin, ailesine de haber vermeksizin yaklaşık bir hafta süreyle evinde kalmasını sağladığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Yüksek Daire de bozma ilamında bu hususu kabul etmekle birlikte sanık ...'in eyleminin yardım etme niteliğinde olduğu kanaatindedir. 5237 sayılı TCK’nun 109. maddesinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu düzenlenmiştir. 'Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan’ ibaresinden anlaşılacağı gibi suçun maddi unsurlarından biri de 'hukuka aykırılık' olarak belirtilmiştir. Madde gerekçesinde de korunan hukuki yarar, ‘kişilerin kendi arzusu ve iradesi çerçevesinde hareket edebilme özgürlüğüdür. Kişiler bir yerde kalma ve bir yere gitme konusunda tercihte bulunma serbestisine sahiptir. Söz konusu suç işlenmekle, kişinin bir yerde kalma ve bir yere gitme hürriyeti ihlal edilmiş olmaktadır. Hukuka aykırı olarak ibaresi hukuken izin vermediği halleri ifade etmektedir’ şeklinde açıklanmıştır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bünyesinde teselsülü de kapsamaktadır. Bu itibarla sanık ...'in mağdurenin bir hafta süreyle bir yerde kalma veya bir yere gitme hürriyetinin engellenmesinde suçun işlenmesindeki rolü, sağladığı katkının önemi, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurması ve suç işleme kararındaki birlik nazara alındığında TCK'nun 37. maddesi anlamında fail olarak sorumlu tutulması gerekmektedir" düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.