Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkil ... ile ...'ın ... ilindeki ... A.ş. yetkilileri ile görüşerek kargo işi yapmak üzere ... ... 'de, müvekkil ise ... ili ... ilçesinde ... işletmesinin şubesini açmak üzere görüşme yaptıklarını, davalı şirket yetkilileri ile görüşme sonrası şube açmakta anlaştıklarını, orada görüşme sonrası 40.000 dolarlık bonoyu hem ...'a hemde müvekkil ...'a başta teminat olmak üzere bonoyu imzalattıklarını, bunun üzerine Kahramanmaraş iline geldikten bir müddet
davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... bank İkitelli Şubesine ait 31.12.2006 keşide tarihli 25.000 TL bedelli İK ... nolu çek bedelinin tahsili için arabuluculuğa başvurulup sonuç alınamadığını, çeke dayalı olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibin İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 13.05.2016 tarih ve 2015/387 Esas 2016/328 Karar sayılı ilamıyla çeke ilişkin altı aylık zamanaşımı içinde takip yapılmadığı gerekçeyile iptal edildiğini, bu kez İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında aynı çeke dayalı alacak için ilamsız takip yoluna başvurulmuş olup davalının itiraz sonucu takibin durduğunu, müvekkilinin çeke dayalı olacağını tahsil edemediğini ileri sürerek, çekten kaynaklanan 25.000 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın bir yıllık sürede açılmadığından usulden reddi gerektiğini, çeklerde zamanaşımını düzenleyen T.T.K.nın 726/1. maddesinde, hamilin cirantalara, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakkının ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrayacağını, çeklerde de uygulama imkanı bulunan TTK'nın 644. maddesinde, hamilin keşideciye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak, çekin zamanaşımı süresi dolduktan sonra 1 yıl içinde talep ve dava hakkı bulunduğunu, alacak iddiası üzerinden 15 yıl geçtiğini, müvekkilin davacıya borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.