1. Hukuk Dairesi 2010/2499 E. , 2010/3654 K. "" MAHKEMESİ : VAKFIKEBİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalılar adına kayıtlı . ada . parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürüp, taşınmazın kıyıda kalan kısmının tapusunun iptalini istemiştir. Davalılar, yanıt vermemişlerdir. Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; "karardan sonra yürürlüğe konulan yasal düzenlemeler karşısında d…
**1. Hukuk Dairesi 2010/2499 E. , 2010/3654 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : VAKFIKEBİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalılar adına kayıtlı . ada . parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürüp, taşınmazın kıyıda kalan kısmının tapusunun iptalini istemiştir. Davalılar, yanıt vermemişlerdir. Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; "karardan sonra yürürlüğe konulan yasal düzenlemeler karşısında davanın hak düşürücü süreden dolayı reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . .'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkin olup, hükmüne uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak, hemen belirtilmelidir ki, bir taraf dava açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre davasında haklı olup da, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren (geçmişe etkili) yeni bir yasa hükmü yada yeni bir İnançları Birleştirme Kararı gereğince davayı kaybederse, davada haksız çıkmış olmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Anılan bu kural yasal ve yargısal uygulamada kararlılık kazanmıştır. (Baki Kuru, Hukuk Usulü Muhakemeleri 5.cilt, sayfa 5338, dipnot 159; 10.H.D. 21.12.1976, 8770/8739 ve dipnot 160; 5.HD. 12.09.1977, 5445/5655 dipnot 161; 10.HD 24.02.1976, 6296/1297) Ayrıca, her dava açıldığı tarihteki koşullara bağlıdır. Öte yandan, avukatlık ücreti 04.09.1957 tarih ve 4/16 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca yargılama giderlerinden sayılır. Davacı Hazine temyiz dilekçesinde sair nedenlerden söz etmek suretiyle bu hususa değinilmiştir. Taşınmazın mahkemece yapılan uygulama sonucu alınan uzman bilirkişi raporlarına göre kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı görülmektedir. Bu durumda davacı Hazinenin dava tarihinde dava açmakta haklı olduğu dikkate alındığında ve yargılama sırasında yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa gereğince dava reddedildiğine göre davalının tüm yargılama giderlerinden harçtan ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulması gerekeceğinde kuşku yoktur. Hal böyle olunca, davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile kararın HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.