Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4861 E. , 2024/7645 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/4861 Karar No : 2024/7645 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : I- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... II- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şan…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4861 E. , 2024/7645 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/4861 Karar No : 2024/7645 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : I- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... II- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şanlıurfa İli, Viranşehir İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın sağlık tesis alanı olan kullanım kararının park ve ticaret+konut alanına dönüştürülmesine ilişkin Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 14.12.2017 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... kararda; uyuşmazlığa konu taşınmaza getirilen kullanım kararının planlama ilkeleri, şehircilik esasları, kamu yararı, bölgenin mevcut durumu ve gelecekteki ihtiyacı değerlendirildiğinde, dava konusu imar plan değişikliğinin bölgenin yapılaşma ve yoğunluk durumu açısından sosyal-teknik altyapı alanını azaltıcı ve nüfus ve yapı yoğunluğunu arttırıcı nitelik taşıdığı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 8., 11., 12. ve 26. madde hükümlerine ve hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Şanlıurfa İli, Viranşehir İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın sağlık tesis alanı olan kullanım kararının park ve ticaret+konut alanına dönüştürülmesine ilişkin Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 14.12.2017 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğinin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, "nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme, yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan, uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun 6. maddesinde, "Mekansal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekansal Strateji Planlarına uygun olarak; "Çevre Düzeni Planları" ve "İmar Planları" kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır." hükmü yer almıştır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26.maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yaran amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu sağlık tesis alanında kalmakta olan taşınmazın kullanım kararının dava konusu nazım ve uygulama imar plan değişikliği ile ticaret+konut ve park alanına dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır. Taşınmazın ticaret+konut alanında kalan kısmı için E=1.50, Yençok=21.50 yapılaşma şartları getirilerek 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği plan açıklama raporunda yapılan hesaba göre alana getirilen nüfus 530 kişi olarak hesaplanmıştır. İdare Mahkemesince, dava konusu plan değişikliği ile taşınmazda konut alanı önerildiği için alanda nüfus yoğunluğu arttırıldığı, kalıcı nüfusun bulunmadığı bir alanda plan değişikliği ile ilave nüfus artışına sebep olunduğu, plan değişikliği yapılırken ilave nüfusa yönelik sosyal-teknik altyapı ihtiyacının karşılanması gerektiğinden, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin, EK-2 Kentsel, Sosyal ve Teknik Altyapı tablosunda belirtilen standartlarına uyulmadığı park alanı dışındaki sosyal teknik altyapı alanlarının karşılanmadığı, dava konusu parselden kaldırılan sağlık alanı için eşdeğer olarak gösterilen ... Mahallesi ... parsel üzerinde bulunan TOKİ Başkanlığınca yapılan 200 yataklı Devlet Hastanesi ile aradaki mesafenin yaklaşık olarak 2 km olduğu, TOKİ Başkanlığınca yapılan 200 yataklı Devlet Hastanesi kentin bütününe hitap eden bir sağlık tesisi alanı iken ... mahallesi, ... ada ... sayılı dava konusu parselden kaldırılan sağlık alanının mahalle/semt ölçeğinde bir sağlık tesis alanı niteliğinde olduğu ve 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında her iki alanın da sağlık tesis alanı niteliğinde planlı olduğundan kaldırılan sağlık tesis alanı için yeni bir alanın önerilmiş olmadığı yönünde bilirkişi raporunda yer alan tespitler doğrultusunda dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir. İmar planlarının, durağan, değişmeyen, statik belgeler niteliğinde olmadığı açıktır. İmar planlarının hazırlanmasında planlama alanıda yaşayacak nüfus, toplumsal, iktisadi ve kültürel konularda gerçekleşecek değişimler mevcut imar planlarının yetersiz kalmasına ve bu değişime koşut olarak plan kararlarının yeniden değerlendirilmesine yol açmaktadır. Bu değişimin imar planlarına yansıtılması bakımından mevzuatta "revizyon imar planı", "ilave imar planı", "imar planı değişikliği" gibi araçlar geliştirilmiştir. Başka bir ifadeyle, bu düzenlemeler, imar planlarının ihtiyaçları karşılayamadığı ve uygulamasının sorun teşkil ettiği durumlarda başvurulacak yollar olarak gösterilmiştir. Sonuç olarak, üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkeleri, stratejileri ve kararlarına aykırı olmamak, onlarla uyum içinde kalmak koşulu ile, alt ölçekli planlarda değişen koşul ve gereksinimlere yanıt verecek değişikliklere gidilebileceği, planlama sürecinin dinamik yapısının kaçınılmaz bir sonucudur. Yukarıda belirtilen ölçütlere göre hazırlanan imar planları zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilebilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, sadece plan kapsamına alınan belirli bir yerin plan içindeki durumu incelenerek sonuca varılamayacağı, planlanan alanın özel niteliklerinin yanı sıra planın bütünlüğü içinde planlanan yörenin koşulları, taşınmazın bulunduğu bölgenin genel özellikleri, çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerinin kapsamlı bir biçimde ele alınarak kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekeceği açıktır. Uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin olarak 24.11.2009 tarihinde “TOKİ ile Sağlık Bakanlığı Arasında Arsa Karşılığı Sağlık Tesisleri ve Hizmet Binaları Yapım Protokolü” imzalandığı, Sağlık Bakanlığına tahsisli ve Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazın Toplu Konut idaresine devri karşılığında, Sağlık Bakanlığına hastane, her türlü sağlık hizmet binası, sağlık eğitim tesisi, sağlık kampüsü, sosyal donatı ve diğer tesislerin toplu konut idaresi tarafından yapılması konulu protokol kapsamında Toplu Konut İdaresi mülkiyetine alındığı, bu doğrultuda Viranşehir ilçesinde başka bir taşınmazda TOKİ tarafından 200 yataklı Devlet Hastanesinin yapım işinin üstlenildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu plan değişikliği öncesinde uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin olarak Sağlık Bakanlığı tarafından parselin mülkiyetinin TOKİ'ye devrinin gerçekleştiği, bu sebeple taşınmaz üzerinde herhangi bir tasarruflarının bulunmadığı yönünde görüş verildiği ve yatırımcı kuruluş olan Sağlık Bakanlığının taşınmazın sağlık alanında kalması gerekliliğine ilişkin bir istemininde bulunmadığı dikkate alındığında bilirkişilerce, taşınmazın bulunduğu bölgede semt ölçeğinde niteliğinde başkaca sağlık tesis alanı bulunup bulunmadığı yine yürürlükte olan imar planlarında ne kadar sağlık tesis alanı ayrıldığı plan değişikliği ile kaldırılan sağlık alanı sonucunda Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği uyarınca ayrılması gereken sağlık alanının EK-2 Kentsel, Sosyal ve Teknik Altyapı tablosunda belirtilen standartların altında kalıp kalmadığının araştırılmadığı görülmüştür. Yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşınmazın konut alanı kullanım kararı ile gelecek ilave nüfusa yönelik sosyal ve teknik altyapı ihtiyacının park alanı dışında karşılanmadığı yönünde tespitte bulunulmuş ise de söz konusu değişiklik ile gelecek olan ilave nüfus için ayrılması gereken sosyal ve teknik alt yapı alanlarının tamamının uyuşmazlığa konu taşınmazdan karşılanması mümkün olmadığından, taşınmazın bulunduğu bölgede gelecek olan nüfusa hizmet edecek ilköğretim, sağlık, lise, park, yeşil alan, cami, belediye hizmet alanı, spor alanı gibi sosyal ve teknik altyapı ile donatı alanlarının bulunup bulunmadığı, yürürlükte olan imar planlarında ayrılmış olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği Ek-2'de belirtilen standartları sağlayıp sağlamadığı, gelecek ilave nüfus için planlama alanı ve bölge bütününde donatı alanları ayrılmasına ihtiyaç duyulup duyulmayacağı yönünde kapsamlı bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın sonuca ulaşıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiği anlaşıldığından, dava konusu imar planı değişikliğine ilişkin olarak yukarıda anılan hususlar dikkate alınarak gerekirse yeniden mahallinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenecek rapor doğrultusunda uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.