4. Hukuk Dairesi 2022/17096 E. , 2024/2547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/418 E., 2022/329 K. DAVALILAR : 1-Başbakanlık ... vekili Avukat ... 2-TC İçişleri Bakanlığı vekili Avukat ... 3-... vekili Avukat ... 4-...İlçe Sivil Savunma Müdürlüğü 5-İstanbul İl Özel İdaresi İHBAR OLUNAN : ...Gençlik ve Spor Hiz. Müdürlüğü vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 17.11.2011 HÜKÜM/ KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması s
**4. Hukuk Dairesi 2022/17096 E. , 2024/2547 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/418 E., 2022/329 K. DAVALILAR : 1-Başbakanlık ... vekili Avukat ... 2-TC İçişleri Bakanlığı vekili Avukat ... 3-... vekili Avukat ... 4-...İlçe Sivil Savunma Müdürlüğü 5-İstanbul İl Özel İdaresi İHBAR OLUNAN : ...Gençlik ve Spor Hiz. Müdürlüğü vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 17.11.2011 HÜKÜM/ KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davalı İçişleri Bakanlığı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar hakkında davanın husumetten reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı İçişleri Bakanlığı aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar hakkında davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı İçişleri Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.11.2010 tarihinde müvekkiline trafik sigortalı, davalıya ait aracın, sürücü belgesi olmayan dava dışı sürücünün sevk ve idaresinde iken çift taraflı kaza yaptığını, araçta bulunan dava dışı ...’in vefat ettiğini, ...'in mirasçıları için destekten yoksun kalma tazminatı olarak 88.533,00 TL, hasar gören araç için 27.05.2011 tarihinde sigorta şirketleri arasında gerçekleşen takas mahsup yoluyla 17.500,00 TL ve araçtaki yaralılar için yapılan harcamalarla ilgili olarak Sağlık Bakanlığına 06.04.2011 tarihinde 357,77 TL olmak üzere toplam 106.390,77 TL tazminat ödendiğini belirterek 106.390,77 TL asıl alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı İstanbul Valiliği İl Özel İdaresi vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın ... adına kayıtlı olduğunu, aracın hiçbir zaman müvekkiline devredilmediğini ve demirbaşında yer almadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; aracın müvekkili idare adına kayıtlı olmadığını, araç maliki ve işleteni olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Başbakanlık ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın her türlü gideri Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğünce karşılanmak üzere İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğüne teslim edildiğini, müvekkili idarenin araç sahibi ya da işleteni olmadığını, aracı kullanan...nin müvekkili idarenin personeli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı İçişleri Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın ...'ya hiçbir şekilde emanet edilmediğini, kaza tarihinin resmi tatil günü olması nedeni ile spor salonunun idari bölümünde çekmece içerisinde bulunan kontak anahtarının ve araç ruhsatının bulunduğu yerden ne şekilde ve kimler tarafından alındığının tespit edilemediğinin belirtildiğini, sürücü ...'nın yetkisiz sürücü olması nedeniyle işleten olarak idarenin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, KTK 107 maddesine göre Genel Şartlarda öngörülen rücu şartlarının oluşmadığını, gerek sürücü gerekse sürücü ile birlikte aracı izinsiz alarak kendi ölümüne sebep olan ...'in eylemi sebebi ile aradaki illiyet bağının kesileceğini ve işleten olarak davalı Bakanlık'ın kusursuz sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21/11/2013 tarihli ve 2011/576 Esas, 2013/495 Karar sayılı kararı ile; resmi plakalı olan ve ...Gençlik ve Spor Müdürlüğünün kullandığı...plaka sayılı aracın, idarenin sorumluluğunda ve kullanımında bulunduğu sırada muhafazasında ihmal gösterilerek izinsiz olarak sürücü belgesi olmayan kişi tarafından alınması veya bilerek bu kişinin kullanımına verilmiş olması durumunda idarenin kusurlu davrandığı, araç işleten sıfatıyla da ayrıca oluşan zarardan sorumlu olduğunun anlaşıldığı, görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinin hizmet kusuru niteliğinde olduğu, İdare’nin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerektiğin gerekçesiyle davanın yargı yolu nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2015/5469 Esas, 2017/11856 Karar sayılı kararı ile; "Eksik inceleme ile karar verilemeyeceğini, 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunu'nun 110 uncu maddesi hükmü gereğince işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görüleceği gibi, olayda hizmet kusuru iddiası da bulunmadığı, ayrıca davacı zorunlu trafik sigorta şirketinin açmış olduğu rücu davasında davalı sigortalısı olan ... dışındaki davalıları hasım olarak göstermesinin nedeni; davadan önce 5902 Sayılı ...’nın Teşkilat ve Görevleri adlı kanunun geçici 1. maddesiyle Sivil Savunma Genel Müdürlüğü’nün kaldırılması olduğu, dolayısıyla mahkemenin değerlendirmesi yerinde olmayıp, dava tarihi itibariyle mahkemenin görevli olduğu, bu durumda mahkemece işin esasına girilerek taraf delilleri toplanarak, davalı sigortalı ...’nün kanunla kaldırılması nedeniyle yerine hangi davalının sorumlu olacağı da tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 20.12.2018 tarihli ve 2018/211Esas, 2021/540 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafından İçişleri Bakanlığına açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 106.387,77 TL'nin ödeme tarihi olan 27/05/2011'den itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı İçişleri Bakanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait talebin reddine, davacı tarafından diğer davalılar aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen (ilk bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı İçişleri Bakanlığı vekili ile ihbar olunan ...Gençlik ve Spor Hiz. Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.01.2021 tarihli ve 2019/3161Esas, 2021/85 Karar sayılı kararı ile; "İhbar olunanın temyiz dilekçesinin reddi, davalı İçişleri Bakanlığının sair temyiz itirazlarının reddi ile davalı İçişleri Bakanlığının diğer temyiz itirazlarının incelemesine geçilerek davaya konu olayda, sigorta konusu araç, sürücü belgesine sahip olmayan kimse tarafından kullanılırken riziko meydana geldiğine göre, KTK'nun 95 ve Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesi uyarınca sigortacının rücu edebileceği tazminat tutarının, sürücünün kusur oranı ve zarar görenlerin gerçek zararı kadar olabileceği dikkate alınıp, tarafların sunduğu tüm deliller dosya arasına alındıktan sonra, kazadan dolayı sigortalı araçtaki yolcunun vefatı nedeniyle davacının ödeme yaptığı tarihteki verilere göre hesaplanacak tazminat kadar davalı sigortalısına rücu edebileceği göz önünde bulundurularak, destekten yoksun kalma zararı ile Sağlık Bakanlığı'na ödenen tedavi giderleri konusunda, uzman bilirkişilerden rapor alınarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece tüm bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisinin doğru görülmediği " gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.04.2022 tarihli ve 2021/418 Esas, 2022/329 Karar sayılı kararı ile; taleple bağlı kalınarak davalı İçişleri Bakanlığına açılan davanın kabulü ile 106.390,77 TL nin ödeme tarihi olan 27/05/2011 den itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı İçişleri Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından davalı İçişleri Bakanlığı dışında davada kendilerine husumet yöneltilen diğer davalıların davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığından bu davalılar yönünden açılan davaların reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (ikinci bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı İçişleri Bakanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı İçişleri Bakanlığı vekili; dava konusu kazaya karışan trafik sigortalı aracın işleteninin davalı Bakanlık olmadığını, hukuka aykırı olarak elde edilen araçla kaza yapan ... varislerine davacı ... şirketinin yaptığı tazminat ödemesinin hukuka uygun olmadığını, ...'in idarenin rızası dışında aracı ele geçirdiğini, mirasçılarına destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesinin hukuka aykırı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplama hatalı olup yerleşmiş yargı kararları gereği hesaplamanın PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini, ayrıca müteveffanın eşinin olay tarihindeki yaşı göz önüne alınarak yeniden evlenme durumu dikkate alınarak bir hesaplama yapılması gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle de reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar lehine takdir olunan vekalet ücretinin fazla hesaplandığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu zarar gören dava dışı üçüncü kişilere ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı İçişleri Bakanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalı İçişleri Bakanlığından harç alınmamasına Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.