6. Hukuk Dairesi 2015/6691 E. , 2015/10804 K. "" MAHKEMESİ : Bergama Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/03/2015 NUMARASI : 2014/6-2015/87 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istem uyarlama davası olarak nitelendirilerek davan…
**6. Hukuk Dairesi 2015/6691 E. , 2015/10804 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bergama Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/03/2015 NUMARASI : 2014/6-2015/87 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istem uyarlama davası olarak nitelendirilerek davanın kısmen kabulüne, dava tarihinden itibaren aylık kira bedellerinin KDV dahil 18.000 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait taşınmazda 01/02/2006 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli sözleşme ile kiracı olan davalının halen aylık 6.000 TL+KDV asgari kira bedeli ödediğini, ödenen bu bedelin emsallerinin çok altında kaldığını belirterek çevredeki rayiçler, değişen ekonomik koşullar gözönünde tutularak 01/01/2014 tarafından itibaren aylık asgari kira bedelinin 25.000 TL+KDV olarak tespitini istemiştir. Davalı vekili, uzun süreli kira sözleşmelerinde kira süresi dolmadan kira bedelinin tespiti değil ancak uyarlama davası açılabileceğini, davanın uyarlama davası olarak değerlendirilerek, şartları oluşmadığından reddine karar verilmesini savunmuştur. Sözleşme hukukuna egemen olan sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa) ilkesi, hukukumuzda da kabul edilmiştir. Bu ilkeye göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, kararlaştırılan edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeniyle değişmiş olsa bile borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında olan denge, sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki hâsıl olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık sözleşmenin değişen şartlara uydurulması ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır. Tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi yapmalarına neden olan şartlar daha sonra önemli surette değişmişse artık taraflar akitle bağlı tutulmazlar, değişen koşullar karşısında TMK. nun 2. maddesi uyarınca sözleşmenin yeniden düzenlenmesi imkânı hâsıl olur. Sözleşmenin edimleri arasındaki dengeyi bozan olağanüstü hallere harp, ülkeyi sarsan ekonomik krizler, enflasyon grafiğindeki aşırı yükselmeler, şok devalüasyon, para değerinin önemli ölçüde düşmesi gibi sözleşmeye bağlılığın beklenemeyeceği durumlar örnek olarak gösterilebilir. Akit yapılırken öngörülemeyen değişikliklerin borcun ifasını güçleştirmesi ./...