12. Ceza Dairesi 2023/3557 E. , 2025/3697 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1964E., 2022/2773K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı…
**12. Ceza Dairesi 2023/3557 E. , 2025/3697 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1964E., 2022/2773K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli ve 2021/447E., 2022/353 K. sayılı ilamıyla sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde 2863 sayılı Kanunun 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53 maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince CMK'nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, Yerel Mahkeme hükmününün "Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak deliller elde edilemediğinden ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın BERAATİNE, Sanığın kendisini vekille temsil ettirdiği gözetilerek, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100 TL maktu vekalet ücretinin Devlet Hazinesinden alınarak sanığa verilmesine, Sanık yönünden yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına," şeklinde düzeltilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından 09.10.2021 günü kolluk görevlilerince alınan duyum üzerine icra edilen önleyici kolluk devriyesi esnasında sanık ... ve temyiz dışı haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıkların herhangi bir tescil kaydı bulunmayan Yürekli köyü Düzpelit mevkiinde metal arama çubuğu, telsiz, dedektör, pusula ve notebook ile suçüstü yakalandıkları, sanık ve temyiz dışı diğer sanıkların alınan savunmalarında herhangi bir kazı yapmadıklarını dedektörü deneme amacıyla bölgede yer alan kayanın yanına gittiklerini savundukları, sanık ve temyiz dışı sanıkların yakalandıkları bölgede kayalık alanda 2 adet kaçak kazı çukurunun (70x42 cm boyutlarında, 2 nolu çukurun160x73 cm boyutlarında) tespit edildiği, yürütülen soruşturma neticesinde sanık ve temyiz dışı haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece 10.05.2022 tarihinde icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan13.05.2022 havale tarihli arkeolog bilirkişi raporuna göre, kaçak kazı yapılan kaya kütlesinde tahribatların olduğu, kazı yapılan yerin tescil kaydının bulunmadığı, 2863 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir taşınır veya taşınmaz kültür varlığına rastlanılmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Sanığın aşamalarda vermiş olduğu savunmasında; olay günü kendisinde bulunan dedektörü satmak amacıyla temyiz dışı haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklarla buluştuğunu, denemek amacıyla kayalıkların orada oldukları esnada jandarmanın geldiğini, herhangi bir kazı faaliyetinde bulunmadığını, kazı çukurlarının önceden kazılmış olabileceğini beyan ettiği, anlaşılmıştır. Keşif sırasında dinlenen tutanak müzminleri beyanlarında; olay günü sanık ve temyiz dışı sanıkları ellerinde kazma kürekle kazı yaparken gördüklerini belirttikleri anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; sanık ve temyiz dışı haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıkların iştirak halinde atılı suçu işledikleri sabit görülerek sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,"Her ne kadar, 09.10.2021 tarihinde olay yerinde kaçak kazı yapıldığına dair duyum alınması üzerine kolluk görevlilerince sanık ... ile haklarındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer sanıkların yanlarında analiz dedektörü, arama dedektörü, dizüstü bilgisayar, el telsizi ve pusula ile yakalandıkları ve olay yerinde de iki adet kazı çukuru bulunduğu, bu şekilde sanığın 2863 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediği iddiası ve aynı Kanunun 74/1-1 ve 2. cümle maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, Sanık ile diğer sanıkların kazı yapmadıklarını, dedektörleri denedikleri yönünde savunmalarda bulundukları, Olay yerinde bulunan kazı çukurlarının kaya oyması şeklinde olduğu, keşif yapılırken dinlenilen tutanak tanıklarının beyanlarının aksine, sanıkların yakalandıkları sırada tutulan muhafaza altına alma tutanağına göre yanlarında kazma, kürek veya kazı yapmaya elverişli herhangi bir aracın bulunmadığı, yine kaya oyması şeklinde olan kazı çukurlarının yeni mi eski mi olduklarına ilişkin olayın hemen akabinde herhangi bir tespitin yapılmadığı, olay yerinin 2863 sayıl Kanun kapsamında sit alanı ya da korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğinde de olmadığı anlaşılmakla," gerekçeleriyle sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün beraat şeklinde düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarihli, 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığın, atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir. Tüm dosya kapsamından sanığın olay yerinde kazma kürek ile yakalandığına dair tutanak müzminlerinin beyanlarını doğrular nitelikte bir delil bulunmadığı, kazı yapılan kayanın niteliği de dikkate alındığında olay anında ele geçirilen dedektör, telsiz, metal arama çubuğunun kaya üzerinde belirtilen şekilde kazı yapmaya elverişli olmadığı, kazıların yeni yapıldığına dair bir tespitin de yer almadığı, sanığın aşamalardaki savunmasında temyiz dışı sanıklarla olay günü dedektörü satmak amacıyla buluştuğuna, ve dedektörü denediklerine dair beyanına karşılık sanık ve temyiz dışı sanıklardan ele geçirilen malzemelerin niteliği ve sayısına karşılık eylemin bir an için izinsiz define araştırma suçuna vücut verebileceği düşünülse dahi 2863 sayılı Kanunun 74/2. maddesinde düzenlenen suç ile 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde belirtilen kültür ve tabiat varlıklarında, bunların koruma alanlarında, tespit ve tescil edilmiş sit alanlarında araziye fiziki müdahale teşkil etmeyen toprak üstünde veya su altında kültür ve tabiat varlıklarının araştırılmasına yönelik eylemlerin yaptırım altına alındığı, somut durumda sanığın yakalandığı alanın 2863 sayılı Kanun kapsamında tescilli veya 6. madde uyarınca tescile gerek olmadan korunması gerekli yerlerden olmadığının tespit edildiği dolayısıyla izinsiz define araştırma suçunun da yasal unsurlarının oluşmadığı değerlendirilerek yapılan inceleme neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda Mahkemece yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak deliller elde edilemediği gerekçe gösterilerek beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Suşehir Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.04.2025 tarihinde karar verildi.