Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ait ------ plakalı araca, 13/11/2021 tarihinde dava dışı -----plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın sonucu düzenlenen kaza tespit tutanağından, ----- raporundan ve-----kayıtlarından da anlaşılacağı üzere ------ plakalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek, şimdilik 100,00 TL hasar bedeli, 472,00 TL ------- hizmet bedeli olmak üzere toplam 572,00 TL’nin davalıdan temerrüt ta
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri tarafından ihyası istenen şirket aleyhine İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/353 E sayılı dosyasında destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, mahkemece 06.03.2019 tarih ve 2019/185 Karar sayılı ilamla tazminata karar verildiğini, kararın davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından istinaf edildiğini ve dosyanın bölge adliye mahkemesinde olduğunu, diğer davalılar ... ve ... Ltd.Şti'nin davayı istinaf etmemesi nedeniyle bu davalılar açısından kararın kesinleştiğini, ilama bağlı alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte, ... Ltd. Şti'nin mal kaçırma kastıyla tasfiye edildiğinin belirlendiğini, davalı tasfiye memurunun ihyası istenen şirketin tasfiye işlemlerini gerektiği gibi tamamlanmadığını ileri sürerek, ... Ltd.şti'nin tüzel kişiliğinin ihyasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkilince TTK'nın 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34. maddesi çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, vadesi gelmeyen borçlarda ihtilaflı veya şarta bağlı borçların notere tevdii yada kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketin tasfiye süreci sonuçlandırılarak bakiyenin pay sahiplerine dağıtılarak şirketin terkini halinde terkin işleminin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihyası gerektiğini, ancak belirtilen eksikliklerin sicil müdürlüğünce tespitinin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkilinin açılmasına sebebiyet vermediği bir davada yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında devam eden icra takibi olması sebebiyle, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı ...'ün tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. İstanbul BAM 12. HD. 2018/970 E, 2018/698 K. Sayılı ilamı '...Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan davada taraf sıfatı bulunduğu, davalı tasfiye memuru aleyhine davanın kabulü nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi HMK 326/1 gereği olduğu gözetilerek; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davacı yargı gideri bakımından kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir.' İstanbul BAM 13.HD. 2020/94 E, 2020/698 K. Sayılı ilamı '.. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/1277 E.) Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez. İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır. Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur.' gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu belirtilmiştir. İstanbul BAM 12. HD. 2017/897 E,2017/645 K. Sayılı ilamında '...Somut olayda ; terkin olunan şirketin eski çalışanı olan davacının eksik gösterilen sigortalı hizmet tesbiti davası açıldığı ,davanın sürdürülebilmesi için davacı vekiline davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihya davası açmak üzere süre verildiği, açılan bu davanın görülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verildiği , tasfiyeden sonra dava açılmış olsa da davacı bakımından tasfiyenin usulune uygun sonlandığının kabul edilemeyeceği , şirketin alacağı ve borcu bulunmadığı bu sebeble ihyasında hukuki yarar bulunmadığı savunmasının dinlenebilir olmadığı , ,toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddede ki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği kanaatına varan mahkemenin takkdirinde isabetsizlik olmadığı,ihya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye usulune uygun sonlandırılmadığından davalı tasfiye memurunun HMK 326/1 gereği yargı gideri aleyhine hüküm verilen davalıdan alınacağından istinaf sebebleri yerinde bulunmamakla davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.' belirtmiştir. İstanbul BAM 13. HD. 2018/1670 E, 2019/1527 K. Sayılı ilamında '..Tasfiye yapıldığı tarih itibariyle usulüne uygun yapılmış olsa bile tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi amacıyla şirketin ihyası yasal zorunluluktur. Tasfiyede ilanların yapılmış olması, davacının tasfiye memuruna başvurmaması sonucu değiştirmez. Davacının şirketten alacaklı olup olmadığı, İş Mahkemesindeki yargılama sonucu belirlenebilecek bir husustur. Sonuç olarak; TTK 547. maddedeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla..' şeklindeki kararında tasfiyenin yapıldığı tarih itibarı ile usule uygun yapılsa dahi tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi için şirketin ihyasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilerek davacısına ödenmesine dair mahkeme kararını onamıştır. Kaldı ki somut olayda söz konusu dava zaten tasfiyenin tamamlandığı belirtilen tarihten önce açılmıştır.Davalı tasfiye memuru şirket hakkında devam eden dava olduğunu bilmesine rağmen şirketi ticaret sicilinden terkin ettirmiştir. Bu nedenle davalı tasfiye memuru yargılama giderlerinden ve davacının vekalet ücretinden sorumludur. İstanbul BAM 43. HD. 2020/1581, 2020/37 K. Sayılı ilamında '...İlk derece mahkemesince davanın kabul edilerek davacı lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu bağlamda tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından tasfiye memuru sorumlu olup, davada taraf sıfatı bulunan tasfiye memurunun mahkemece hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Tasfiye memuru, bu giderleri, ek tasfiye için ihya edilen şirketin tasfiye giderlerine ekleyebilecektir.' belirtmiştir. HMK'nın 326. maddesi uyarınca, aksine düzenleme bulunmadıkça yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı İstanbul ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak davanın kabulüne... " gerekçesiyle; davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosuna kayıtlı iken 13.11.2019 tarihinde TTK'nın 547. maddesi gereğince sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin Mernis adresine usulüne uygun bir tebligat gönderilerek taraf teşkili sağlanmadan, savunma hakkı kısıtlanarak verilen kararın kaldırılması gerektiğini, gerekçeli kararda müvekkiline meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen cevap verilmediği belirtilmesine rağmen müvekkilinin Mernis adresine usulüne uygun bir tebligat yapılmadığını, davaya Uyap vatandaş portalından dahi ulaşılamadığını, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının muhatabı Tasfiye Halindeki ... Ltd. Şti. olmasına rağmen, davacının haksız ve kötü niyetli olarak, müvekkilin Mernis sisteminde kayıtlı görünen adresi ve söz konusu tasfiye halindeki şirketle alakasız bir adres belirtilerek, gerekçeli kararın yanlış bir adrese tebliğine neden olunduğunu, icra takibinin şirketle ilgili olduğunu ve gerekçeli kararın tebliğ edildiği adresle ilgisinin bulunmadığını, kanun ve yönetmeliğe uygun şekilde yapıldığı belgelenmeyen tebligatın geçersiz olduğunu, mahkemece takip dosyasının tam olarak incelenmeden karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili, istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesinde özetle; tasfiye memuruna tebligat yapılan adresin yetkilisi ve ortağı olduğu ... Limited Şirketinin faaliyet adresi olduğunu, kaza sonrası davalının eski şirketi acele şekilde tasfiye ederek aynı alanda faaliyet gösteren benzer unvanlı şirketin kurulduğunu, tebligat adresinin iş yeri adresi olduğunu ve davalının toplantıda olması nedeniyle tebligatın birlikte çalıştıkları kişiye yapıldığını belirterek, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.