5. Hukuk Dairesi 2017/32322 E. , 2018/13340 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyad…
**5. Hukuk Dairesi 2017/32322 E. , 2018/13340 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki ... köyü 1007 ve 1008 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak; 1)Aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin 2016/13823E. sayılı ilamı ile denetimden geçen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/239E. sayılı dava dosyasında 02.05.2014 değerlendirme tarihi itibariyle dava konusu taşınmazlar ile aynı yerde bulunan ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün Parsel Sorgulama Sitesinden edinilen bilgilere göre dava konusu taşınmazlara yaklaşık 300 metre mesafede olan, aynı amaçla kamulaştırılan benzer nitelikteki 754 parsel sayılı taşınmazın metrekaresine 207,76-TL değer biçildiği halde, 31.08.2012 değerlendirme tarihi itibariyle dava konusu taşınmazların metrekaresine 210,74-TL değer biçildiğinden alınan rapor inandırıcı değildir.Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2)Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu edilen taşınmazlar ile ilgili olarak Yalova Kadastro Mahkemesinin 2013/69E. sayılı dosyası ile kadastro tespitine itiraz istemli dava açıldığı anlaşılmıştır.4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 18/3. maddesi uyarınca taşınmazın mülkiyeti üzerinde ihtilaf olması halinde, taşınmaz hakkındaki mülkiyet ihtilafı ile ilgili davanın taraflarına aynı kanunun 10. maddesi uyarınca tebligat ve ilanların yapılması gerekir. Bu durumda; kadastro tespitine itiraz ile ilgili davanın taraflarının davaya dahil edilmesi sağlanıp, Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca tebligat ve ilanlar da yapıldıktan sonra, tespit edilecek kamulaştırma bedelinin, ilerde hak sahipliğini ispat edecek kişiye ödenmek üzere bankaya üçer aylık vadeli hesaba yatırılarak, hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,Doğru görülmemiştir.Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.