10. Hukuk Dairesi 2024/10202 E. , 2024/11437 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/124 E., 2022/158 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet ve sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargıla…
**10. Hukuk Dairesi 2024/10202 E. , 2024/11437 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/124 E., 2022/158 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet ve sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ikinci kez davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verilmiş; bu kararın da bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davanın kabulüne dair üçüncü kez verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkete ait 1979/1 dönemde 40 gün 1979/4 dönemde 61 gün ve yine 1980/1 dönemde 20 gün olmak üzere ceman 121 gün fiilen çalıştığını, çalıştığı işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamında olup, sigortalı işe giriş bildirgesi verilmediğini, davacı tarafından davalı Kuruma dilekçe verildiğini, sigortalılık başlangıç tarihi ile hizmet süresinin kendisine bildirilmesinin istendiğini, Kurum tarafından "hakkınızda yapılan tetkik sonucunda sigortalı kaydınıza rastlanılmamıştır" şeklinde cevabi yazı gönderildiğini, Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalı hizmet cetvelinde 1979/1 dönemde 40 gün 1979/4 dönemde 61 gün ve yine 1980/1 dönemde 20 gün hizmet süresi görülmekle beraber çalıştığı iş arkadaşlarının kendisinin eylemli çalıştığını beyan etmesine rağmen baba adı ... olmasına rağmen ... yazıldığı doğum tarihi de 1961 olmasına rağmen 1940 yazıldığı için maddi hatadan dolayı sigortalılık başlangıç tarihi ve hizmet süresinin kaydına rastlanılmadığının denildiğini ve davacının Kurum kayıtlarındaki baba adı ile doğum tarihinin nüfus kaydına göre tashihi ile sigortalı çalışmanın davacıya ait olduğu ile bu şekilde sigortalılık başlangıç tarihinin ve hizmet süresinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; işyeri dosyasının tetkikinde davacıyla ilgili herhangi bir belgeye rastlanılmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2012 tarihli ve 2012/14 Esas, 2012/44 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 28.05.2013 tarih ve 2013/7611 Esas 2013/11119 Karar sayılı kararında; "dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya davalı şirketin adresini 7 gün içinde bildirmesi aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin 21.02.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 28.02.2012 tarihinde davalı şirketin adresini bildirdiği, Mahkemece davalı şirkete çıkan tebligatın davalının adresten ayrılmış olması sebebiyle iade edildiği, Mahkemece verilen kesin süreye rağmen dava dilekçesinin zorunlu unsuru olan davalı adres noksanlığının usulüne uygun bir biçimde yerine getirilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının dava dilekçesinin zorunlu unsuru olan davalı şirket adresini Mahkemeye bildirdiği gibi davalının bildirilen adresine tebligat yapılamaması halinde Mahkemece adresin ticaret sicilinden araştırılması mümkün iken bu yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir. Zira hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin davalardan olup gerektiğinde re’sen yapılacak araştırma ve incelemeler ile çalışmanın niteliği ve süresi saptanmalı tüm deliller toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Yapılacak iş, öncelikle taraf teşkilini sağlamak, ardından davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğini yöntemince araştırmak, işyerinin gerçekten var olup olmadığını kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığını eksiksiz bir şekilde belirlemek, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıklarını ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarını almak, çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğunu özel bir duyarlılıkla araştırarak somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." belirtilerek söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli ve 2013/100 Esas, 2017/370 Karar sayılı kararı ile davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verilmiştir. C. 2 nci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 14.11.2019 tarih ve 2018/6175 Esas 2019/6908 Karar sayılı kararında; "somut olayda; Mahkemenin “davanın açılmamış sayılmasına” dair ilk kararının “davacının dava dilekçesinin zorunlu unsuru olan davalı şirket adresini Mahkemeye bildirdiği gibi davalının bildirilen adresine tebligat yapılamaması halinde Mahkemece adresin ticaret sicilinden araştırılması mümkün iken bu yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle Dairemizin 28.05.2013 tarihli 2013/7611 E, 11119 K sayılı ilamı ile eksik araştırma ve inceleme nedeniyle bozulduğu, Mahkemece bozmaya uyulduğu bu kez davalı şirketin iflas etmiş olması, taraf sıfatının ortadan kalkmış olması nedeniyle davacı tarafa davalı şirketin ihya edilmesi talebiyle dava açması için iki haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafça kesin süre içerisinde bu davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, davacı vekilinin bu karar üzerine verdiği temyiz dilekçesinde talebinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespitinden ibaret olduğunun anlaşıldığı, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre sigorta başlangıç tespiti davaları için Sosyal Güvenlik Kurumunun davalı gösterilmesinin yeterli kabul edildiği göz önüne alındığında,dava dilekçesindeki taleple, temyiz dilekçesi içeriğinin çelişkili olduğu, davacı talebinin açıklamaya muhtaç olduğu anlaşılmıştır. Yapılacak iş, davacı tarafa talebinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin olup olmadığı hususu açıklattırılarak bu şekilde olduğu takdirde işin esasına girilerek mevcut delillere göre karar vermekten ibarettir." belirtilerek karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2020/29 Esas, 2021/98 Karar sayılı kararı ile 1-... Tavukçuluk A.Ş. hakkındaki davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-Davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davacının 1979 yılı Ocak ayında 10 gün, Şubat ayında 20 gün, Mart ayında 10 gün, Ekim ayında 20 gün, Kasım ayında 15 gün, Aralık ayında 26 gün olmak üzere 1979 yılında 101 gün süreyle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. E. 3 üncü Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 23.06.2022 tarih ve 2022/6988 Esas 2022/9767 Karar sayılı kararında, "dosyada kapsamına göre; "Mahkemece uyulan bozma ilamında “... somut olayda; Mahkemenin “davanın açılmamış sayılmasına” dair ilk kararının “davacının dava dilekçesinin zorunlu unsuru olan davalı şirket adresini Mahkemeye bildirdiği gibi davalının bildirilen adresine tebligat yapılamaması halinde Mahkemece adresin ticaret sicilinden araştırılması mümkün iken bu yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle Dairemizin 28.05.2013 tarihli 2013/7611 E, 11119 K sayılı ilamı ile eksik araştırma ve inceleme nedeniyle bozulduğu, Mahkemece bozmaya uyulduğu bu kez davalı şirketin iflas etmiş olması, taraf sıfatının ortadan kalkmış olması nedeniyle davacı tarafa davalı şirketin ihya edilmesi talebiyle dava açması için iki haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafça kesin süre içerisinde bu davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, davacı vekilinin bu karar üzerine verdiği temyiz dilekçesinde talebinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespitinden ibaret olduğunun anlaşıldığı, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre sigorta başlangıç tespiti davaları için Sosyal Güvenlik Kurumunun davalı gösterilmesinin yeterli kabul edildiği göz önüne alındığında, dava dilekçesindeki taleple, temyiz dilekçesi içeriğinin çelişkili olduğu, davacı talebinin açıklamaya muhtaç olduğu anlaşılmıştır. Yapılacak iş, davacı tarafa talebinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin olup olmadığı hususu açıklattırılarak bu şekilde olduğu takdirde işin esasına girilerek mevcut delillere göre karar vermek ”gerektiği belirtilmiştir. Bozmaya uyulmasına karar verilmişse de bozma gereği yerine getirilmeksizin karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bozma ilamı uyarınca davacının dinlendiği fakat davacının talebinin terditli olduğu, beyanından talebinin açıkça ortaya konulmadığı anlaşılmakla Mahkemece davacı tarafa talebinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin olup olmadığı hususu açıklattırılarak bu şekilde olduğu takdirde işin esasına girilip mevcut delillere göre karar verilmelidir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur. F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma kararı doğrultusunda yapılan incelemede; 1-... Tavukçuluk A.Ş. hakkındaki davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-Davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, ... T.C kimlik numaralı davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 21.04.1979 tarihi olarak tespitine, ” karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; Kurum kayıtlarının aksinin yazılı deliller ile ispatlanması gerektiğini, davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde aydınlatılması gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmaları ile sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428 ve 439 uncu maddeleri, 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.