Başvuru, yüksek miktarda ilk derece ve temyiz karar ve ilam harcına hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, mülkiyet hakkının ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, yüksek miktarda ilk derece ve temyiz karar ve ilam harcına hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, mülkiyet hakkının ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 30/3/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyet yönünden Komisyonca ayırma kararı verilerek anılan şikâyet 2018/26888 başvuru numarasına kaydedilmiş ve belirtilen şikâyetin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna 7/1/2019 tarihinde karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1959 doğumlu olup Batman'da ikamet etmektedir. Başvurucu tarafından 19/7/2013 tarihinde Batman Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) Hazine, Kütüklü köyü tüzel kişiliği ve 35 gerçek kişi hasım gösterilmek suretiyle Batman'ın Beşiri ilçesi Kütüklü köyünde bulunan 13 taşınmaz ile köy boşluğu üzerinde meydana getirilen muhdesatın kendisine ait olduğunun tespit edilmesi talep edilmiştir. Dava dilekçesinde söz konusu taşınmazlardaki ev, ahır, ambar ve müştemilatı ile meyve ağaçlarının başvurucu tarafından meydana getirildiğinin tespiti istenmiştir. Dilekçede, taşınmazların Ilısu Barajı havzasında kalması sebebiyle tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğu belirtilmiştir. Başvurucu 170,80 TL peşin karar ve ilam harcı yatırmıştır. Davaya cevap veren Hazine, anılan taşınmazları kendisinin satın aldığını ifade ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Hazinenin cevap dilekçesinde 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 'un -3/7/2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanun'un maddesiyle değişik- maddesi uyarınca bu tarihten önce Hazine arazileri üzerinde kurulan her türlü eklentinin mülkiyetinin Hazineye geçtiği vurgulanmış, davanın haksız kazanç sağlama amaçlı olarak açıldığı ileri sürülmüştür. Mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporlarında, taşınmazlar üzerindeki ev, garaj, ahır, ambar vs. yapıların değeri 981,06 TL, ceviz ve zeytin ağaçların değeri 009,20 TL olmak üzere tüm muhdesatın toplam değeri 991,26 TL olarak tespit edilmiştir. Muhdesatın değerinin bilirkişi tarafından tespitinden sonra Mahkeme 21/1/2015 tarihli duruşmada 194,98 TL daha peşin karar ve ilam harcı yatırmasını başvurucuya ihtar etmiş, başvurucu 12/2/2015 tarihinde söz konusu tutarı mahkeme veznesine ödemiştir. Mahkeme 11/3/2015 tarihinde davayı kabul etmiş ve muhdesatın başvurucuya ait olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme ayrıca 463,11 TL nispi karar ve ilam harcına hükmetmiş, başvurucu tarafından peşin olarak yatırılan365,78 TL'nin mahsubuyla kalan tutarın Hazine dışındaki diğer davalılardan tahsiline ve peşin yatırılan harç da dâhil olmak üzere başvurucu tarafından yapılan 965,53 TL yargılama giderinin Hazine dışındaki diğer davalılardan alınarak başvurucuya verilmesine karar vermiştir. Hazine karara karşı temyiz yoluna müracaat etmiştir. Hazinenin temyiz dilekçesinde, muhdesatın başvurucuya ait olduğu tespitinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Başvurucu da harca ilişkin hüküm fıkrası yönünden kararı temyiz etmiştir. Başvurucu, kamulaştırma işlemlerini başlatan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüyle muhdesatın bedelinin 417 TL olduğu hususunda uzlaşmaya varıldığını ve harcın miktarının bu tutar üzerinden hesaplanmasının hakkaniyete uygun olacağını ileri sürmüştür. Yargıtay Hukuk Dairesi 16/6/2016 tarihli kararıyla tarafların temyiz istemini reddederek mahkeme kararını onamış, ayrıca başvurucu aleyhine 463,11 TL temyiz karar ve ilam harcına hükmetmiştir. Başvurucu karar düzeltme yoluna da başvurmuştur. Karar düzeltme dilekçesinde başvurucu, Mahkemenin harcı davalılar aleyhine sehven hükmettiğini ve davalıların bu harcı kendisinden istemesi nedeniyle temyiz yoluna müracaat etmek zorunda kaldığını belirtmiştir. Başvurucu, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüyle uzlaştıkları tutar olan 417 TL üzerinden harcın hesaplanmasının daha hakkaniyetli olacağını ileri sürmüştür. Başvurucu yüksek miktarda harca maruz kalması sebebiyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ve Dairenin kararının gerekçesiz olması sebebiyle de gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Karar düzeltme dilekçesinde başvurucu, temyiz aşamasında hükmedilen karar ve ilam harcına yönelik herhangi bir iddia ileri sürmemiştir. Hazine de temyiz aşamasındaki gerekçelerle kararın düzeltilmesini talep etmiştir. Daire 8/2/2018 tarihinde karar düzeltme istemini esastan reddetmiştir. Nihai karar 20/3/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 30/3/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.