1. Hukuk Dairesi 2013/10317 E. , 2013/13730 K. "" MAHKEMESİ : TAVAS ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2013 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, duruşma isteği değerden reddedilerek, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuks…
**1. Hukuk Dairesi 2013/10317 E. , 2013/13730 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : TAVAS ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2013 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, duruşma isteği değerden reddedilerek, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeği ve toplanan delillerden; miras bırakanın 6388 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu M. M.a, 6387 parsel sayılı taşınmazını davalı M.'e satış suretiyle temlik ettiği, bilahare M.'ün de 6387 parseli diğer davalı Ş.'ye satış suretiyle temlik ettiği, miras bırakanın 15.05.2006 tarihinde öldüğü, geride evlatları olan davanın tarafları ile dava dışı H. isminde çocuğunu yasal mirasçı olarak bıraktığı, davalı M.'ün murisin akrabası, diğer davalı Ş.'nin ise murisin gelini olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.