4. Hukuk Dairesi 2009/8959 E. , 2010/4588 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 24/04/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne dair verilen 09/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve …
**4. Hukuk Dairesi 2009/8959 E. , 2010/4588 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 24/04/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne dair verilen 09/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ...'nin tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, etkili eylem nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalılardan ... hakkındaki istem reddedilmiş; diğer davalı ... hakkındaki istemin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, oğulları ...'in, davalıların oğlu ... tarafından bıçakla yaralanması nedeniyle yaşam tehlikesi geçirdiğini, bu olay nedeniyle küçük ...'nin yargılanarak cezalandırıldığını, Medeni Yasa'nın 369. maddesi gereğince küçüklerin tüm sorumluluklarının velisi bulunan kişilere ait olduğunu belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemişlerdir. Davalılar ise, açılan davayı kabul etmediklerini belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, ev başkanı olarak zarardan sorumlu olan kişinin küçüğün babası olarak değerlendirilmesi gerektiği, küçüğün annesi olan davalı ...'nin ev başkanı olarak sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davalılardan ... hakkındaki istem reddedilmiştir. Evlilik devam ettiği sürece velayet hakkını birlikte kullanacakları Medeni Yasa'nın 336/1. maddesinde belirtilen ana ve baba; aynı Yasa'nın 342/1. maddesi gereğince, velâyetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisi olduklarından, küçüğün başkalarına verdiği zarardan dolayı yine aynı Yasa'nın 369. maddesi gereğince aile başkanı olarak sorumludurlar. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalılardan anne ...'nin de saptanan zarardan sorumlu tutulması gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, onun hakkındaki istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın meydana geliş biçimi, davacıların küçük çocuklarının yaralanma derecesi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA; davalılardan ...'nin tüm, davacıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.