T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/318 KARAR NO : 2025/1369 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.11.2022 NUMARASI : 2021/418 Esas 2022/930 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 08.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 08.10.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.11.20…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/318 KARAR NO : 2025/1369 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.11.2022 NUMARASI : 2021/418 Esas 2022/930 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 08.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 08.10.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.11.2022 tarih 2021/418 Esas 2022/930 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ....Şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 15.07.2016 tarihinde, davalı ... A.Ş.'nin İMMS sigortacısı, davalı .... (...) Sigorta A.Ş.'nin ZMM sigortacısı, davacının eşi ...'ın işleteni/sürücüsü olduğu .... plakalı aracın, dava dışı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde müvekkilinin yaralandığını; sürücünün davacının eşi olması nedeniyle hatır taşıması bulunmadığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL tedaviye giderinin davalı .... A.Ş.'den temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı .... A.Ş.'den temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı .... A.Ş. vekili, müvekkili şirketin davacının zararı ile sınırlı olmak üzere teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının kanıtlanması gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... A.Ş. vekili, davacının başvuru şartını yerine getirmediğini, kaza tarihi itibari ile ölüm ve sakatlanma teminat limitinin kişi başı 310.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında tazminat talebinden sorumlu olacağını, davacının maluliyet durumunun ATK'dan alınacak raporla tespit edilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, SGK tarafından rücuya bağlı aylık bağlanıp bağlanmadığının ve geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve bu tutarların tazminattan indirilmesi gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin de reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen 09.06.2022 tarihli rapora göre davacının “Engellilik Ölçütü Sınıflandırılması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine göre %2 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu; Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinin 28.04.2022 tarihli raporuna göre kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, karşı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacı vekilinin 08.09.2022 tarihli dilekçesi ile davalı .... (...) Sigorta A.Ş yönünden dava dışı sulh olduklarını bildirdiği gerekçesiyle, davalı .... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan maddi tazminat davasının sulh nedeniyle konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili şirkete yapılan başvuruda eksik evrak bulunması nedeniyle hasar dosyasının neticelendirilemediğini, hasar dosyasında eksik evrak bulunması nedeniyle, müvekkili şirketin temerrüde düştüğünün kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket nezdinde oluşturulan kasko poliçesindeki teminatın tek olduğunu, tüm zarar görenlerin araştırılıp zarar görenler arasında paylaştırılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatı tutarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu, TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutarın adalete uygun olması gerektiğini, takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin fahiş olduğunu, müvekkili şirketin yalnızca poliçe teminat limitleri ile sorumlu olduğunu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nefaset kuralları çerçevesinde bir sonuca varılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri; ihtiyari mali sorumluluk sigortacısından manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açılan maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına karşı açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacının yolcu olarak bulunduğu, dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu .... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 15.01.2016 - 15.01.2017 tarihleri arasında geçerli genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı, poliçede manevi tazminat klozu kapsamında kişi başı 100.000,00 TL limit bulunduğu, dosya kazandırılan maluliyet ve kusur bilirkişi raporlarına göre; dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının %2 oranında sürekli iş göremezliğinin meydana geldiği, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu, dava dışı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, " işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için miktarı, somut olayın ozelligi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmektedir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (Yargıtay İBK 22.06.1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı, Yargıtay HGK 09.04.2014 tarih ve 2013/21-2036 E. - 2014/491 K. sayılı ilamları ) Yaralanması nedeniyle, davacının manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun icin manevi tazminatın miktarı, somut olayın özelliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak TMK'nın 4. maddesı gereğince takdir ve tayin edilir. Davacının, maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarı anılan ilke ve esaslar çerçevesinde makul olduğundan davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf talebi yerinde değildir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli, dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olmasına, kusurun ceza dava dosyası ile örtüşecek şekilde maddi olayın oluşuna uygun olarak tespit edilmesine, davacının mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine ve tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmış olmasına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 2.049,30-TL'den peşin alınan 512,32-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.536,98-TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.