4. Hukuk Dairesi 2021/20541 E. , 2024/631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/544 E., 2021/482 K. DAVA TARİHİ : 10.03.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/Taraf Vekillerinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/70 E., 2020/95 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekill
**4. Hukuk Dairesi 2021/20541 E. , 2024/631 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/544 E., 2021/482 K. DAVA TARİHİ : 10.03.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/Taraf Vekillerinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/70 E., 2020/95 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...'a ...Hastanesi'nde gerekli teşhis ve tedavinin uygulanmaması sebebiyle hayatını kaybettiğini, müteveffanın yakınları tarafından Milli Savunma Bakanlığı aleyhine açılan davada Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 2. Daire Başkanlığı'nın 2016/68 esas ve 2016/1148 karar sayılı dosyası ile tazminata hükmedildiğini ve yakınlarına 473.373,93 TL ödeme yapıldığını, dava dışı ...'un tedavisinde davalı doktorun tedaviye geç başlaması ve akciğerinde yer alan kitlenin yanlış olarak ölçülmesi nedeniyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 2. Daire Başkanlığı'nın 2016/68 esas sayılı dosyasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri tarafından hazırlanan 09.02.2015 tarihli tıbbi bilirkişi raporu ile kusurlu olduğunun belirlendiğini ve davalı doktorun görevini yerine getirirken kusurlu davranarak idareyi tazminat ödemek zorunda bıraktığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 473.373,93 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu tedavi nedeniyle hiçbir kusur yada ihmalinin bulunmadığını,... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Radyoloji Uzmanı olarak görev yapmakta iken ve mecburi hizmetini tamamlamış olmasına rağmen... İl Sağlık Müdürlüğünün gayri hukuki görevlendirme yazısı ile ...Hastanesine geçici görevlendirildiğini, o tarih itibariyle ...Hastanesinde bulunan tomografi cihazının da geri kalmış bir makine olup, 2 dedektörlü olarak tabir edilen ve 50 yıl önceki teknolojiye sahip bir cihaz olduğunu, dava konusu ölüm olayı ile davalının eylemi arasında nedensellik bağının bulunmadığını ve hastanın ölümü nedeniyle müvekkili doktora kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının ...Hastanesinde radyoloji uzmanı olarak çalıştığı dönemde, müteveffanın periyodik muayenesi esnasında çekilen akciğer grafisinde hatalı raporlamada bulunması nedeniyle hastanın tedavisine geç başlanılması ve sonucunda hastanın vefat etmesi nedeniyle hasta yakınları tarafından davacı ... aleyhine idari yargıda açılan davanın kabulle sonuçlandığı ve idare mahkemesi kararına istinaden Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2016/16996 Esas sayılı dosyasında yapılan ilamlı icra takibi ile davacı kurum tarafından hasta yakınlarına 473.373,930 TL tutarında ödeme yapıldığı, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'ndan alınan 22.12.2017 tarihli raporda, davalı hekimin kusurlu olduğu ancak zamanında teşhis konulup tedaviye başlanılması halinde de hastalığın akıbetinin değişmeyeceği yönünde mütalaada bulunulduğu, rapora itiraz edilmesi üzerine İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan 01.02.2020 tarihli raporda, hizmetin ve organizasyonun sürekli ve etkin hizmet verecek şekilde işler tutulması gerekliliği ilkesi gereği sağlık hizmetinde gecikmeye ve hataya sebebiyet vermesi nedeniyle kuruma % 75 oranında, yanlış ölçüm nedeniyle tedavinin gecikmesine mahal vermesi nedeniyle hekime %25 oranında kusur yüklenebileceği yönünde görüş bildirildiği ve davalıya ancak kusuru oranında rücu edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 118.343,48 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 2. Daire Başkanlığının 2016/68 esas sayılı dosyasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri tarafından hazırlanan raporda davalı doktor tarafından yanlış tedavi ve teşhis uygulandığı, cerrahi müdahale şansının olduğu, bunun yapılması halinde hastanın daha fazla yaşama şansının olabileceği, tedavi ve tetkiklere 3,5 ay geç başlandığı, kitlenin yanlış ölçülmesinin hatalı olduğu ve bu hatalı işlemleri gerçekleştirenin davalı doktor olduğunun belirlendiğini, İlk Derece Mahkemesince davalının % 25 oranında, davacı kurumun ise % 75 oranında kusurlu olduğu yönündeki hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, bu raporu kabul etmediklerini, gerçek oranlama ve tespitler içermediğini, hekimlerin görevlerini yaparken her hal ve şartta özen ve dikkat yükümlülükleri bulunduğunu, eksik inceleme ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı müvekkilinin......Devlet Hastanesinde mecburi görevini ifa ederken, davacı idare tarafından usule aykırı şekilde geçici görevle ve yeterli donanımı olmayan ...Hastanesinde görevlendirildiğini, cihazların teşhis açısından yetersiz olduğunu, müteveffa hasta ...'a gerektiğinden fazla özen göstererek muayene ettiğini, hastanede bulunan 50 yıllık ve bakımsız cihazlar ile filmler çekip, rapor tanzim ettiğini, bilgisayar üzerinden bakarak ölçümler yaptığını, hastanın... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde alınan biyopsi sonucu kanser hücrelerine rastlanıldığını ve GATA'da ameliyat olduğunu, 02.03.2014 tarihinde vefat ettiğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hastanenin donanım, cihaz ve personel bakımından yetersiz olduğunu, ayrıca mahkemece Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda müteveffa hasta yönünden zamanında teşhis yapılmasının dahi hastalığının akibetini değiştirmeyeceğinin tespit edildiğini, bu nedenle müvekkiline izafe edilecek bir kusur bulunmadığını, dolayısıyla tazminata mahkum edilemeyeceğini ve davacı kurumun davalıya ancak kusuru oranında rücu edebileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgeler ile kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece hükme esas alınan 01.02.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, yerel mahkemece denetime elverişli, açıklayıcı ve ayrıntılı bu rapora itibar edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisinin, usul ve yasaya uygun olmasına göre taraf vekillerinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusuna konu edilen nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı doktorun tedavi hatası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle davacı kurum tarafından vefat eden kişinin yakınlarına ödenen tazminatın davalı doktordan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15 inci maddesi, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13 üncü madde. 3. Değerlendirme 1. Resmi Gazetede 27.05.2022 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13 üncü madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmünü haizdir. Dosya kapsamından, davalı doktor ...'nın ...Hastanesinde Radyoloji Uzmanı olduğu, dava dışı ...'un hasta yakınları tarafından ...Hastanesinde uygulanan tedavide hizmet kusuru olduğundan bahisle Milli Savunma Bakanlığı aleyhine Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 2. Daire Başkanlığı'nın 2016/68 esas ve 2016/1148 karar sayılı dosyası ile açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, eldeki davanın davacı idare tarafından ölenin yakınlarına ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi; başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.