TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ABDURRAHMAN FIRAT VE MEHMET ARİF FIRAT BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/33534) Karar Tarihi: 15/12/2020 Başvuru Numarası : 2017/33534 Karar Tarihi : 15/12/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Olcay ÖZCAN Başvurucular : 1. Abdurrahman FIRAT 2. Mehmet Arif FIRAT Başvurucular Vekili : Av. Mehmet Emin TURGUT I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, ka
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ABDURRAHMAN FIRAT VE MEHMET ARİF FIRAT BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/33534) Karar Tarihi: 15/12/2020 Başvuru Numarası : 2017/33534 Karar Tarihi : 15/12/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Olcay ÖZCAN Başvurucular : 1. Abdurrahman FIRAT 2. Mehmet Arif FIRAT Başvurucular Vekili : Av. Mehmet Emin TURGUT I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, kanal inşaatı sırasında taşınmazlara verilen zararın karşılanmaması ve taşınmazlardan alınan kumun bedelinin ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ2. Başvuru 25/8/2017 tarihinde yapılmıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyon tarafından makul sürede yarg ılanma hakk ı yönünden başvurunun ayrılmasına ve ayrılan dosyanın 2019/5564 başvuru numarasına ka ydedilmesine karar verilmiştir. 5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru Numarası : 2017/33534 Karar Tarihi : 15/12/2020 3III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar öz etle şöyledir: 9. Batman ilinde ikamet etmekte olan başvurucular, Batman ili Me rkez Tilmis köyü Aşik mevkiinde bulunan 937 ve 938 parsel sayılı taşınmazla rın paylı malikidir. 10. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğ ü (DSİ) kontrolü altında G. Ortak Girişimi (yüklenici) tarafından yapılan Batman Sol Sahil Sulaması ve İşletme Tesislerinin inşaatı işinde cazibe ana kanalı başvurucu ların taşınmazlarından geçmektedir. 11. Başvuruculardan Mehmet Arif Fırat 26/12/2011 tarihinde DSİ'y e başvurmuş ve kanal inşaatı nedeniyle taşınmazlarında oluşan zararın karşılan masını istemiştir. DSİ tarafından verilen 30/12/2011 tarihli cevapta, işe ait sözleşme gereğince üçüncü şahıslar a verilen zararlardan yüklenicinin sorumlu olduğu ifade edilmişti r. 12. Başvurucular 24/2/2012 tarihinde yüklenici aleyhine Batman 1 . Asliye Hukuk Mahkemesinde (Asliye Hukuk Mahkemesi) tazminat davası açmıştır. Başvurucular bu davada, taşınmazlarından kum çıkartılarak taşınmazların kullanı lamaz hâle getirildiğini ileri sürmüştür. 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 13/2/2013 tarihinde, zararın kamu hiz meti kapsamındaki hizmetten dolayı meydana geldiği ve projesine uygu n yapılan işler nedeniyle meydana gelen zararlardan yüklenici firmanın sorumlu tutulamaya cağı gerekçesiyle davayı husumetten reddetmiştir. Bu karar taraflarca temyiz edilmediğin den 1/4/2013 tarihinde kesinleşmiştir. 14. Başvurucuların talebi üzerine Batman Sulh Hukuk Mahkemesince 28/3/2013 tarihinde delil tespiti yapılmıştır. Fen ve inşaat mühendisi bi lirkişi raporlarında, 937 parse l sayılı taşınmazın 1046 ve 1047 parsel olarak ve 938 parsel sayı lı taşınmazın da 1048, 1049 ve 1050 parsel olarak ifraz edildiği, 1046 parselin tekrar ifraz e dilerek 1112 ve 1113 sayılı parsellere ayrıldığı belirtilmiştir. Ayrıca yolda kalan kısımla r dışında toplam 3.665,70 m²lik alana el atıldığı, çıkarılan malzemenin derinliğinin 2,30 metre olduğu, 2012 yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık birim maliyetlerine göre malzemenin birim fiyatının 23,80 TL/m³ olduğu ve taşınmazlardan alınan toplam ma lzeme bedelinin (3.665,70 m² x 23,80 TL/m³) 200.660,42 TL olacağı tespit edilmiştir. 15. Başvurucular 24/4/2013 tarihinde DSİ aleyhine Batman İdare M ahkemesinde (İdare Mahkemesi) tam yargı davası açmışlardır. Bu davada başvu rucular, kum çıkarılması nedeniyle taşınmazlarının kullanılamaz hâle getirildiğini ve ku m bedelinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL tazminatın DSİ'ye başvuru veya dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikt e tahsilini talep etmişlerdir. 16. İdare Mahkemesi 11/7/2013 tarihinde davayı süre aşımından re ddetmiştir. Karara itiraz edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi 31/12/2013 tarihli kararı ile itirazın kabulüne, kararının bozulmasına ve işin esası hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bu k arara karşı yapılan karar düzeltme istemi de Bölge İdare Mahkemesi tarafından 31/12/2014 tarihinde reddedilmiştir. Başvuru Numarası : 2017/33534 Karar Tarihi : 15/12/2020 417. Bozma sonrası İdare Mahkemesince davaya devam edilmiş ve yük lenici, davaya DSİ yanında müdahil olmuştur. İdare Mahkemesince 30/5/2016 tari hinde taşınmazlar üzerinde ziraat mühendisi, harita mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişiler refakatinde keşi f yapılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda öze tle; i. 937 parsel sayılı taşınmazın 1046 ve 1047 parsel olarak ve 93 8 parsel sayılı taşınmazın da 1048, 1049 ve 1050 parsel olarak ifraz edildiği, 1046 parselin tekrar ifraz edilerek 1112 ve 1113 sayılı parsellere ayrıldığı, taşınm azlardan 1047 ve 1049 parsellerin kanal ve 1112 parselin de pilon yeri olduğu belirti lmiştir. 1113 parsel sayılı taşınmazın Batman-Siirt Karayolu üzerinde bulunduğu, etr afının duvarlarla çevrili olduğu ve ticari faaliyet yapıldığı, 1050 parsel sayılı taşınmazın hâlen tarla olarak kullanıldığı ifade edilmiştir. ii. Delil tespiti dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında, 5.66 4,92 m² yüz ölçümlü 1113 parselin üzerindeki 3.182,76 m²lik ve 5.010,39 m² yüz ölçümlü 1050 parselin üzerindeki 482,94 m²lik toplam 3.665,70 m²lik alana 2, 30 metre derinliğe kadar kazı yapılarak el atıldığının belirlendiği vurgulanarak k endi tespitlerinin de bu yönde olduğu belirtilmiştir. iii. DSİ tarafından Batman Sol Sahil Sulaması ve İşletme Tesisle rinin yapımı sırasında başvurucuların taşınmazlarına el atılmak suretiyle ma lzeme çıkarılmasının 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım ı Kanunu'nun 4. ve 9. maddelerine aykırı olduğu, DSİ'nin ortaya çıkan zarardan tam (%100) kusurlu olduğu ve taşınmazların bu kısımlarının kazı yapılarak üstteki tarım toprağının kaldırılması nedeniyle tarım yapmaya müsait olmayan altıncı der ece tarım toprağı niteliği kazandığı vurgulanmıştır. iv. Taşınmazlardan alınan kum malzemenin yerinde (ocağında) satı labileceği dikkate alındığında 2012 yılı Bayındırlık fiyatları ile (Poz No :04.0006/A) yerinden teslim rayiçlerine göre birim fiyatının 12,75 TL/m³ olacağı, ta şınmaz maliklerini n kum malzemeden zararının KDV hariç (3.665,70 m² x 12,75 TL/m³) 107.496,65 TL olacağı ve kazı nedeniyle bozulan yüzey tesviyesinin yeniden dü zenlenme maliyetinin ise KDV hariç 3.000 TL olacağı tespit edilmiştir. T aşınmazlarda meydana gelen toplam zarar KDV hariç 110.496,65 TL olarak belir lenmiştir. 18. Başvurucular tarafından bilirkişi raporuna karşı bir itiraz ileri sürülmemiş ve başvurucular vekili 14/11/2016 tarihinde davayı ıslah ederek ba şvurucuların maddi tazminat taleplerini 110.496,65 TL'ye yükselmiştir. 19. İdare Mahkemesi 31/1/2017 tarihinde, bilirkişi raporundaki t espitler ve hesaplamalar ile başvurucular tarafından yapılan ıslaha göre ba şvurucuların hisse oranları dikkate alınarak tazminat isteminin kısmen kabulüne, 89.095,69 TL tazminatın DSİ'ye başvuru tarihinden (26/12/2011) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve fazlaya ilişkin 24.400,96 TL yönünden davanın reddine karar vermiştir. 20. DSİ tarafından yapılan istinaf başvurusu Gaziantep Bölge İda re Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) tarafından 22 /6/2017 tarihinde kısmen kabul edilmiştir. Buna göre Bölge İdare Mahkemesi, kum malzeme zararı olarak belirlenen 86.095,69 TL yönünden davanın reddine karar vermiş, yüzey tesvi yesinin yeniden düzenlenme maliyeti olarak belirlenen 3.000 TL yönünden istinaf istemini reddetmiştir. Kararın gerekçesi özetle şu şekildedir: Başvuru Numarası : 2017/33534 Karar Tarihi : 15/12/2020 5i. Dava dilekçesinde tazmini istenilen zarar kalemlerinin; taşın mazdan kum çıkarılması ve yol açılması suretiyle taşınmazın kullanılamaz h âle gelmesi, ekilip biçilememesi ve çıkartılan kum bedelinden oluştuğu, bilirkişile rin kum bedeli ile tesviye bedeli hesapladığı, İdare Mahkemesince de bu bilirkişi raporu ve hesaplanan zarar kalemleri üzerinden hüküm kurulmasına karşın başvurucular ca istinaf kanun yoluna başvurulmadığı görüldüğünden taşınmazın kullanılamaz hâl e gelmesi nedeniyle oluşan zararın zirai kazanç kaybından çok eski hâle g etirme bedelini içerdiği sonucuna ulaşıldığı ve yargılamanın bu kabul üzerinden yapıldığı vurgulanmıştır. ii. 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu'nun ''Madenler" başlıklı 2. maddesinin I. Grup madenlerin sayıldığı fıkrasının (a) bendinde inşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve ça kılın maden olarak belirlendiği, aynı Kanun'un 4. maddesinde madenlerin devletin h üküm ve tasarruf u altında olup içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi olmadığ ı hükmüne yer verildiği ifade edilmiştir. iii. 3213 sayılı Kanun uyarınca, alınan kumun arzın mülkiyetine tabi olmadığı, oluşan zararın Hazine zararı olduğu, başvurucuların kum bedelin den kaynaklı herhangi bir zararı bulunmadığından kum bedeline ilişkin tazmin at istemlerinin idare hukuku ilkeleri çerçevesinde karşılanmasına olanak bulunmadığı, yalnızca taşınmazların eski hâle getirilmesi için hesaplanan 3.000 TL be delin başvuruculara ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. 21. Nihai karar başvuruculara 7/8/2017 tarihinde tebliğ edilmi ştir. 22. Başvurucular 25/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunm uştur. IV. İLGİLİ HUKUK 23. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ''Taşınmaz mülkiyetinin içeri ği'' başlıklı 718. maddesi şöyledir: ''Arazi üzerindeki mülkiyet, kullan ılmas ında yarar oldu ğu ölçüde, üstündeki hava v e alt ındaki arz katmanlar ını kapsar. Bu mülkiyetin kapsam ına, yasal s ınırlamalar sakl ı kalmak üzere yap ılar, bitkiler v e kaynaklar da girer.'' 24. 3213 sayılı Kanun'un ''Madenler'' başlıklı 2. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: ''(Değişik: 26/5/2004 5177/1 md.) Yer kabu ğunda ve su kaynaklar ında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticarî de ğeri olan petrol, do ğal gaz, jeotermal ve su kaynaklar ı dışında kalan her türlü madde bu Kanuna göre madendir. Madenler a şağıda s ıralanan gruplara göre ruhsatland ırılır: I. Grup madenlera) İnşaat ile yol yap ımında kullan ılan ve tabiatta do ğal olarak bulunan kum ve çak ıl. ... Başvuru Numarası : 2017/33534 Karar Tarihi : 15/12/2020 6VI. (Ek: 10/6/2010-5995/1 md.; Mülga: 4/2/2015-6592/1 md. ) Bu gruplarda yer alan madenlerin özellikleri ile bu maddede yer almayan bir madenin grubunun tespitine ait esas ve usuller Bakanl ıkça ç ıkar ılacak yönetmelikle düzenlenir. Bu Kanuna göre verilen ruhsatlar ba şka amaçla kullan ılmaz'' 25. 3213 sayılı Kanun'un ''Devletin hüküm ve tasarrufu'' başlıklı 4. maddesi şöyledir: ''Madenler Devletin hüküm ve tasarrufu alt ında olup, içinde bulunduklar ı arz ın mülkiyetine tabi de ğildir.'' 26. 3213 sayılı Kanun'un ''İrtifak, intifa hakk ı ve kamula ştırma'' başlıklı 46. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: ''Maden arama dönemi içerisinde arama sahas ı özel mülkiyete konu gayrimenku l üzerinde kullanma amac ına münhas ır olmak üzere belli süreler için madenci, Gene l Müdürlüğe müracaat ile irtifak ve/veya intifa hakk ı tesisi isteyebilir. İrtifak ve/veya intifa hakk ı karşılığı, Kamula ştırma Kanununa uygun olarak seçilecek bilirkişiler taraf ından tespit edilir. (Değişik : 15/6/2001 - 4683/4 md.) Arama süresi sonunda (...) (2) i şletme talebi söz konusu oldu ğu takdirde tesis edilen irtifak ve/veya intifa hakk ının süresi (...) (2) i şletme süresini geçmemek kayd ıyla uzat ılabildiği gibi yeni irtifak ve/veya intifa hakk ı talebinde de bulunulabilir. (Ek cümle: 4/2/2015 6592/20 md.) İşletme ruhsat sahas ında ve/vey a mücavirinde kurulacak tesislerde kullan ılacak ve ruhsat sahas ı dışından getirilecek olan su, doğalgaz, elektrik ve haberle şme hatlar ı için ruhsat sahibi Genel Müdürlü ğe müracaat ederek irtifak ve/veya intifa hakk ı tesisi isteyebilir. Faaliyetler s ıras ında sahaya zarar verilmesi durumunda ruhsat sahibi adli merciler taraf ından tespit edilecek tazminat ı arazi sahibine ödemek ve sahay ı kullan ılabilir durumda terk etmekle yükümlüdür. ... (Ek f ıkra: 26/5/2004 5177/20 md.) İşletme ruhsat ı safhas ında işletme faaliyetleri için gerekli olan özel mülkiyete konu ta şınmaz, taraflarca anla şma sağlanamamas ı ve işletme ruhsat ı sahibinin talebi üzerine Bakanl ıkça kamu yarar ı bulundu ğuna karar verilmes i halinde kamula ştırılır. (Ek f ıkra: 26/5/2004 5177/20 md.) Kamula ştırma işlemleri 2942 say ılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yap ılır. Bu husustaki masraflar ve kamula ştırma bedeli i şletme ruhsat ı sahibi taraf ından ödenir. (Ek f ıkra: 26/5/2004 5177/20 md.)Kamula ştırılan taşınmaz, tapuya Hazine ad ına tescil edilip ruhsat hukuku devam etti ği sürece madencilik faaliyetlerinde kullan ılmak üzer e ruhsat sahibi ad ına tahsis edilir. (Ek f ıkra: 26/5/2004 5177/20 md.)Kamula ştırılan taşınmaz ın, maden i şletme faaliyetleri için lüzum kalmad ığının Genel Müdürlükçe tespiti halinde, Kamula ştırma Kanununda öngörülen usul ve esaslara göre belirlenecek rayiç bedeli ödenmek kayd ıyla Başvuru Numarası : 2017/33534 Karar Tarihi : 15/12/2020 7kamulaştırılan yerin eski sahibine iade edilece ği hususu, ruhsat sahibi ve ta şınmaz ın esk i sahibine tebli ğ edilir. Eski sahibinin ta şınmaz ı alt ı ay içerisinde almak istememesi durumunda ta şınmaz Hazineye kal ır.(1) (Ek f ıkra: 26/5/2004 5177/20 md.)Tapu siciline konulan şerhler Genel Müdürlü ğün müracaat ı üzerine ayr ıca mahkeme karar ına gerek kalmadan silinir. (Ek f ıkra: 26/5/2004 5177/20 md.)Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerde yap ılan madencilik faaliyetleri için bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra kira, ecrimisil al ınmaz. (Ek f ıkra: 26/5/2004 5177/20 md.) I. Grup madenler ve m ıcır ile kaba in şaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yap ılarda kullan ılan her türlü yap ı hammaddesi için kamula ştırma hükümleri uygulanmaz.'' V. İNCELEME VE GEREKÇE 27. Mahkemenin 15/12/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda baş vuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucuların İddiaları28. Başvurucular, kum ocaklarının devletin tasarrufu altında old uğunu ancak dah a evvel tarla niteliğiyle ekilip biçilen taşınmazların el atma ne deniyle bu vasfını yitirerek kullanılamaz hâle getirildiğini iddia etmiştir. Başvurucular; a razide artık tarım yapılmasına müsait toprak profili bulunmadığını, bu durumun bir hakka dayan madığını ve DSİ tarafından yürütülen kamu hizmeti sırasında meydana geldiğini vurgulamıştı r. 3123 sayılı Kanun'un ''Madenler'' başlıklı 2. maddesinin aleyhlerine uygulandığını ileri süren b aşvurucular, tarımsal vasfını kaybeden taşınmazlarda meydana gelen zararları nın karşılanmadığını belirterek mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğ ini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme29. Anayasa nın "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: ''Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz.'' 30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvurucular, 3213 sayılı Kanun hükümlerine göre maden kabul edilen kum bedelinin ödenmemesinden ve tarla v asfıyla tarım yaparak kullandıkları taşınmazların el atma nedeniyle bu vasfını yitirm esinden şikâyet etmektedir. Başvurucuların şikâyetlerinin mülkiyet hakkı kapsamında incelen mesi uygun görülmüştür. 1. Eski Hâle Getirme Bedeline İlişkin Şikâyet Yönünden 31. Anayasa nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tar ihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Ka nun un 45. maddesinin Başvuru Numarası : 2017/33534 Karar Tarihi : 15/12/2020 8(2) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. 32. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mah kemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının t üketilmesi zorunludur. Başvurucunun, bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle yetk ili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması ve bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir ( İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, 17). 33. Başvurucular tarafından İdare Mahkemesine sunulan dava dilek çesinde; kum çıkarılmak suretiyle el atılarak taşınmazların kullanılamaz hâl e getirildiği, kumlu olmayan yerlere de müdahale edildiğinden bu kısımların da ekilip biçile mediği, DSİ'nin kanalın etrafına yol yapıp taşınmazlara zarar verdiği, taşınmazların ku m ocağı niteliği olan yerler olduğu ve çıkarılan kumun DSİ'nin taşeronu olan yüklenici taraf ından sulama kanalı için kullanıldığı ifade edilmiştir. 34. Yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, 107.49 6,65 TL kum malzeme bedeli ile 3.000 TL kazı nedeniyle bozulan yüzey tesviy esinin yeniden düzenlenme maliyeti hesap edilmiştir. Başvurucular bilirkişi raporuna karş ı herhangi bir itiraz ileri sürmemiş ve raporda belirlenen bedel üzerinden davayı ıslah etm işlerdir. İdare Mahkemesince de raporda yapılan hesaplama dikkate alınarak iki zarar kalemi üzerinden hüküm kurulmuştur. Başvurucular İdare Mahkemesince verilen bu k arara karşı istinaf yasa yoluna başvurmamışlardır. DSİ'nin yasa yolu başvurusunu değerle ndiren Bölge İdare Mahkemesi, kumun maden olduğuna ve madenlerin de devletin hüküm ve tasarrufu altınd a olduğuna ilişkin 3213 sayılı Kanun hükümlerine vurgu yaparak ku m malzeme bedeli yönünden davayı reddetmiştir. Ayrıca Bölge İdare Mahkemesi, baş vurucuların taşınmazlarının kullanılamaz hâle gelmesi nedeniyle oluşan zara rın ise zirai kazanç kaybından çok eski hâle getirme bedelini içerdiği değerlendirme si yapmış ve eski hâle getirme bedeli niteliğindeki 3.000 TL yönünden istinaf istemini reddetmiştir. Dolayısıyla başvurucuların, eski hâle getirme bedeli olarak hesaplanan 3.00 0 TL'den daha fazla zararları olduğuna ilişkin taleplerini, bilirkişi raporuna itiraz ederek ilk derece mahkemesi önünde ileri sürebilme imkânları bulunduğu hâlde bu yönde bir itiraz ileri s ürmedikleri gibi, ilk derece mahkemesi tarafından bu rapor esas alınarak verilen karara karş ı da istinaf yasa yoluna başvurmadıkları anlaşılmaktadır. Sonuç olarak başvurucular, baş vuru yollarını usulüne uygun şekilde tüketmeden bireysel başvuruda bulunmuşlardır. 35. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul ed ilebilirlik nedenleri incelenmeksizin başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. 2. Kum Bedeline İlişkin Şikâyet Yönünden a. Genel İlkeler 36. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden şikâyet eden bir kimse, önce böyle bir hakkının var olduğunu kanıtlamak zorundadır ( Mustafa Ate şoğlu ve diğerleri, B. No: 2013/1178, 5/11/2015, 54). Bu nedenle öncelikle başvurucunun Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca korunmayı gerektiren mülkiyete ilişkin bir menfaatinin olup olmadığı noktasındaki hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekir ( Cemile Ünlü, B. No: 2013/382, 16/4/2013, 26; İhsan Vurucuo ğlu, B. No: 2013/539, 16/5/2013, 31). Başvuru Numarası : 2017/33534 Karar Tarihi : 15/12/2020 937. Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı , ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal v arlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, 20). Bu bağlamda mülk o larak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul ve gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni ve fikrî hakların yanı sıra icrası kabil ol an her türlü alacak da mülkiyet hakkının kapsamına dâhildir ( Mahmut Duran ve di ğerleri, B. No: 2014/11441, 1/2/2017, 60). 38. Mülkiyet hakkı, özel hukukta veya idari yargıda kabul edilen mülkiyet hakkı kavramından farklı bir anlam ve kapsama sahip olup bu alanlarda kabul edilen mülkiyet hakkı, yasal düzenlemeler ile yargı içtihatlarından bağımsız ol arak özerk bir yorum ile el e alınmalıdır ( Hüseyin Remzi Polge, B. No: 2013/2166, 25/6/2015, 31; Mustafa Ate şoğlu ve diğerleri, 51). 39. Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı mevcut mal, mülk ve varlıkları koruyan bir güvencedir. Bir kişinin hâlihazırda sahi bi olmadığı bir mülkün mülkiyetini kazanma beklentisi -kişinin bu konudaki menfaati ne kadar güçlü olursa olsun- Anayasa'yla korunan mülkiyet kavramı içinde değildir. Bu bağlam da belirtmek gerekir ki Anayasa'nın 35. maddesi soyut bir temele dayalı olarak mülkiyet e erişmeyi ve mülkiyeti edinmeyi değil mülkiyet hakkını güvence altına almaktadır. Bu h ususun istisnası olarak belli durumlarda bir ekonomik değer veya icrası mümkün bir alacağı el de etmeye yönelik meşru bir beklenti Anayasa'da yer alan mülkiyet hakkı güvencesinden yararlanabilir (Kemal Yele r ve Ali Arslan Çelebi, B. No: 2012/636, 15/4/2014, 36, 37; Mehmet Şentürk [GK], B. No: 2014/13478, 25/7/2017, 41, 53; Mustafa Ate şoğlu ve diğerleri, 52-54). 40. Meşru beklenti objektif temelden uzak bir beklenti olmayıp b elirli bir kanun hükmüne veya başarılı olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteren yerleşik bir yargı içtihadına ya da ayni menfaatle ilgili hukuki bir işleme dayana n, yeterli derecede somut nitelikteki bir beklentidir ( Selçuk Emiro ğlu, B. No: 2013/5660, 20/3/2014, 28; Mehmet Şentürk, 42). Dolayısıyla Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'n in ortak korum a kapsamında olan meşru beklentiye dayalı mülkiyet hakkının tespi ti mevcut hukuk sisteminde iddia edilen mülkiyet iddiasının tanınmasına bağlı olup bu tesp it, mevzuat hükümleri ve yargı kararları ile yapılmaktadır ( Üçgen Nakliyat Ticaret Ltd. Şti., B. No: 2013/845, 20/11/2014, 37). Temelsiz bir hak kazanma beklentisi veya sadece mülkiyet h akkı kapsamında ileri sürülebilir bir iddianın varlığı meşru beklentinin kabulü için yeterli değildir ( Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi, 37). b. İlkelerin Olaya Uygulanması 41. Başvurucular, 3123 sayılı Kanun'un ''Madenler'' başlıklı 2. maddesinin aleyhlerine uygulandığını ileri sürmektedir. 42. 4721 sayılı Kanun'un 718. maddesinin birinci fıkrasında araz i üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı belirtilmiş ise de aynı maddenin ikinc i fıkrasında bu mülkiye t kapsamına yapıların, bitkilerin ve kaynakların da gireceği beli rtildikten sonra yasal sınırlamaların saklı tutulduğu ifade edilmiştir. 3213 sayılı Ka nun'un 2. maddesine göre, inşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan k um ve çakıl maden olarak belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 4. maddesinde, madenlerin devleti n hüküm ve tasarrufu altında olduğu ve içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi olmadıklar ı ifade edilmektedir. Bölge Başvuru Numarası : 2017/33534 Karar Tarihi : 15/12/2020 10İdare Mahkemesi de başvurucuların taşınmazlarından çıkarılan ku mun maden niteliğinde olduğuna vurgu yapmış ve madenlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu gerekçesiyle kum bedeli yönünden davayı reddetmiştir. 43. Dolayısıyla 3213 sayılı Kanun'a göre madenler, içinde bulund uğu toprak parçasından bağımsız bir nitelik taşımaktadır. Buna göre, kanun koyucunun sınırlı ve tükenebilir doğal servetlerden olan madenlerin kamu yararına ku llanımını gözönüne alarak ayrı bir düzenlemeye tabi tuttuğu görülmektedir. 44. Sonuç olarak başvurucuların, taşınmazlarında bulunan ve made n niteliğinde olduğu tespit edilen kum üzerinde meşru bir beklentileri olduğu nu gösteren bir kanun hükmü veya yerleşik yargı içtihadı gibi somut bir temele dayanmadıkla rı görülmektedir. Bu nedenle başvurucuların Anayasa nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı kapsamında bir mülkünün veya somut ve yeterli bir hukuki temele dayalı olarak mülkiyeti elde etme yönünde meşru bir beklentisinin bulunduğunu kanıtlaya madıkları sonucuna ulaşılmıştır. 45. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın; 1. Eski hâle getirme bedeline ilişkin şikâyet yönünden başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA 2. Kum bedeline ilişkin şikâyet yönünden konu bak ımından yetkisizli k nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 15 /12/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ