3. Hukuk Dairesi 2013/5458 E. , 2013/6330 K. "" MAHKEMESİ :SULH ... MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kurumun müvekkilinden fazla ödeme yapıldığı iddiası ile ....234,76 TL iade…
**3. Hukuk Dairesi 2013/5458 E. , 2013/6330 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH ... MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kurumun müvekkilinden fazla ödeme yapıldığı iddiası ile ....234,76 TL iade etmesini istediğini; bunun üzerine İdare Mahkemesinde açtıkları davada taleplerinin kabul edilerek işlemin iptal edildiğini ancak davalının itirazı üzerine kararın ..... bozulduğunu, müvekkilin Bölge İdare Mahkemesi kararında belirtilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerini davalıya ödediğini ancak davalının Bölge İdare Mahkemesinin kararını dayanak göstererek müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını belirterek; müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mevcudiyeti mahkeme kararları ile kesinleşmiş borcu ödemekten kaçındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; takibe dayanak olarak gösterilen Bölge İdare Mahkemesi ilamının borç doğurucu hüküm içermediği gerekçesi ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; borçlu olunmadığının (olumsuz menfi tespit ) tespiti davasıdır. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden; döner sermaye katkı payı ödemelerinin geri istenmesine ilişkin 25.04.2007 tarih ve 339 sayılı işlem aleyhine davacının İdare Mahkemesinde iptal davası açtığı; mahkemece; davacıya yapılan ödemenin hatalı olduğunun basit bir inceleme ile fark edilemediği, ödemenin açık hata kapsamında değerlendirilmesine hukuken olanak bulunmadığı; hatalı ödeme yapılmasında davacının gerçek dışı beyanı ya da hilesinin bulunmadığı; dava açma süresi geçirildikten sonra tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleri ile işlemin iptaline karar verildiği; karara itiraz edilmesi üzerine Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu edilen işlemin davacıya rızaen ödeme çağrı yazısı olduğu bu haliyle tek başına hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesi ile idare mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, davalı idarenin ....07.2009 tarihinde; Bölge İdare Mahkemesi'nin ilamına dayanarak davacı aleyhine ilamlı icra takibi başlattığı; davacının da bu takibin borçlusu olmadığının tespiti için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Kural olarak, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Bu madde de belirtilen yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Başka bir deyişle idarenin hataya düşmeseydi, edada bulunmayacağı anlamına gelmektedir.