10. Hukuk Dairesi 2025/17847 E. , 2026/1722 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/165 E., 2023/395 K. Taraflar arasında istinaf incelemesinden geçen iş kazası nedeniyle tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması üzerine bozma kararına uyan İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edil…
10. Hukuk Dairesi 2025/17847 E. , 2026/1722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/165 E., 2023/395 K. Taraflar arasında istinaf incelemesinden geçen iş kazası nedeniyle tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması üzerine bozma kararına uyan İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi sigortalı ...’ın 08.08.2014 tarihinde meydana gelen kalp krizi niteliğindeki iş kazasında vefatı nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere her bir müvekkili için 500,00 TL’şer maddi tazminat ile 50.000,00 TL’şer manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olayın iş kazası olmadığını, müteveffanın geçirmiş olduğu kalp krizinin iş kazası olarak kabulünün mümkün bulunmadığını, davacıların murisi işçinin kalp krizinin işyerinde değil öğle arasında dinlenmeye çıktığı sırada işyeri sınırlarının dışında geçirdiğini, öğle saatinde gölgelik alanda dinlendiği esnada rahatsızlanarak arkadaşlarına telefonla haber verdiğini, müteveffanın yoğun çalışma temposunda çalıştırıldığını ve fazla çalışma yaptığı iddiasının doğru olmadığını, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda son derece özenli hareket ettiklerini, işyerinde işyeri hekiminin bulunmadığı iddiasının doğru olmadığını, müvekkili firmada işyeri hekiminin çalışmakta olduğunu, olaydan sonra arkadaşları tarafından vakit kaybetmeksizin en yakın sağlık kuruluşuna getirilerek müdahalede bulunulduğunu, müvekkili şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI A. İlk Derece Mahkeme Kararı İlk Derece Mahkemesince 24.05.20 18... /1347-2018/257 sayılı ilamı ile “Yapılan yargılama, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları kapsamında dosya üzerinden kusur tespiti açısından bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiş, 20.04.2017 tarihli üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda davalı şirketin %20, ... ...'ın %10 oranında kusurlu oldukları ve %70 oranında ölüm olayının kişisel bünyeye bağlı faktörlerden ileri geldiği belirtilmiş, rapora itiraz üzerine dosya yeniden 3 kişilik Kardiyolog, İş Güvenliği Uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, ölüm olayında ... ...'ın %30 oranında kusurlu olduğu, olayda kişisel bünyeye bağlı faktörlerin etkisinin %70 oranda olduğu belirlenmiş, iki rapor arasında farklılık nedeni ile yeniden heyette Kalp ve Damar Cerrahı uzmanıda katılmak suretiyle iş güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine verilmiş, raporda da müteveffanın %30 oranında kusurlu olduğu, ölümün meydana gelmesinde %70 oranında kaçınılmazlık faktörünün etkili olduğu, davalı şirkete atfı kabil kusurun bulunmadığı belirlenmiştir. Olayın iş kazası olduğuna ilişkin bir uyuşmazlık bulunmamaktadır, alınan iki raporda davalı şirkete atfı kabil bir kusurun bulunmadığı belirlenmiş olduğu” gerekçesiyle “Davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine” karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 22.09.20 20... /87-2020/80 K. sayılı ilamı ile 6100 sayılı HMK.'nın 355. maddesi kapsamında dosya incelendiğinde: dosyadaki yazılara, hükmün dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararına davacılar vekilinin temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde dairemiz 28.12.2021 tarih ve 2021/1035 Esas- 2021/13737 sayılı ilamı ile "... somut olayda, SGK müfettişi tarafından düzenlenen rapora göre olayın iş kazası olduğunun kabul edilmesi gerektiğine işaret edilmekle beraber, işverenin kusurunun aranmasına yer olmadığı kanaatinin belirtildiği, kusur bilirkişi heyetlerinden alınan raporlarda ise 20.04.2017 tarihli raporda davalı işveren %20, işçi %10 kusurlu kabul edilmişken olayda %70 oranında bünyesel faktörün etkisinin bulunduğu, tespit edilmişken 30.08.20 17... .01.2018 tarihli raporlarda ise sigortalının %30 kusurlu olduğu, işverenin alabileceği bir önlem olmadığı belirtilerek atfı kabil kusuru olmadığı, olayda %70 oranında bünyesel faktörün etkisinin bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemece birbirini doğrulayan bilirkişi heyeti raporlarına itibarla davanın reddine karar verdiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece yapılacak iş; davaya konu olayla irtibatı olan Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasını getirterek işçinin olay anında maruz kaldığı işyeri ve çevresel şartları belirlemek, aynı zamanda davacının kaza öncesinde mevcut tansiyon, kalp ve damar rahatsızlığına ilişkin var ise tedavi kayıtlarını getirtip, davacının bünyesinde bulunan rahatsızlığı açıkça tespit etmek, işverenin sigortalının ... sağlık muayenelerini olay anında geçerli mevzuatın gerektirdiği şekilde yerine getirip getirmediğini bu cümleden olarak sigortalının bünyesel durumuna uygun işte çalıştırılıp çalıştırılmadığı açıklığa kavuşturulmak, işverenin işyerinde sağladığı iş sağlı ve güvenliği tedbirlerinin neler olduğu hangi tedbirlerin alındığı hangi tedbirlerin alınmadığı, risk değerlendirmesinin yeterli olup olmadığını araştırmak, işyerinde işyeri hekimi istihdam edilmekle beraber bu hekimin verdiği hizmetle mevcut olayın önlenmesinin mümkün olup olamayacağı hususunu değerlendirmek, öte yandan davacıda olumsuz yaşam şekli, beslenme tarzı, genetik faktör, sigara kullanımı gibi etkenler ile tanık beyanlarında geçen davacının kullanması gereken ilaçları kullanmadığının araştırılıp bu gibi durumlar var ise bu gibi durumların olayın gerçekleşmesi üzerindeki etkisi hususundaki deliller toplanmak, toplanacak bu delillerle beraber somut ölüm olayının gerçekleşmesinde işyeri şartları, yaşam şekli, bünyesel faktör ile olay anındaki etkenler bir bütün olarak değerlendirilerek, davacı itirazlarını karşılar mahiyette somut verilere dayalı kusur raporunun düzenlenmesi için dosyanın alanında uzman Kardiyolog hekimin de yer aldığı, A sınıf İş güvenliği uzmanı heyete tevdi ederek, ölüm iş kazası olayının gerçekleşmesinde tarafların kusur oranları ve bünyesel faktörün etkisini belirleyecek mahiyette rapor aldırmak alınacak bur raporla beraber dosyadaki veriler değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; "...Mahkememizce tanzim ettirilen 18.08.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davalı ... İnş. .... Şti.'nin; kazalının işvereni olarak, işyerinde kazalı çalışanına verdiği iş kapsamında zorlama, stres vb. unsurlar oluşmasına neden olacak uzun sürelerde çalıştırılması, üretim baskısı vb. içerir bir iş organizasyonu kurduğuna ilişkin bir tespit yapılamaması ile kişinin bünyesel nedenlere bağlı olarak oluşan aterosklerotik kalp hastalığından kaynaklı kalp krizi geçirdiği, amir mevzuat kapsamında sağlık gözetiminin işverenlik tarafından yapıldığı ve tansiyon probleminin olduğu, ancak çalışmasına engel bir durum teşkil etmediğinin hekim raporu ile belgelendiği göz önüne alındığında, aterosklerotik kalp hastalığının özel tetkikler yapılarak anlaşılabileceğinden hareketle kişinin bu hususa ilişkin şikayetini belirtmeksizin işyerinin bu hastalığı öngörmesinin beklenemeyeceği değerlendirmesi ile kaza olayının meydana gelmesinde etkisinin olmadığı, tansiyon düzensizliği, yeme alışkanlığı, çalışma temposu, sigara kullanımı vb. etkiler karşısında damar yapısı, damar içerisinde yağ birikimi vb. vücut fonksiyonlarını içerir ...'ın bünyesel faktörlerinin; kaza olayının meydana gelmesinde %70 (yüzde yetmiş) oranında etkisinin olduğu, Kazalı ...'ın; kişinin ölüm nedenine ilişkin yapılan otopsi sonucu düzenlenen raporunda ölüm sebebinin aterosklerotik kalp hastalığından kaynaklı olduğunun tespitinden hareketle; kazalı müteveffanın 12.01.2013 tarihli İşe Giriş/... Sağlık tetkiklerinde tansiyon sorunu olduğu ve takip edilmesi gerektiğini bilmesine ve bu hususta devamında yapılan kardiyoloji kontrollerinde tedavi kapsamında ilaç öngörülmesine rağmen ilacını düzenli kullanmaması ve tansiyon riskini düzenli takip etmemesi, 21.02.2014 tarihli İşe Giriş/... Sağlık tetkikleri bu hususa ilişkin tedavi süreci ve şikayetleri hakkında işyeri hekimini bilgilendirmemesi, boy kilo endeksinde sağlık yönünden ideal kilonun üzerinde olduğu ve sigara kullandığı tespitinden hareketle sağlığını koruma ve kollama hususunda yeterli dikkat ve özeni göstermemesi ile kaza olayının meydana gelmesinde %30 (yüzde otuz) oranında etkisinin olduğu tespit edilmiştir... " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; işveren, işyerinde İlk Yardım Yönetmeliği 1. maddesi uyarınca personel sayısına göre ilk yardım görevlisi bulundurmak zorunda olmasına karşın bu nitelikte personel istihdam etmediği, kalp krizi durumunda, ilk anda yapılması gereken ilk yardımın olay yerindeki işçiler ve iş yeri hekimi tarafından gerçekleştirilmemiş olduğunu, olayın görgü tanıklarından ... duruşmada hazır edilmesine karşın dinlenilmediğini, işveren tarafından iş sağlığı ve güvenliğinin işyerinde temini açısından gerekli denetim ve kontrol mekanizması oluşturulmadığını, maddi tazminatın hesaplanması gerektiği halde hesaplanmaması, manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi nedeniyle kararın yerinde olmadığına işaretle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 1. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55... . maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19... . maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri. 2. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.