7. Ceza Dairesi 2021/4705 E. , 2023/8180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/141 E., 2016/135 K. ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tarım ve Orman Bakanlığı (kapatılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) (TAPDK) olduğu cihe
**7. Ceza Dairesi 2021/4705 E. , 2023/8180 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/141 E., 2016/135 K. ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tarım ve Orman Bakanlığı (kapatılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) (TAPDK) olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/141 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten; 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının ertelenmesine, temyiz dışı sanık ... hakkında ise beraat , karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'un temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Soruşturma evrakı arasında bulunan 29.12.2012 tarihli olay tutanağına göre, temyiz dışı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın şüphe üzerine durdurulduğu, önleme araması kararı ile yapılan arama sonucu 1840 karton kaçak sigara ile 4831 paket kaçak pipo tütününün ele geçirildiği olayla ilgili olarak, sanık ... ile temyiz dışı sanık ... haklarında verilen iletişimin tespiti kararı çerçevesinde kayıt altına alınan konuşmalara dayalı olarak kaçak sigara taşıyan ... plakalı araca sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'in öncülük ettikleri, yine sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'nin suça konu araçtaki şahıs ... ile birlikte hareket ettikleri ve iştirak iradesiyle 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2.Sanık savunmalarında, ele geçen sigaralarla ilgisinin bulunmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 3.İlk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında dinleme kayıtları doğrultusunda 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Gümrük İdaresi vekilinin temyizi yönünden, İdarenin suçtan zarar görmemesi nedeniyle temyiz talebinin reddi gerekmiştir. B. İletişimin tespiti, kayda alınması, dinlenmesi ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesiyle ilgili 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesindeki iletişim tespiti karar tarihinde yürürlükte olan düzenleme; "Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet Savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır." şeklinde olup, yine aynı maddenin 6 ncı fıkrası da, "Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir, a)Türk Ceza Kanununda yer alan; 1.Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (Madde 79, 80), 2.Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83), 3.İşkence (Madde 94, 95), 4.Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, Madde 102), 5.Çocukların cinsel istismarı (Madde 103), 6.Uyuşturucu veya uyarıcı Madde imal ve ticareti (Madde 188), 7.Parada sahtecilik (Madde 197), 8.Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, Madde 220) 9.Fuhuş (Madde 227, fıkra 3), 10.İhaleye fesat karıştırma (Madde 235), 11.Rüşvet (Madde 252), 12.Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (Madde 282), 13.Silahlı örgüt (Madde 314) veya bu örgütlere silah sağlama (Madde 315) 14.... Sırlarını Karşı Suçlar ve Casusluk (Madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları, b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (Madde 12) suçları, c) Bankalar kanunun 22 nci Maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu, d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasın gerektiren suçlar e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü Maddelerinde tanımlanan suçlar. Bu maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz." biçimindedir. Anılan Kanunî düzenlemeler ışığında bir suç soruşturması nedeni ile dinleme kararı alınabilmesi için suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmamasının gerekli olduğu gibi, aynı zamanda soruşturması yapılan suçların da 5271 sayılı Kanun'un 6 ncı fıkrasında düzenlenen suçlardan olması gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.12.2013 tarihli ve 2013/10-483 Esas 2013/599 Karar sayılı kararında da, "İfade alma ve sorgunun 5271 sayılı CMK'nın 148. maddesinde sayılan şekillerde yapılması, tanıklıktan çekinme hakkı olan kişiye bu hakkının hatırlatılmaması delil elde etme yasaklarına; duruşmada tanıklıktan çekinen tanığın önceki ifadesinin okunamaması, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen delillerin aynı kanunun 135.maddesinin altıncı fıkrasında sayılanlar dışında bir suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılmaması ise delil değerlendirilmesi yasaklarına örnek olarak gösterilebilir." şeklinde belirtilen yasak delil niteliğinde olan kanıtların hükme esas alınamayacağı ifade edilmiştir. Bu itibarla, Sanık ...'a atılı eylemin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet suçunu oluşturması ve iletişim tespiti karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesinin altıncı fıkrasında 4733 sayılı Kanun kapsamında kalan suçlar ile ilgili olarak dinleme yapılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmaması karşısında, iletişimin tespiti tutanaklarının tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği nazara alınarak, dava konusu kaçak sigaralar ile yakalanmayan ve aşamalardaki savunmalarında atılı suçu işlemediğini beyan eden, müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli başka bir delil de bulunmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 29.12.2012 yerine 01.01.2011 olarak yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık ...'un Temyizi Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2015/141 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.,