5. Ceza Dairesi 2013/15174 E. , 2015/17778 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: İcra müdür yardımcısı olarak görev yapan sanığın 2010/12204 Esas sayılı dosyada alacaklı vekili tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde, vekilin dosyada yapılan hacizden dolayı muhafaza ve ek haciz talebinde bulunması ve bu …
**5. Ceza Dairesi 2013/15174 E. , 2015/17778 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: İcra müdür yardımcısı olarak görev yapan sanığın 2010/12204 Esas sayılı dosyada alacaklı vekili tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde, vekilin dosyada yapılan hacizden dolayı muhafaza ve ek haciz talebinde bulunması ve bu talebin gereği olarak sanık tarafından yazılan talimatın yerine getirilmesi sırasında borçlu tarafın İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesinden almış olduğu icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararını ibrazı üzerine haciz işlemi yapılmadan olay yerinden ayrılmaları şeklinde sübut bulan olayda; Şişli 4. İcra Müdürlüğüne alacaklı vekilinin talebi üzerine, dosyadaki takibin durdurulması kararını görmeden talimat yazarak ek haciz talebinde bulunan sanığın bu fiilinden dolayı kişilere bir menfaat sağlanmadığından, haczin yapılmamış olması sebebiyle bir mağduriyet veya zarar da doğmadığından atılı suçun objektif cezalandırma şartlarının gerçekleşmediği ve savunmaya nazaran suç işlemeye yönelik kastının da bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; Haciz talebi yazmak şeklinde kabul edilen eylemin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, TCK'nın 257/1 maddesi yerine, 257/2 maddesi ile uygulama yapılması, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.