4. Hukuk Dairesi 2021/18788 E. , 2024/4042 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/900 E., 2021/830 K. HÜKÜM/KARAR : Ret/ İstinaf Talebinin Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/442 E., 2018/551 K. Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar ve…
**4. Hukuk Dairesi 2021/18788 E. , 2024/4042 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/900 E., 2021/830 K. HÜKÜM/KARAR : Ret/ İstinaf Talebinin Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/442 E., 2018/551 K. Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin sahibi, diğer davalı ...'in yönetim kurulu başkanı olduğu Aydınlık Gazetesinin 19.08.2014 tarihli nüshasında ve ayrıca www.aydinlikgazete.com adlı internet sitesinde yayınlanan "okullar açılacak ama sınıflar öğretmensiz" başlıklı haberde kullanılan söz ve ifadelerin müvekkilinin kişilik haklarını ihlal ettiğini, köşe yazısını kaleme alan dava dışı...hakkında dava konusu yazı nedeniyle hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, yazıda geçen " Babasının söylediğini bile anlayamayan birisinin böyle bir işin başında olmasının sonuçlarını görüyoruz." şeklindeki ifadeler ile eğitim sistemine yönelik eleştiri niteliğinde kaleme alınan yazının bütünü arasında düşünsel bağ bulunmadığını, yazının bu yönü ile basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın tirajı yüksek iki gazetede yayınlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, okullardaki öğretmen açığı ile ilgili Eğitim İş Genel Başkanı ... ile ilgili röportaj yapıldığını ve anılan kişi tarafından aktarılan bilgilerin yorum katılmadan haber yapıldığını, dava konusu yazının kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik olduğunu, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yazıda özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, haberin güncel nitelik taşıdığı, yazıda Eğitim-İş Sendikası Başkanı ...'in ifadelerinden başka yazarın kişisel görüşünün bildirilmediği ve yorum yapılmadığı, bu haliyle yazının ifade ve basın özgürlüğü kapsamında bulunduğu, yazıda geçen Milli Eğitim Bakanlığı'nın davacı ile bazı yandaş kuruluşlar ve kurumlar tarafından yönetildiğine dair sözler ile "..babasının söylediğini bile anlamayan birisinin..." şeklindeki sözlerin ise hakaret ya da kişilik haklarına saldırı niteliğinde değil sert eleştiri niteliğinde olduğu ve manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; köşe yazısını kaleme alan dava dışı...hakkında dava konusu haber nedeniyle hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, yazıda geçen "Babasının söylediğini bile anlayamayan birisinin böyle bir işin başında olmasının sonuçlarını görüyoruz." şeklindeki ifadeler ile eğitim sistemine yönelik eleştiri niteliğinde kaleme alınan yazının bütünü arasında düşünsel bağ bulunmadığını, yazının bu yönü ile basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, üçüncü kişilerin ifadesinin aktarılmasının yazıyı hukuka uygun hale getirmeyeceğini, yazının haber niteliği taşımadığını, küçük düşürücü nitelikte olduğunu, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi ve yayın talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haberin kamuoyunu ilgilendirdiği ve kamunun yararına ilişkin bir tartışmaya katkı sağladığı, dava konusu bazı ifadeler kaba, hoşa gitmeyen, incitici olmakla beraber düşünceyi açıklama ve eleştiri hakkının sınırları kapsamında kaldığı, doğrudan davacının kişilik haklarına saldırının hedeflenmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; köşe yazısını kaleme alan dava dışı...hakkında dava konusu yazı nedeniyle hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, yazıda geçen " Babasının söylediğini bile anlayamayan birisinin böyle bir işin başında olmasının sonuçlarını görüyoruz." şeklindeki ifadeler ile eğitim sistemine yönelik eleştiri niteliğinde kaleme alınan yazının bütünü arasında düşünsel bağ bulunmadığını, yazının bu yönü ile basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, üçüncü kişilerin ifadesinin aktarılmasının yazıyı hukuka uygun hale getirmeyeceğini, yazının haber niteliği taşımadığını, araştırılmadan haber yapıldığını, küçük düşürücü nitelikte olduğunu, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi ve yayın talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı şirketin sahibi, diğer davalı ...'in yönetim kurulu başkanı olduğu Aydınlık Gazetesinin 19.08.2014 tarihli nüshasında ve ayrıca gazeteye ait www.aydinlikgazete.com adlı internet sitesinde yayınlanan "okullar açılacak ama sınıflar öğretmensiz" başlıklı haberde kullanılan söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarını ihlal ettiği iddiası ile manevi tazminat ile kararın yayınlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 13, 26, 28 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3 üncü maddeleri, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlığını taşıyan 150 nci maddesinin 1 inci fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir” hükmüne, 4 üncü fıkrada “Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır” hükmüne ve 5 inci fıkrada da “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, 23.11.2018 tarihli duruşmaya davacı vekilinin mazeretsiz olarak katılmadığı ve davalı şirket vekilinin dosyanın işlemden kaldırılmasını talep ettiklerine dair beyanda bulunduğu anlaşılmasına rağmen HMK'nın 150 inci maddesine aykırı şekilde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasının incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.