Başvurucu, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesince hakkında verilen mahkûmiyet kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinin kendisine gönderilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, Antalya Asliye Ceza Mahkemesince hakkında verilen mahkûmiyet kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinin kendisine gönderilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 11/3/2013 tarihinde Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 17/3/2010 tarihli iddianamesiyle hırsızlık suçundan cezalandırılması için Antalya Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Antalya Asliye Ceza Mahkemesinin 26/5/2010 tarih ve E.2010/147, K.2010/715 sayılı kararıyla başvurucunun, hırsızlık suçundan 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. Bu karar 14/7/2010 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, denetim süresi içerisinde 20/12/2010 tarihinde işlediği başka bir hırsızlık suçundan dolayı Antalya Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmış ve hapis cezası ile cezalandırılmıştır. Antalya Asliye Ceza Mahkemesinin ihbarı üzerine Antalya Asliye Ceza Mahkemesi dosyayı yeniden ele alarak 22/3/2011 tarih ve E.2010/147 K.2010/715 sayılı ek kararı ile başvurucunun denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinden bahisle ertelemeye ilişkin hükmün iptali ile hükmedilen hapis cezasının infazına karar vermiştir. Antalya Asliye Ceza Mahkemesinin ek kararı itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Başvurucu, denetim süresi içerisinde 21/12/2010 tarihlerinde işlediği başka bir hırsızlık suçundan dolayı daha Antalya Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmış ve mahkum olmuştur. Antalya Asliye Ceza Mahkemesinin ihbarı üzerine Antalya Asliye Ceza Mahkemesi 19/6/2012 tarih ve E.2010/147 K.2010/715 sayılı ek kararı ile daha önce ertelenmiş cezanın aynen infazına karar verilmesi nedeniyle ihbar hakkında işlem yapılmasına yer olmadığına karar vermiştir. Antalya Asliye Ceza Mahkemesinin 19/6/2012 tarihli ek kararı başvurucuya 22/7/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu Antalya Asliye Ceza Mahkemesinin 19/6/2012 tarihli ek kararına itiraz etmiş, Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin 5/10/2012 tarih ve 2012/1174 İş sayılı kararı ile itirazın yasal süresinden sonra yapıldığı ve itiraz edilen kararda sanık aleyhine herhangi bir karar verilmediği gerekçeleriyle reddedilmiştir. Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair kararı 5/10/2012 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu bu kez 11/10/2012 tarihinde, Antalya Asliye Ceza Mahkemesinin 19/6/2012 tarihli ek kararını temyiz etmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 4/2/2013 tarih ve E. 2012/30545, K. 2013/1889 sayılı ilamı ile Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin 5/10/2012 tarihli itirazın reddine dair kararının kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (1), (3) ve (7) numaralı fıkraları şöyledir:(1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir. … (3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. … (7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir. …”