davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisi davacı ... tarafından ... Dış Tic. Ltd. Şti'ye verilen ve ... tarafından cirolanarak ... Ltd. Şti'ye verilen çek ödeme aracı olarak cirolanarak ...'a ve ...'e verildiğini, ... tarafından ödeme gününde (07/12/2012) bankaya ibraz edilen çekin karşılıksız çıkmış olduğun
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... ... Şubesinde eski işletme portföy yöneticisi ...'ün 29/04/2016-10/11/2019 tarihleri arasında 16 adet müşterinin hesaplarından müşterilerin bilgisi dışında, vadeli mevduat erken kapama, virman, havale, para yatırma, döviz alım satım, ATM'den para çekme/ yatırma, ATM'den havale gönderimi işlemleri, kredi kartı harcamalar yapmak suretiyle zimmet eylemi gerçekleştirdiğinin tespit edilmesi üzerine kıdemli müfettiş ... tarafından soruşturma raporu tanzim edildiğini, davalı borçluya ait olan hesaba 07/08/2019 tarihinde 2.250 euro, 08/08/2019 tarihinde 3.200 euro, 09/08/2019 tarihinde 2.800 olmak üzere toplamda 8.250,00 euro bakiye aktırımı yapıldığı, akabinde söz konusu olaya ilişkin ceza yargılaması ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile görülmüş olduğu, 2021/81 karar ve 18/03/2021 tarihli ilamlı eski işletme portföy yöneticisinin zimmet suçunu işlediği yönünde hüküm kurulduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtildiği, bu durumda işbu davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği, benzer dosyalarda verilen kararlarda da Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu ortaya konduğu, kanunun amir hükmünde açıkça düzenlenen işbu hükme göre; bankacılık işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkemeler asliye ticaret mahkemeleri görevli olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da bankacılık işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlılarda açılan davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıkça ortaya konulduğu, davalı ile müvekkil banka arasında imzalanmış olan Bireysel Müşteri Sözleşmesi'nde yer alan yetki şartı uyarınca da İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, faiz; kanuna uygun olarak devlet bankalarının yabancı para birimi için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi olarak talep edilmiş olduğu, faiz başlangıcı olarak son işlem tarihinin esas alındığı, TBK madde 99 uyarınca, alacaklının seçimlik hakkını fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası olarak ödenmesi yönünde kullandığı hallerde, talep konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden, alacağa 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiilen ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz işletileceğini, işbu davanın konusu oluşturan icra takibinde de faiz hesaplaması kanuna uygun olarak bu kur üzerinden yapılmış olup Yargıtay uygulaması da bu yönde olduğu, davalı likit bir alacağa haksız olarak itiraz ettiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesini, müvekkili bankanın ... ... Şubesinde eski İşletme Portföy Yöneticisi'nin zimmet suçunu oluşturan eylemleri neticesinde Davalı ... toplamda 8.250 euro olacak şekilde haksız olarak zenginleştiğini, faiz kanuna uygun olarak devlet bankalarının yabancı para birimi için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi olarak talep edildiği, faiz başlangıcı olarak son işlem tarihinin esasa alındığı, davalı likit bir alacağa haksız olarak itiraz ettiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davasının kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.