17. Hukuk Dairesi 2014/13396 E. , 2014/10861 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/04/2014 NUMARASI : 2013/659-2014/331 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin kullandığı motosiklet ile davalıların işleteni ve sürücü…
**17. Hukuk Dairesi 2014/13396 E. , 2014/10861 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/04/2014 NUMARASI : 2013/659-2014/331 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin kullandığı motosiklet ile davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının olay sonrası şikayetçi olmaması nedeniyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği, bu nedenle uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağı, iki yıllık zamanaşımı süresinin ise geçtiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. BK'nın 60. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanaşımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794). Buna karşılık, özel bir kanun hükmünün, özel olarak zamanaşımı süresi öngördüğü tehlike sorumluluklarında BK'nın 60.maddesi uygulanmaz. 2918 sayılı KTK'nun 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.