5. Hukuk Dairesi 2024/4487 E. , 2025/1471 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/516 Esas, 2024/358 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/249 Esas, 2019/143 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında ya…
**5. Hukuk Dairesi 2024/4487 E. , 2025/1471 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/516 Esas, 2024/358 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/249 Esas, 2019/143 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ....... ilçesi, ...... Mahallesi 83, 84 ve 77 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelden kıymet takdir raporunda belirlenen bedelin mahsubu ile geri kalan miktarın üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılarak kararın kesinleşmesinden sonra davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, giderlere ilişkin maliyet unsurlarının düşük alındığını, taşınmaz için belirlenen kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının en az %6 oranında hesaplanması gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, taşınmazın değerinin gerçek değerinin üzerinde hesaplandığını, yargılamanın uzamasına kurumun sebebiyet vermediğini bu nedenle kamulaştırma bedeline faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, davanın kabulü ile kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların sulu tarım arazisi olarak kabul edilip kapitalizasyon faiz oranının % 4 uygulandığı, 2018 İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınarak çilek, buğday ve yer fıstığı münavebe desenine göre kamulaştırmaya esas birim değerin 82,00 TL/m² tespit edildiği, kamulaştırma bedelinin resmî verilerine uygun olarak hesaplandığı, kanunda kamulaştırma davaları için öngörülen 4 aylık sürede davanın sonuçlandırılamamış olması sebebiyle faiz uygulanması ve kamulaştırma bedeline sınırlamaların yansıtılmasının yerinde olduğu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de usul ve kanuna uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesince nemalandırılmasına karar verilen kamulaştırma bedelinin davalılara ödenmesine ilişkin ara karar kurulduğu, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalılar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesinde, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Fark kamulaştırma bedeli 159.124,99 TL olmasına râğmen hüküm fıkrasında 159.207,49 TL olarak gösterilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen ara kararda üçer aylık vadeli hesaba bloke edilen fark kamulaştırma bedeli olan 159.124,99 TL'nin tamamının derhal ödenmesine karar verilmesi gerekirken 73.961,67 TL'sinin derhal ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının; a) (2) nci bendinde yer alan " 159.207,49" sayılarının hükümden çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı "159.124,99 TL" yazılması, "karar kesinleşinceye kadar bloke altına alınmasına, üçer aylık vadeli mevduat hesabında nemalandırılmasına ve kararın kesinleşmesine müteakiben davalılara ödenmesine," ibaresinin çıkarılması, yerine "kamulaştırma bedelinin davalılara payları oranında derhal ödenmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.