T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1884 KARAR NO : 2026/153 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/04/2025 NUMARASI : 2024/150 E - 2025/361 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan in…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1884 KARAR NO : 2026/153 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/04/2025 NUMARASI : 2024/150 E - 2025/361 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ortaklık sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye göre davalı tarafın 5.175.000,00 TL ödeme yapacağını, davalı yanın bedelin bir kısmını ayrı ayrı zamanlarda davacıya gönderdiğini, buna karşılık olarak sözleşmenin imzalanmasının akabinde davacıya 5 adet senet imzalattığını, bu senetlerin rakamlarının davalı yanın gönderdiği sermayenin katça fazlası olduğunu, davalı yanın işbu senetlerin imzalamaması durumunda büyük sorunlar çıkacağını beyan ettiğini, davaya konu senedin 15.02.2023 ödeme tarihli ve 1.175.000,00 TL bedelli senet olduğunu, icra takibinin, senedin bedeli üzerinden açıldığını, işbu tarihe kadar yapılan ödemelerin senet alacağından düşülmediğini, dekont ve açıklamalardan da anlaşılacağı üzere takip tarihi öncesi davacı tarafından yapılan ödemenin 961.000,00 TL olduğunu, icra takibindeki anaparanın 214.000,00 TL olması gerektiğini, davacı yanın icra takibinden sonra davalıya 08.05.2023 ve 09.05.2023 tarihlerinde toplam 130.000,00 TL ödeme yapmış olduğunu, davalı yan tarafından işbu bildirimlerin de yapılmadığı gibi borcu kalmayan davacıdan prosedür gereğini, araç haczini kaldıracaklarını, tüm bildirimleri taahhütten sonra verebiliriz denilerek zorla ödeme taahhütnamesi alındığını, davacı tarafından hem davalıya hem de davalı vekiline defalarca tahsil bildiriminde bulunulmasına ilişkin taleplerde bulunulduğunu ancak yerine getirilmediğini, davalı yan tarafından sadece icra takibinden sonra dosya açıklaması ile yapılan toplam 130.000,00 TL'lik ödemenin bildirilmiş olduğunu, davaya konu icra dosyasında davacının hesaplarına bloke konularak 88.005,53 TL tahsil edildiği öne sürülerek davanın kabulüne, dava konusu senetin iptaline veya davacıya iadesine ve icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava konusu senet borcuna istinaden ödeme yaptığı iddiasına konu "borca istinaden" açıklaması ile yapıldığı 16.11.2022 tarihli 175.000,00 TL, 22.11.2022 tarihli 150.000,00 TL, 05.12.2022 tarihli 390.000,00 TL, 03.02.2023 tarihli 150.000,00 TL, 03.01.2023 tarihli 26.000,00 TL ve 03.01.2023 tarihli 70.000,00 TL bedelli ödemelerin hepsinin davalı ile davacı arasındaki 15.11.2022 tarihli ... & ... Ortaklık Sözleşmesi'nden, 11.11.2022 düzenleme ve 21.11.2022 vade tarihli 125.000,00 TL bedelli senetten kaynaklı borçları için yapılmış ödemeler olduğunu, ödeme sonrasında 11.11.2022 düzenleme ve 21.11.2022 vade tarihli 125.000,00 TL bedelli senet aslının davacıya iade edildiğini, 08.05.2023 tarihli 100.000,00 TL ve 09.05.2023 tarihli 30.000,00 TL bedelli "12.İcra ... dosya borcuna istinaden" açıklaması ile yapılan ödemeler dışında dava konusu senet borcuna ilişkin davacının başka herhangi bir ödemesi bulunmadığını, bu ödemelerin işbu dava açıklamasından önce icra dosyasına bildirildiğini, davacının, sözleşme ve senetten kaynaklı borçları için yapmış olduğu ödemeleri işbu dava konusu senet borcuna istinaden yapılmış gibi göstermek istediği öne sürülerek davanın reddine davalı lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.Mahkeme, her ne kadar davacı taraf yapmış olduğu ödemelerin, İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu 1.175.000,00 TL bedelli senet için yapıldığını beyanla borçlu olmadığının tespitini istemiş ise de; takipten önce yapılan ödemelerin icra dosyasına konu senet için yapıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, bahse konu senet için yapılan ödeme miktarının ''12. İcra ... dosya borcuna istinaden '' açıklaması ile toplam 130.000,00 TL olduğu ve bu ödemenin de davalı tarafça dosyaya bildirilmiş olduğu gerekçesi ile;"Davanın REDDİNE" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; borca istinaden açıklaması ile müvekkilinin dava dilekçesindeki gibi senet borcuna karşılık olarak davaya konu bonoya ait borcun ödendiğini yazılı delil olan banka ödeme dekontları ile zaten ispatlandığı,temel ilişki müvekkilinin beyanı ve dekontları ile ispatli iken başka bir ispata konu delil aramasının hukuka ve vicdana aykırı olduğu, huzurdaki davaya konu olayda davalı alacaklı taraf yapılan ödemeleri düşmeyerek başka bir ilişki iddiasını ispattan uzak şekilde salt beyanlar ile müvekkilinden haksız alacak-kazanç sağlamakta iken, bir de müvekkili tarafından banka hesabından gönderdiği paralar ile borca karşılık ödemesi ve bazılarına borca istinaden bazılarına icra dosyasına istinaden şeklinde açıklamalar ile göndermesinin karine olarak mevcut senede karşı olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, müvekkili tarafından haksız kazanç sağlamaya yönelik icrai işlemlere başvuran haksız ve kötüniyetli davalı alacaklı tarafından icra dosyasına konu edilmesi ile birlikte icra dosyası açıklaması ile paraları göndermek zorunda kaldığını,bu durumla baş etmesi mümkün değil iken verdiği davaya konu karşılık borca istinaden yazmasının hayatın olağan akışı dahilinde olduğu,takip sonrası ile de doğal olarak icra dosyasını yazmak zorunda kaldığını,bu hususta dahil takip sonrası döneme açıklama yazıp önceki döneme ilişkin olarak borca istinaden yazmasının beklenebilecek bir hal olduğu, ayrıma giderek yazılan banka ödeme dekontlarındaki açıklamaların farklılığı halinde sanki başka bir borç varmış da o borcun ödemesi gibi zorlama bir anlayış ile karar verilmesi dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olup borçluyu alacaklı yararına mahkeme kararı zarara uğratmaktan başka bir durum olmadığını, yerel mahkemece borcu asla kabul etmemekle birlikte ne borca istinaden açıklaması ne de icra dosyasına istinaden açıklaması ile yapılan ödemeler düşülmeden ve hesap yapılmadan karar verildiğini,davacı ...'tan davalı tarafın borca karşılık olmak üzere senetler aldığı,dvaya konu senet 15.02.2023 ödeme tarihli ve 1.175.000,00 TL bedelli bir senet olup ödeme tarihinde davalı yanca ihtiyati haciz ile müvekkiline haciz işlemleri yapıldığını,davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi senet bedeli üzerinden açılmış ve işbu tarihe kadar yapılan ödemelerin senet alacağından düşülmediğini,davacı müvekkilinin icra takibi öncesinde davalıya banka yoluyla gönderdiği ödeme dekontları bu hususta dava dilekçesi ekinde sunulmuş olup, ödeme tutar ve tarih bilgileri aşağıda gibi dava dilekçesinde de sunulduğunu,16.11.2022 tarihinde 175.000,00 TL ,22.11.2022 tarihinde 150.000,00 TL ,05.12.2022 tarihinde 390.000,00 TL,03.02.2023 tarihinde 150.000,00 TL,03.01.2023 tarihinde 70.000,00 TL VE 26.000,00 TL,08.05.2023 Tarihinde ... dosya borcuna istinaden açıklamasıyla 100.000,00 TL,09.05.2023 Tarihinde ... dosya borcuna istinaden açıklamasıyla 30.000,00 TLnın dekont ve açıklamalardan da anlaşılacağı üzere takip tarihi öncesi müvekkili tarafından yapılan ödemenin 961.000,00 TL olduğu, icra takibindeki anapara 214.000,00 olmalı iken, müvekkili tarafından borca/senede dair yapılan ödemeler yapılmamış gibi icra takibi başlatıldığını,davalının kötü niyetli olarak, 961.000,00 TL ödemeyi düşürmeden 1.175.000,00 TL üzerinden icra takibi başlattığını,işbu sebeple para, vekalet ücreti, faiz rakamı, tahsil harcı gibi bedeller fahiş olup, takip tarihi olan 15.02.2023 tarihine kadar yapılan ödemeler düşürüldükten sonra, faiz, masraf, vekalet ücreti ve tahsil harcı gibi ferilerin ve tüm alacak kalemlerinin borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile yeniden düzenlenmesi gerektiğini,davalı yan, ödenen bedeli anaparadan düşmediği gibi, kötü niyetli olan işlemlerine icra dosyasında da devam ettiğini, davalı yan icra takibinden sonra davalıya 08.05.2023 ve 09.05.2023 tarihlerinde toplam 130.000,00 TL ödeme yapmış olup ,davalı yan tarafından işbu bildirimler de yapılmadığı gibi borcu kalmayan müvekkilinden prosedür gereği denilerek, araç haczini kaldıracağız, tüm bildirimleri taahhütten sonra verebiliriz diye zorla ödeme taahhütnamesi alındığını,bahsi geçen ödeme taahhütnamesi 30.05.2023 tarihli olup, davalının yaptığı tarih öncesi ödemeler ve takip sonrası yapılan 130.000,00 TL lik ödemenin düşülmeden yaptığını, bu haliyle dahi müvekkiline baskı altında işlem yaptırıldığının açık olduğunu,ayrıca , işbu davan konusu olmamakla beraber , davalı yanca müvekkiline karşı başlatılan 5 adet icra takibi mevcut olup, taraflar aynı olmasına rağmen 3 icra takibinin de aynı gün ve ayrı ayrı açıldığını,davacı tarafından hem davalıya hem de davalı vekiline defalarca tahsil bildiriminde bulunulmasına ilişkin taleplerde bulunulmuş ancak yerine getirilmediğini, taki soruşturma başvurusu yapılması ve dosyalar için arabulucu başvurusu yapılmasına kadar,bu süreçte dahi yaklaşık 1 yıl önce yapılan ödemenin bildirimi 28.02.2024 tarihinde dosyaya bildirilmiş ancak yasal olarak yatırılması zorunlu tahsil harcı yatırılmadığından hala talep kabul görmemiş ve müvekkili aleyhine faiz işlemeye devam ettiğini,davalı yan tarafından , sadece icra takibinden sonra dosya açıklaması ile yapılan toplam 130.000,00 TL lik ödeme bilgisi bildirilmiş olup, diğerlerinden imtina edildiğini,bu hesaplamanın dahi gerekçeli kararda olduğu gibi mahkemece dikkate alınmadığından yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılması gerektiğini, davaya konu icra dosyasında müvekkilinin hesaplarına bloke konulmuş olup 88.005,53 TL tahsil edildiğinin dosyada mevcut olduğu,ancak, 30.05.2023 tarihinde gelen bu ödeme, icra dosyasına girmiş olduğu alde yine de davalı yan tarafından hazırlanan ödeme taahhütnamesinde bu bedelin düşümü yapılmadığını,davacıya karşı ayrı ayrı 5 icra takibi başlatılmış olup, ilk başlatılan icra takibinin huzurdaki dosyaya ilişkin olduğu, yapılan tüm ödemeler en yakın tarihli senedin konusu olup, müvekkili tarafından işbu borca ilişkin toplam 1.179.005,53 TL banka-icra kanalıyla yapılan ödemelerin mevcut olduğunu,davalı tarafından müvekkili aleyhine haksız kazanç sağlamak maksadıyla yapılan icra takibinin ve akabinde yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu,, borcun ödenmiş olması açık olup, bu hususların mahkemece dinlenilmemesi sebebi ile istinaf talebinde bulundukları,yapılacak incelemede yerel mahkemece dosyanın gönderildiği ve hazırlandığı bilirkişi raporu ve talepleri gibi , davaya konu senede ve icra dosyasına ilişkin müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,takibe konu senet nedeniyle menfi tespit ve senedin iptali,senedin iadesi talebine ilişkindir.Taraflar arasında bir adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu ve ilgili adi ortaklık sözleşmesinde davalının sermayedar olarak 5.175.000 TL ödeyeceği,davalının ise emeğini koyan ortak sıfatıyla adi ortaklıkta işletmeci olarak belirtildiği görülmüştür. İstanbul 12.İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 1.175.000,00 TL lık senedin tahsiline dair kambiyo yoluyla takip yapıldığı,alacaklı vekilinin 08.05.2023 tarihinde 100.000,00 TL ve 09.05.2023 tarihinde 30.000,00 TL haricen ödeme yapıldığını bildirerek tahsil harcını yatırdığı tespit edilmiştir.Davacı tarafça sunulan banka dekontlaında;16.11.2022 tarihinde ... Bankası aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 175.000,00 TL, 22.11.2022 tarihinde ... Bankası aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 150.000,00 TL, 05.12.2022 tarihinde ... Bankası aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 390.000,00 TL, 03.01.2023 tarihinde en para aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 70.000,00 TL, 03.01.2023 tarihinde en para aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 26.000,00 TL, 03.02.2023 tarihinde en para aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 150.000,00 TL, 08.05.2023 tarihinde en para aracılığı ve 12. İcra ... dosya borcuna istinaden açıklaması ile 100.000,00 TL ve 09.05.2023 tarihinde en para aracılığı ve 12. İcra ... dosya borcuna istinaden açıklaması ile 30.000,00 TL ve toplamda 1.091,000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının ödemelerine ilişkin alacaklı vekilince 08.05.2023 tarihinde 100.000,00 TL ve 09.05.2023 tarihinde 30.000,00 TL yönünden icra dosyasına haricen ödeme beyanında bulunulduğu,bunun dışında ise davacının banka kanalı ile borca istinaden yaptığını belirttiği ödemelerin hangi borca ilişkin olduğunun banka dekontlarından anlaşılamadığı görülmüştür. Davacının icra dosyasına bildirilen ve alacaklının kabul ettiği toplam 130.000 TLlık ödeme dışında borca mahsuben yaptığı bildirilen (16.11.2022 tarihinde ... Bankası aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 175.000,00 TL, 22.11.2022 tarihinde ... Bankası aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 150.000,00 TL, 05.12.2022 tarihinde ... Bankası aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 390.000,00 TL, 03.01.2023 tarihinde en para aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 70.000,00 TL, 03.01.2023 tarihinde en para aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 26.000,00 TL, 03.02.2023 tarihinde en para aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 150.000,00 TL, 08.05.2023 tarihinde en para aracılığı ve 12. İcra ... dosya borcuna istinaden açıklaması ile 100.000,00 TL ve 09.05.2023 tarihinde en para aracılığı ve 12. İcra ... dosya borcuna istinaden açıklaması ile 30.000,00 TL ve toplamda 1.091,000,00 TLlık) ödemelerin söz konusu icra takibine konu senet için yapıldığı davacı tarafça açıkca ispat edilememiş isede; davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece (16.11.2022 tarihinde ... Bankası aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 175.000,00 TL, 22.11.2022 tarihinde ... Bankası aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 150.000,00 TL, 05.12.2022 tarihinde ... Bankası aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 390.000,00 TL, 03.01.2023 tarihinde en para aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 70.000,00 TL, 03.01.2023 tarihinde en para aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 26.000,00 TL, 03.02.2023 tarihinde en para aracılığı ve borca istinaden açıklaması ile 150.000,00 TL, 08.05.2023 tarihinde en para aracılığı ve 12. İcra ... dosya borcuna istinaden açıklaması ile 100.000,00 TL ve 09.05.2023 tarihinde en para aracılığı ve 12. İcra ... dosya borcuna istinaden açıklaması ile 30.000,00 TL ve toplamda 1.091,000,00 TL lık) yapılan ödemelerin dava konusu senet borcuna istinaden yapılıp yapılmadığı hususunda davacı tarafa davalıya karşı yemin teklifinde bulunup bulunmadığının hatırlatılması,yemin teklifinde bulunulduğu taktirde buna göre yargılamaya devam edilerek karar verilmesi gerekirken,eksik inceleme ile hüküm kurulduğu belirlenmiştir.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.Bu nedenle davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak,belirtilen hususlarda yargılama yapılarak karar verilmesi için dosyanın mahkemesine geri gönderilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/01/2026