T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2092 - 2025/2309 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2092 KARAR NO : 2025/2309 KARAR TARİHİ : 06/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2022 NUMARASI : 2020/568 ESAS 2022/341 KARAR DAVACI :... TARIM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ... TARI…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2092 - 2025/2309 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2092 KARAR NO : 2025/2309 KARAR TARİHİ : 06/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2022 NUMARASI : 2020/568 ESAS 2022/341 KARAR DAVACI :... TARIM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ... TARIMSAL ARAŞTIRMA ÜRETİM VE PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ (eski ünvanı) VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2022 tarih ve 2020/568 esas 2022/341 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin grup şirketi olduğunu, müvekkili şirketlerinden ... Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ'nin bünyesinde bulunan hali hazırda davacı şirket tarafından işletilen Teknolojik Tarım Merkezi Agriparkın 2004 yılından beri kaliteli tohumluk ve fide ürettiğini, davacı şirketin bayilere ve büyük üreticilere olmak üzere yılda yaklaşık 200.000 adet doku kültürü ile üretilmiş muz fidesi yaptığını, satışı gerçekleştirilen fidelerin sertifikalı olduğunu, davalı şirketin 2018 yılı Şubat ayı içerisinde satın aldığı muz fidanlarının ayıplı çıktığı iddiasıyla bedelinin ödenmediğini, davalıya .... Noterliği'nin 04/07/2018 tarih 24867 yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtarnamenin 05/07/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının .... Noterliği'nin 09/07/2018 tarih, 00695 yevmiye numaralı cevabi ihtarname gönderdiğini, ürünlerin ayıplı olduğunun iddia edildiğini, iddiaların yerinde olmadığını, davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/8476 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, icra takibine iitraz ettiklerini, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı şirketten alınan muz fidanlarının davalı arazisine dikildiğini, dikim yapıldıktan kısa bir süre sonra fidanlarda değişim bozukluğu ve ölüm olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/4 değişik iş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, bilirkişi raporu ile alınan muz fidelerinin ayıplı olduğunun tespit edildiğini, davacının toprak analizlerinde gölgenin topraklarının çok kireçli tuzlu olmasının fidanlar için uygun ortam oluşturmadığı yönündeki tespiti ve iddiasının doğru olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; " davacı şirket tarafından davalı aleyhine teslim edilen ancak bedeli ödenmeyen tutarlar nedeniyle icra takibi yapıldığı, davalı tarafından yasal süresi içerisinde borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, alınan bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla alınan bilirkişi raporuna Mahkememizce itibar edilmiş ve davalı şirketin davacı şirkete takibe konu alacak nedeniyle borçlu olduğunun anlaşılmakla davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; dava ticari alım satımından kaynaklanan ve davalının vaki itirazı üzerine duran icra takibinin devamını amaçlayan itirazın iptali davası olduğunu, tespit raporunda, muz fidelerinin gelişmediği belirtildiği fakat sebebinin açıklanmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda salt tanık beyanlarına dayanarak rapor tanzim ettiklerini, dosyada mevcut ... Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'nün davalı ... hakkında düzenlediği 02.03.2018 tarihli raporda, yapılan analizler sonucu" Bitki, Toprak, Sulama Suyu ve Gübre Analizinde tuzluluk oranının çok yüksek olduğunun" saptandığının belirtildiğini, bilimsel verilere ve belgelere değinilmeden dikkate alınmadan rapor tanziminin hatalı olduğunu, fideler ayıplı olduğu kabul edilse bile, ayıp ihbarı süresinde olmadığını, ürünler 09.02.2018 ve 13.02.2018 de teslim edildiğini, davalının ise 17-21 gün sonra tespit yaptırdığını, tespit sonucunun da 20.07.2018'de tebliğ edildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından, 2018 yılı Şubat ayı içerisinde davalıya satılan muz fidanlarının bedelinin, fidelerin ayıplı çıktığından bahisle ödenmediği, davalının ayıp ihbar prosedürünü yerine getirmediği, satılan mal bedelinden sorumlu olduğu, bu hususta başlatılan icra takibine itirazın haksız olduğu iddia edilmiş, davalı ise, davacıdan alınan muz fidanlarının araziye dikim yapılmasından kısa bir süre sonra, fidanlarda değişim bozukluğu ve ölüm olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/4 değişik iş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, bilirkişi raporu ile alınan muz fidelerinin ayıplı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." denilmektedir. Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfetini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca, ticari satışlarda; “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme soncunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır” şeklindedir. TBK’nun 225. maddesi gereğince ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacaktır. Somut olayda, davalı tarafından, davacıdan satın alınan 09/02/2018 tarihli 1 ve 2 nolu, 13/02/2018 tarihli 4 ve 5 nolu irsaliyeli ürünler yönünden, fidelerinin ayıplı olup olmadığı, ve zarar miktarının tespiti için 28/02/2018 tarihinde ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/4 D.İş dosyasında tespit talebinde bulunulduğu, Mahkemece 02/03/2018 tarihinde olay yerinde tespit keşfin yapıldığı, ziraatçi bilirkişi raporunun 22/03/2018 tarihinde Mahkemeye sunulduğu, raporda, muz fidelerinde gelişim bozukluğu, sararma ve gövde kısımlarında kararma olduğunun tespit edildiği, raporun davacıya 20/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından ....Noterliği'ne ait 6775 yevmiye numaralı 15/03/2018 tarihli ihtarname ile davacıya derhal ayıp ihbarında bulunulduğu, davacı vekilinin, davalının ayıp ihbarının süresinde olmadığı yönündeki iddiasının doğru olmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan ve dairemizce de benimsenen bilirkişi raporunda, davacı tarafından davalıya 6 adet fatura ile toplamda 15.399 adet muz fidanı bedelinin 84.693,93.TL olduğunun, ancak, davalının ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/4 D.İş sayılı dosyası ile 09.02.2018 tarih ve 1-2 nolu irsaliye muhteviyatı ürün ve 13.02.2018 tarih ve 4-5 nolu irsaliye muhteviyatı ürün için tespit talebinde bulunulduğunun, dolayısıyla 20.02.2018 tarih ve 16 nolu irsaliye muhteviyatı ürün ile 23.02.2018 tarih ve 18 nolu irsaliye muhteviyatı ürünlere ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığının, tespit talebinde bulunulmayan fatura içeriği yönünden bir zarardan bahsedilemeyeceğinin, buna göre hasarlanan fidan bedelinin 69.019,05.TL olabileceğinin tespit edildiği, davalı tarafından, zararın ortaya çıkmasından hemen sonra, davacıya gönderilen ihtarname ve mahkemeden tespit talebinde bulunmak suretiyle, davacıya zarar bildiriminin yapılmış olması karşısında, davalının, ayıbı öğrenir öğrenmez satıcı olan davacıya TBK'nun 223/2 maddesinde belirtilen "derhal" ihbar etme yükümlülüğünü yerine getirdiği, bu nedenle davalının, TBK'nun 227. Maddesi gereğince ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılması yönünde seçimlik hakkını kullanılabileceği, davalının ayıplı fide bedellerinden ise sorumlu olmadığı, davacı tarafından, ....İcra Müdürlüğü'nün 2018/8476 sayılı dosyası ile davalıdan 84.493,93 - 69.019,05 = 15.474.88.TL alacak ile 57,87.TL faiz olmak üzere toplam 15.532,75.TL talep edebileceği, bu nedenle mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 275,00.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 340,40.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı - davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 06/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır