20. Hukuk Dairesi 2011/13476 E. , 2012/2910 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Daiserinin 13.07.2006 gün 7759 - 10531 sayılı bozma kararında özetle: "Kadastro sı…
**20. Hukuk Dairesi 2011/13476 E. , 2012/2910 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Daiserinin 13.07.2006 gün 7759 - 10531 sayılı bozma kararında özetle: "Kadastro sırasında çekişmeli ... beldesi 1052 parselin dava dışı 286 parsele uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olarak Hazine adına tespit ve tescil edildiği, davacının tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verilmişse de, komşu parsel kayıtlarının getirtilmediği, taşınmazda bulunduğu bildirilen orman ağaçlarının sayısının, yaşının, dağılımının belirtilmediği, 286 parselin vergi kaydının getirtilerek kayıt miktar fazlası olup olmadığının eski tarihli resmi belgeler üzerinden incelenmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu 1052 parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Arazi kadastrosu 1982 yılında yapılmıştır. Çekişmeli 1052 parsel 31.07.1996 tarihli komisyon kararının kesinleşmesi üzerine 20.09.1996 tarihinde 13310 m2 tarla niteliğiyle ve komşu 286 parsele ait 189 yazım numaralı vergi kaydının miktar fazlası olması nedeniyle Hazine adına tapuya tescil edilmiş, davacı taşınmazın 50-60 yıldır zilyedliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Bozma kararına uyulmakla birlikte bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; mahkemece hükme esas alınan uzman bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, 286 parsele uygulanan vergi kaydının da sınır ve mevki olarak taşınmaza uymadığı açıklanmışsa da, taşınmazın 2001 tarihli memleket haritasında yapraklı ağaç rumuzlu yeşil alanda kaldığı, uzman bilirkişi tarafından bu durumun nedeninin açıklanmadığı, halen taşınmazda fındık ağaçlarının yanısıra, kendiliğinden yetişmiş 10-80 yaşlarında meşe, kestane ve emekle yetiştirilmiş çam, servi, söğüt, göknar ağaçlarının bulunduğu, ziraat bilirkişiden ağaçların taşınmazdaki dağılımını, kapalılık oranını hakim ağaç türünü açıklayan ayrıntılı rapor alınmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya