10. Hukuk Dairesi 2025/9030 E. , 2025/16559 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/384 E., 2024/54 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DA…
10. Hukuk Dairesi 2025/9030 E. , 2025/16559 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/384 E., 2024/54 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun ... sicil numaralı iş yerinde işlem gören davalı şirkette 26.11.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sigortalı ...'ın vefat ettiğini, ölüm olayının maktül ...'ın davalı şirkete ait araçla Şanlıurfa'dan süt almak içni gittiği seferde Gaziantep yolunda öndeki araca çarpması sonucu meydana geldiğini, kaza nedeniyle sigortalının hak sahiplerinde ...'a 25.631.56 TL peşin sermaye geliri bağlanmış ve Kurumun zararının oluşmuş olduğunu, olay nedeniyle SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının inceleme raporunda davalının kusurlu bulunduğunu, açıklanan nedenlerden ötürü kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, Kurum zararı olan toplam 25.631.56 TL'nin şimdilik 12.815,78 TL'lik kısmının davalıdan tahsiline, bağlanan gelirin gelir bağlama onay tarihinden, yapılan masraf ve ödemelere ödeme ve sarf tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı firma yetkilisi ... cevap dilekçesinde; davada rücu şartlarının oluşmamış olduğunu, kazazede işçinin bağışlanamaz derecede ağır kusurunun mevcut olduğunu belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. 2.Davalı taraf birleşen dosyaya beyanda bulunmamıştır. 3.İhbar olunan ... vekili ihbara karşı beyanlarında; 54... Plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 08.05.2010-13.01.20 11... ... numaralı Trafik poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, davalının işveren sıfatıyla doğacak olan sorumluluğunun müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2014/604-2015/863 sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 11.10.2018 tarihli ve 2016/7036-2018/7880 sayılı ilamı ile konusunda uzman bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece 06.02.2020 tarihli ve 2018/932-2020/83 sayılı kararla; davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 11.03.2021 tarihli ve 2020/11829-2021/3176 sayılı ilamı ile sair temyiz itirazları reddedilerek, taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi kapsamında karar verilmesi gerektiği, bozma sonrası ıslah yapılamayacağı gerekçeleriyle karar bozulmuştur. C. Üçüncü Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece 12.10.2021 tarihli ve 2021/186-2021/488 sayılı kararla; asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 20.04.2022 tarihli ve 2022/2922-2022/5946 sayılı ilamı ile "...Hükmüne uyulan bozma ilamında bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı ve 5510 sayılı Kanun’un 23. maddesine yönelik talep bulunmadığına işaret edilmesine rağmen ek davaya konu edilen tutarın esasen uygulama olanağı bulunmayan 5510 sayılı Kanun’un 23. maddesi kapsamında belirlenen fark tutar olduğu gözetilmeksizin yazılı hüküm kurulması yerinde değildir. Peşin sermaye değerli gelirin davalı işverenin kusuruna isabet eden % 30 kusur karşılığına hükmedilmesi gerekir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. Dördüncü Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece 15.11.2022 tarihli ve 2022/3 50... /426 sayılı kararla; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 15.11.2023 tarihli ve 2023/114 12... /11281 karar sayılı ilamı ile "... Mahkemece uyulan son bozma ilamında, bir önceki bozma ilamı gereği bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı ve 5510 sayılı Kanun'un 23. maddesine yönelik talep bulunmadığına işaret edilmesine rağmen ek davaya konu edilen tutarın esasen uygulama olanağı bulunmayan 5510 sayılı Kanun'un 23. maddesi kapsamında belirlenen fark tutarı olduğu, peşin sermaye değerli gelirin davalı işverenin kusuruna isabet eden %30 kusur karşılığına hükmedilmesi gerektiği hususları belirtilmiştir. 2-Son bozma ilamına uyan Mahkemece, bozma ilamı sonrası ıslah olmayacağı da dikkate alınarak dava dilekçesinde talep edilen miktarın %30 karşılığı ile ek davanın %30 karşılığı hesaplanarak asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır. 3.Mahkemece, asıl dava yönünden, 25.631,56 TL'lik ilk peşin sermaye değerli gelirin %30 luk kısmına karşılık gelen 7689,47 TL üzerinden kabulüne, 5510 sayıl Kanun'un 23. maddesine dayalı olarak açılan ek davanın reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur." gerekçesi ile karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın; kısmen kabulü kısmen reddi ile a-Asıl dava yönünden 25.631,56 TL'nin ilk peşin sermaye gelirinin % 30'luk kısmına karşılık gelen 7689,47 TL üzerinden kabulüne, onay tarihi 30.03.2012 tarihinden bu bedele yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b-Birleşen Pazarcık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/191 Esas sayılı dosyası yönünden açılan ek davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm tesis ettiğini, İlk Derece Mahkemesince 5510 sayılı Kanun'un 23.maddesi somut uyuşmazlığa tatbik edilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 23. maddesinde belirtilen hallerde, Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir hükmü gereğince 23. madde kapsamında sorumluluğu bulunduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hüküm kurulmasının hukuki kaidelere aykırı olduğunu belirterek, asıl davada ve birleşen davada hükmün aleyhlerine olan kısımlarının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.