5. Ceza Dairesi 2021/14587 E. , 2023/12687 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/217 Esas, 2021/96 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Ka
**5. Ceza Dairesi 2021/14587 E. , 2023/12687 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/217 Esas, 2021/96 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2015 tarihli ve 2013/22663 Soruşturma, 2015/81 Esas, 2015/4 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/15 Esas, 2015/412 sayılı Kararı ile sanık hakkında, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. 3. Sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyizleri üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin, 28.09.2016 tarihli ve 2016/10093 Esas, 2016/8399 sayılı Kararı ile "Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin karar gerekçesinde 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasından hüküm kurulduğunun ifade edilmesine karşın ek savunma hakkı da tanınmamak suretiyle aynı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrasından mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine muhalefet edilmesi ve çelişkiye düşülmesi" sebebiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2016 tarihli ve 2016/289 Esas, 2016/291 sayılı Kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. 5. Sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 05.03.2020 tarihli ve 2020/924 Esas, 2020/3386 sayılı Kararı ile eksik incelemeyle hüküm kurulduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 6. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/217 Esas, 2021/96 sayılı Kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. 7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; eksik araştırmayla hüküm tesis edildiği ve sanık hakkındaki yargılamaya konu suçun 7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi kapsamındaki basit yargılama usulüne tabi suçlardan olması nedeniyle Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra yürürlüğe giren 25.06.2020 tarihli 2020/33 sayılı Kararı da nazara alınarak hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii, 19.08.2013 tarihinde sanığın tapu dairesinde bulunmadığına dair tanık beyanı ve dosyaya ibraz edilen belgelerin mahkemece dikkate alınmadığı, tapu zayi belgesinin sanık tarafından çıkarılmadığı, sanığın tapudaki satış biriminde görevli olmadığı, satış esnasındaki resim ve kimlik bilgilerini kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı, eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde Etimesgut Tapu Müdürlüğünde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan sanığın, temyiz dışı sanıklar ... ve Seçim ile birlikte Tapu Müdürlüğünde katılan ...'ye ait taşınmazın satım işleminin yapılması sırasında sahte olarak düzenlenen vekaletnamedeki fotoğrafla katılan ...'nin fotoğrafı ve kimlik bilgileri arasında farklılık bulunmasına rağmen gereken dikkat ve özeni göstermediği için görevini ihmal ederek kişilerin mağduriyetine sebebiyet verdiği iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın kullandığı bilgisayardan 19.08.2013 tarihinde ...'e ait bir başvuru sırasında davaya konu arsaya ilişkin tapu senedi ve tapu kaydını sahtecilik ve dolandırıcılık yaptığı iddia olunan kişilere verdiği kabulüyle atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Suç tarihinde Etimesgut Tapu Müdürlüğünde memur olan sanık hakkındaki mahkumiyete konu görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılmasının izne tabi olması nedeniyle bu suçun 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin yedinci fıkra hükmü uyarınca basit yargılama usulüne tabi olmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu nedenle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 05.03.2020 tarihli, 2020/924 Esas ve 2020/3386 Karar sayılı bozma ilamında; "... gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; ... sanığın kızının 27/01/2014 tarihli sanık tarafından sunulan belgede yazılı hastanede 19/08/2013 tarihinde tedavi edilip edilmediği, sanığın kızına gün boyu refakat edip etmediği ... varsa bunlara ilişkin belgelerin temin edilmesi" gerektiğinin belirtildiği ve mahkemece bozmaya uyulmasına karar verildiği, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinden gelen 05.08.2020 tarihli cevabi yazıda, otomasyon sisteminden yapılan sorgulamada sanığın kızının 19.08.2013 tarihinde bir müracaatının bulunmadığının hasta kayıtlarının incelenmesinden anlaşıldığı ancak anılan tarihteki tedaviye ilişkin bilgi ve belgelerin Ankara Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim Araştırma Hastanesinden sorulmasının uygun olacağının belirtildiği, mahkemece anılan Hastane'den söz konusu kayıtların 16.09.2020 tarihli yazıyla talep edilmesine karşın 23.09.2020 tarihli yazıyla işlem yapılmaksızın iadesinin istendiği ve Hastanece evrakın işlemsiz iade olunduğu, bu itibarla bozma ilamında belirtilen eksikliğin giderilmediği anlaşılmakla; anılan bozma ilamında belirtilen eksikliğin giderilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanığa yüklenen eylemin sübutu halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ile uygulama yapılması gerektiği halde aynı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, Hükümden önce 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına hükmolunması, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/217 Esas, 2021/96 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.