T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/661 - 2026/872 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/661 KARAR NO : 2026/872 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2025 NUMARASI : 2022/142 Esas 2025/314 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Abone Sözleş…
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/661 - 2026/872 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/661 KARAR NO : 2026/872 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2025 NUMARASI : 2022/142 Esas 2025/314 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) KARAR TARİHİ : 24/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/03/2025 tarih ve 2022/142 Esas - 2025/314 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacı ...'ın, ... adresinde bulunan ve ... Yapı İnş. Tar. Gıda San. Ve Tic. LTD.ŞTİ. adına kayıtlı olan ... tesisat numaralı elektrik aboneliğini 31.05.2021 tarihinde başlattığını, davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından 21.02.2022 tarihinde elektrik hizmetinin kesildiğini, davacının aynı gün davalı kuruma giderek 111.592,98 TL tutarındaki borcu öğrendiğini ve 77.839,23 TL tutarındaki kısmını ödeyip kalan borç için taksitlendirme anlaşması yaptığını, davacının borcun tamamını 21.02.2022 tarihi itibarıyla ödediğini, buna rağmen elektriğin açılmadığını, davalı şirket yetkililerinin elektriğin açılmama gerekçesi olarak önceki abone ... Yapı Ürün. Ltd. Şti.'nin ödenmemiş elektrik borçlarını gösterdiğini, davacının sahibi olduğu şirketin bu kesinti nedeniyle 21.02.2022 tarihinden itibaren üretim yapamadığını, ihale taahhütlerini yerine getirme noktasında mağduriyet yaşadığını, Yargıtay kararları ve Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği yeni abonenin önceki abonenin borçlarından sorumlu tutulamayacağını, aynı kullanım yerine ait önceki dönem borçlarının yeni müşteriden talep edilemeyeceğini, davacının mevcut aboneliği ile ilgili vadesi gelmiş hiçbir borcunun bulunmadığını, bu nedenle davalı kurum nezdindeki elektrik aboneliğinin tekrar kullanıma açılmasını ve davacının vadesi gelmiş bir borcunun bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNdE ÖZETLE: Dosyada verilen ihtiyati tedbir kararının düşük bir teminat karşılığında tesis edildiğini, dava konusu alacağın gerçek değerinin çok altında gösterildiği ve bu nedenle teminatın yükseltilmesi gerektiğini, aksi takdirde elektriğin bağlanmasına dair tedbir kararının kaldırılmasının zorunlu olduğu belirtilerek, davaya konu ... Mahallesi ... ... Mahallesi girişindeki tesisat numarasında kaçak elektrik kullanımı nedeniyle dava dışı ... Yapı Elemanları İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine Adana 12, 1, 8, 9, 3 ve 6. İcra Müdürlüklerinde toplam 605.702,99 TL tutarında altı adet derdest icra takip dosyası bulunduğunu, bu tesisatın borçları nedeniyle aboneliğin iptal edildiği ve elektriğin kesik olduğunu, ancak borçlu şirketin yetkilisi ...'ın yeğeni olan davacı ... tarafından muvazaalı bir şekilde yeni abonelik başvurusu yapıldığını, borçlu şirket ile davacı arasında akrabalık bağı bulunduğu ve aynı adreste faaliyet gösterdiklerini, bu durumun Mersis kayıtları ile sabit olduğunu, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca dağıtım şirketlerinin kaçak elektrikle mücadele etmekle yükümlü olduğunu, muvazaalı abonelik devirlerinin dağıtım şirketlerini zarara uğratmak amacıyla gerçekleştirilen haksız fiil niteliğinde olduğunu, 14.02.1951 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kötü niyetli işlemlerin korunmasının mümkün olmadığını, davacının borçlu şirketin borçlarından kaçınmak amacıyla danışıklı bir işlem tesis ettiği ve bu nedenle davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ifade edilerek, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Davacı, sahibi olduğu ... Yapı İnşaat Tarım Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile dava dışı ... Yapı Elemanları İnşaat Ve Ticaret Limited Şirketi arasında herhangi bir bağ bulunmamasına rağmen önceki abonenin borcundan sorumlu tutulduğunu ileri sürmüştür. Davalı ise davacı ...'nin, dava dışı ...'un sahibi ...'ın yeğeni olduğunu, ... hakkında çir çok kaçak elektrik tutanağı tanzim edilip buna dayalı olarak icra takibi yapıldığını, davacının aynı adreste aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, muvazaalı işlem nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan deliller muvacehesinde, davacının dava dışı ...'un sahibi ...'ın yeğeni olduğu, her ikisinin de aynı tesisatta faaliyet gösterdiği, bir önceki kullanıcı olan ... hakkında bir çok kaçak tutanağı tanzim edildiği ve icra takipleri başlatıldığı, dava dışı abonenin alacağını ödememek için, davacı ve dava dışı önceki abonenin ızrar kastıyla muvazaalı tasarrufta bulundukları kanaatine varılarak davanın reddine, ...." karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Yerel mahkemenin davacının dava dışı ...'un sahibi ...'ın yeğeni olması ve aynı tesisat numarasını kullanmaları gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, bu kararın gerçeğe aykırı olduğunu, mahkemenin iddia ve delilleri irdelemediğini, tesisat numarasının bina var olduğu sürece değişmediğini, malik veya kiracı değişimlerinin abonelikleri değiştirdiğini, yaklaşık 10 yıl önce amcasının kullandığı tesisat numarası ile davacının kullandığı numaranın aynı olmasının aboneliğin aynı olduğu anlamına gelmediğini, mahkemenin bu durumu aynı kabul etmesinin akıl ve izan ile açıklanamadığını, söz konusu adresteki binanın yıkılmadığı sürece aynı tesisat numarası ile kullanılabileceğinin göz ardı edildiğini, taşınmaz malikinin son 10 yılda 3 kez değiştiğini ve bunlardan birinin cebri icra yoluyla gerçekleştiğini, mahkemenin davacı ile dava dışı şirketin aynı adresi arka arkaya kullandığını varsayarak hukuka aykırı bir karar verdiğini, ekte sunulan 04.06.2021 tarihli açma kapama makbuzundan anlaşıldığı üzere aynı adrese ... adına yeni abonelik başlatıldığını, bu durumun aynı tesisat numarasının organik bağın varlığını ispatlamadığını, aynı tesisat numarasına birden fazla abonelik verilebildiğini, 22.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacı ile dava dışı firma arasında organik bağ bulunduğuna dair hiçbir bilgi veya belge olmadığının açıkça belirtildiğini, mahkemenin somut bir dayanak olmaksızın organik bağ kabul etmesinin adalete olan güveni sarstığını, bilirkişi raporuna aykırı şekilde gerçek olmayan bir gerekçeyle davanın reddedildiğini, davacının kullandığı elektrik tesisat numarasının kaçak elektrik kullanımıyla ilişkilendirilmesinin hatalı olduğunu, dava dışı şirketin kullandığı kredinin bir bölümünün davalıya verilmesine ilişkin dekontun esas alınmasının yanlış olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını, ortadan kaldırılmasını ve talepler doğrultusunda davanın kabulüne veya dosyanın yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; faturanın ödenmemesinden kaynaklı elektrik kesme işlemi nedeniyle elektrik enerjisinin bağlanması ( muarazanın giderilmesi ) isteminden ibarettir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekilince, davacının "... Mah. .... ... Mah. girişi karşısı ..." adresinde ... tesisat nolu elektrik aboneliğinin borcundan dolayı 21.02.2022 tarihinde elektriğinin davalı şirket tarafından kesildiğini, müvekkilinin borcunu ödemesine rağmen davalı tarafça elektriğinin açılmadığını, müvekkilinin davalı kuruma gitmesi üzerine davalı şirket yetkililerince "önceki abonelerden olan ... Yapı Ürün. Ltd. Şti nin davalı kuruma olan elektrik borcunun ödenmemesi nedeniyle elektriğin açılmadığını" beyan ettiklerini öğrendiğini, bu durumun yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine,elektrik enerjisinin bağlanmasına yönelik muarazanın giderilmesi istemi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/142 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı ... aleyhine dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 25/03/2025 Tarih, 2022/142 Esas ve 2025/314 Karar sayılı karar ile " Davanın reddine" karar verildiği, davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır. Muvazaa, mülga 818 sayılı BK’nun 18. maddesinde ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı yasanın 19. maddesinde düzenlenmiş olup, yasa metninde “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağı” belirtilmiştir. Buna göre; muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3.kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilecektirler. Muvazaa iddiası, muvazaalı işlemin tarafları dışında, işlemin butlanını talep etmekte doğrudan doğruya veya dolaylı şekilde hukuki menfaati bulunan kişiler tarafından ileri sürüldüğünde, tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebilir. (Bknz; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2023/523 Esas ve 2023/1796 Karar) Somut olayda; davacının dava dışı ...'un sahibi ...'ın yeğeni olduğu, taraflar arasında yalnızca akrabalık bağı bulunmadığı, aynı zamanda her iki işletmenin de fiilen aynı tesisat üzerinden faaliyet yürüttüğü anlaşılmaktadır. Önceki kullanıcı olan ... hakkında çok sayıda kaçak tutanağı tanzim edildiği ve icra takipleri başlatıldığı, bu süreçten sonra davacının devreye girmesi, taraflar arasındaki ilişkinin borçtan kaçınmaya yönelik bir düzenleme niteliğinde olduğunu göstermektedir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin taraflar arasında muvazaalı bir ilişki bulunduğu yönündeki tespiti dosya kapsamı ile uyumludur. Ayrıca .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/127 Esas 2024 Karar sayılı dosyasında davalı tarafından ... 'ın yetkilisi ve sahibi olduğu ... yapı inşaat tarım gıda sanayi ve ticaret limited şirketi ile dava dışı ... yapı inşaat ve ticaret limited şirketi aleyhine açılan istihkak davasında benzer şekilde taraflar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu kanaatine varıldığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle mahkemece davanın reddine dair hüküm tesis edilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir. Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan tahsili gereken 732,00 TL İstinaf karar harcından başlangıçta alınan 615,40 TL İstinaf maktu karar harcının mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, 6-Temyizi kabil olan iş bu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince Dairemizce yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/04/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır